AKİT MENÜ

Ekonomi

Dokuz ayda 7 paketle daha güçlü ekonomi

Kabine, ekonominin güçlenmesi için son dokuz ayda yedi destek paketi açıkladı. Ağırlıklı olarak reel sektörün hareket kabiliyetini artırmayı hedefleyen paketler neticesinde Türkiye ekonomisinin büyüme trendinde dipten dönüş süreci de başlamış oldu.

Güncelleme Tarihi:

Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. 24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimin ardından kurulan güçlü hükümet ve ekonomi yönetiminin yeniden kurgulanmasının ardından yine ekonomi odaklı başlatılan uluslararası saldırıları püskürtmeye dönük tedbirler ard arda geldi. Açıklanan her bir paket, ihtiyaç olunan yapısal reformların temellerini oluştururken, uygulamalar da sonuç vermeye başladı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yönetiminde atılan adımlar ağırlıklı daha güçlü ekonominin

Zincirin halkası gibi

Kabinenin, ekonomideki durgunluğa son vermek için attığı adımları değerlendiren uzmanlar, özellikle borç yükü ile boğuşan şirketlere dağıtılan kredilerin sağlıklı bir şekilde ekonomiye katkı sağlaması gerektiğine vurgu yapıyor.  Önceliğin yapısal reformlara verilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlara göre açıklanan paketler bir zincirin halkası gibi ve uygulanabilirlik yönünden de güçlü.

Veriler düzeliyor, iş dünyası umutlu

Ortalama her ay bir tane olmak üzere açıklanan 9 paketten en etkilisi ise İVME diye adlandırılan İleri, Verimli, Milli Endüstri Finansman Paketinin etkileri, haziran ayının ortasından itibaren piyasalara yansıyacak. Paketin hazırlanış sürecinde Türkiye ekonomisine dönük verilerde dibin göründüğüne dikkat çeken uzmanlar, uluslararası iş çevrelerinin yılın ikinci yarısından itibaren rotalarını Türkiye’ye çevirmeye başlayacağı görüşünü dile getiriyor.  Özellikle açıklanan son ‘İvme Paketi’nin yerli üretimi destekleyecek tüm adımların atılması yolunda kapsayıcı olması da iç piyasadaki dinamikleri olumlu etkileyecek. Nitekim, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İvme Finansman Paketi için, “Doğru bir hedef ortaya koyuluyor. Bu paketi, firmaların katma değerini, milli katma değere dönüştürmede önemli buluyoruz” değerlendirmesini yapmıştı. Pakette önceliğin katma değerli üretime verilmesini yerinde bir strateji olarak gördüklerini belirten Avdagiç, “Elbette en etkili şekilde uygulanması için de bir seferberliği hep birlikte başlatmalıyız” mesajını verdi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan da, cari açığın sadece bir dış finansman ihtiyacı sorunu değil aslında bir üretim sorunu olduğunu belirterek, “İleri teknolojiye dayalı sanayileşmeyi başarmış gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi, politika ve hedeflerini gelişme stratejilerine uygun olarak, AR-GE, finans, vergi ve dış ticaret politikalarını birbirini destekleyecek politika ve uygulamalar bütünü olarak ele almalıyız” diyor.

İmalat ve ihracat odaklı

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise yeni destek paketinin imalat ve ihracat odaklı olmasının ekonominin tüm aktörleri için moral kaynağı olabileceği mesajını veriyor. Paketin ihracata dayalı bir büyüme modelini hedeflemesi ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin sürekli gündemde tuttuğu hedeflerle örtüşmesi, girişimciler için de yeni yol haritasının şekillenmesine katkı sağlıyor.

2019 yılının ilk çeyreğinde ekonomide yüzde 2.6’lık daralma yaşanmasını dipten dönüş olarak değerlendiren iş dünyası, “Türkiye daralmadan çıkacak güçlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Yeter ki, biz büyümeyi taşıyan sütunları yeniden güçlü hale getirelim” mesajını veriyor.

Toparlanma sinyalleri alınıyor

OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, açıklanan paketlerin ardından yansımaya başlayan ekonomik verilerle yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin başlayabileceği kaydetti. 2018’in son çeyreğinde ekonominin yüzde 3 oranında daraldığını hatırlatan Yülek, ‘’2019 ilk çeyreğinde Türk ekonomisi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.6 oranında küçüldü. Bir ekonominin iki çeyrek üst üste daralmasına teknik resesyon adı veriliyor. 2019 ilk çeyreğindeki daralmada tüketim ve yatırım harcamalarındaki gerileme önemli rol oynadı. Kamu harcamalarındaki yükseliş daralmanın boyutunu düşürdü. Buna karşılık ihracattaki artış ve ithalattaki daralma da büyümeyi artırıcı yönde katkıda bulundu. Sanayi üretimi ve kredi hacmi büyümesi gibi veriler ikinci çeyrekte daha düşük seviyede de olsa yine daralma yaşanabileceğine işaret ediyor. Üçüncü çeyrekten itibaren ekonomi yavaş da olsa bir büyüme sürecine girebilir. Yani teknik resesyondan çıkma ihtimalimiz var. Toplamda ise 2019 genelinde negatif büyüme yaşayabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomistlerin reçetesi

l Ekonomi yönetimi, hem kamu ve özel sektör hem de hanehalkının tasarruflarını artıracak tedbirleri ön planda tutmalı.

l Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Yargı Reformu Paketi bir an önce hayata geçirilmeli.

l Gündeme getirildikçe beklentileri artıran teşvik önlemlerinden ziyade yapısal reformlara odaklanılmalı.

l Uygulanacak mali disiplin ile şeffaflık ve verimliliğe dayalı büyüme modeli üzerine odaklanılırken, üretim ve ihracat ı ön planda tutan hızlı bir dönüşüm sürecine de girilmeli.

Yorumlara Git

Canlı yayında dehşete düşüren cinayet iddiası! 'Kardeşimi kavurma yaptılar'

Didim'de gece yarısı yangın paniği! Apartman dairesi alevlere teslim oldu

Jandarmadan kaçtı, ceza yağdı! Araç sahibinden dikkat çeken söz: "Devletten kaçamazsın"

Polonyalı taraftarlar Türk polisine saldırdı!

ABD'den İran'a 11. gece saldırısı! CENTCOM: Hedef Hürmüz'deki askeri kapasite