AKİT MENÜ

Gündem

Yazar Zühtü Akar, Inna Shevchenko’nun “Femen bir ateist harekettir” sözünü hatırlattı ve “Örtülü Feministler”e veryansın etti: Türedi muhafazakâr feministler

Aile ve Çocuk Hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Yazar Zühtü Akar, aileyi hedef alan örtülü ve örtüsüz Femifaşistlere tepki gösterdi.

Güncelleme Tarihi:

 Hasan Üstün  yeniakit.com.tr 

Aile ve Çocuk Hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Yazar Zühtü Akar, aileyi hedef alan örtülü ve örtüsüz Femifaşistlere “Bir AB projesi kaç bin dolar?” sorusunu yöneltti. Akar, Femifaşistlere “Eklektik, adalet yoksunu, görgüsüz ve açlar” diyerek tepki gösterdi. “Örtülü feministler” olarak da bilinen çevre için “Türedi Muhafazakâr Feministler” ifadesini kullanan Akar, Feminist Lider Shevchenko’nun “Femen vir Ateist harekettir” sözünü hatırlattı ve büyük tehlikeye vurgu yaptı.

Aile yapımızı ve toplumsal bütünlüğümüzü hedef alan dış güdümlü Femifaşist STK’lara tepki gün geçtikçe artıyor.

Tepkilerde “Dış Güdüm” vurgusu öne çıkıyor.
Aile ve Çocuk Hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Yazar Zühtü Akar’dan, Femifaşist çevreler hakkında, “AB parasıyla bizi vuruyorlar” değerlendirmesi geldi.
Akar, Babalar ve Çocuklar Derneği için kaleme aldığı yazıda, şu ifadelere yer verdi:

“Onlar feminizmin bir zorunluluk olduğunu, kendilerini de dindar/muhafazakar/feminist olarak tanımlıyorlar. Bunun sıradan bir aktivasyon/oyun olmadığını daha büyük küresel bir organizasyon olduğunu sanıyorum bir gün herkes anlayacaktır.

(..) Onlar içimizden seçip ikna ettiklerini üzerimize yolluyorlar. Ve her gün yeni birileri ile geliyorlar… Hepsi farklı iddialarla ama aynı merkezden geliyorlar… Bazen seküler iddialar bazen de dini (kutsal) iddialar ile…

Muhafazakâr Feministler

Yazar Zühtü Akar, “Muhafazakâr feministler” göndermesiyle malûm çevreleri şöyle işaret etti:

“İslami haklarını batının eczanelerinden almaya çalışmak gibi bir iddia ile yola çıkan muhafazakâr Feministler, AB projelerinin toplumun ıslahı özellikle erkeklerin eğitilmesi ve terbiye edilmesi için zorunlu olduğunu ve mâkul karşılanması gerektiğini içselleştiriyorlar. Din algısındaki farklı yorumların ve yanlış uygulamaların sebebini sadece bir cinsiyete (erkek) râci kılarak diğer cinsiyetlerin (kadın); mâsum, ezilen, mağdur edilen kesim iddiası ile özgürlük taleplerini ifade etmektedirler. Öncelikle mağdur edilen insanların cinsiyetlerinin ön plana çıkarılmadan “insan hakları” temelinden sorunlarımızla yüzleşmemiz gerekir. Cinsiyet odaklı hak aramanın zamanla farklı mecralara kayabileceği kaygısı her dâim güncelliğini korumaktadır.”

Cinsiyet Yarıştırmak

“Ferdi örnekler ile toplumun bir cinsiyetini hedef almasına sebep olacak söz ve davranışların toplumun huzurunu bozacağını zannediyorum tecrübe etmeye başladık. Bu nokta da cinsiyet yarıştırmayı doğru bulmuyorum.” diyen Yazar Zühtü Akar şöyle devam etti:

“Klasik feministler batıda sınırsız özgürlük diye yola çıktılar. Özgürlüğün varoluşsal olarak sınırlı olması gerektiğini ihmal ettiler. Yapılması gereken diğerinin haklarına tecavüz edenin adil olarak yargılanmasıydı. Bu gerçek ısrarla gözlerden kaçırıldı. Kutsallar ile de barışık olmadıklarını beyan ediyorlar. Nitekim bir televizyon programında sunucu: ‘Siz tüm dinlere karşı mısınız?’ diye sorunca Femen lider Inna Shevchenko: ‘Evet dinin başladığı yerde Feminizm son bulur. Femen bir ateist harekettir. Biz din karşıtı bir hareketiz.’ diye yanıtlamıştır.

Türedi Muhafazakâr Feministler!

Yazar Zühtü Akar, “Yeni türedi muhafazakar feministler, klasik feministlerden de beter. Görgüsüz ve açlar. Her şeyi kolayca elde etmeye o kadar kolay alıştılar ki sadece erkeklere diz çöktürmek kesmiyor açlıklarını. Tıpkı 68 hippileri gibi her şeyi istiyorlar ve hemen şimdi istiyorlar.(..)

Eklektik, görgüsüz ve adalet yoksunu olduklarının farkında değillerse de tıpkı kapitalizmin çürüttüğü burjuva ebeveynleri gibi bol ve can alıcı sloganların halk üzerindeki etkisinin farkındalar. Üretmeden kazanmak onları emek isteyen düşünme fiilini unutturmuş ama dert etmiyorlar.(..)

Klasik feministlerden farkları sadece görünüşleri değil. Sınıfsal olarak da ayrılıyorlar. Klasik feministler tüm sınıflara, muhafazakar feministlerse büyük oranda yeni tür bir burjuvaziye yaslanıyor. Yakında klasik feministleri mumla arayacağız ama bu bir sürpriz olmayacak. (..) Özetle tarihsel süreçte kadınlar kimi uygulamalar ve rivayetler ile mağdur edildiği vesikalar da beyan edilir. Günümüz de ise erkekler ve çocuklar kimi seküler uygulamalar ile mağdur ediliyor diyebiliriz. Muhafazakar/dindar Feministler, ilgili tarihsel süreçleri kullanarak veya suistimal ederek erkekler üzerinde baskı ve ötekileştirmek için araçsallaştırıyorlar. Rivayetler ile farklı din algısına ve kültürel sapmalara itiraz ederken ÇARE olarak BATI’dan medet umuyorlar. Oysa kültürel ve teolojik sapmalarla ortaya çıkan sosyal/ailevi sorunlara tedâvi için doğru ilaç bulunması gerekirdi. Onun için bizler, tedaviye cevap verecek ilacın da yine bu toprakların örf, adet, gelenek, inanç ve değerlerinde aranması gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Tuzağı!

Akar, yazısının sonunda Avrupa tuzağına şu ifadelerle dikkat çekti:

“Son olarak Avrupa, AB ülkeleri treni kaçırdılar. Aile, toplum ve bireyleri bozuldu.
AB; çare bulamazsa, 50 yıl sonra başka ülkelerden göçenlerin nüfusu Avrupayı temsil edecek. Şimdi aynı TUZAK bize kuruluyor.
AB tarafından kurulan bu TUZAK niçin görmezden geliniyor? Oyun büyük!..(..)
AB batmış. Kendi kültürel kodlarımızdan kaynaklandığı iddia edilen sorunları gerekçe gösterek bambaşka kültürlerin, inanç ve değerlerin tedâvilerine sığınarak sosyal/ailevi/kadın sorunlarına çözüm arayışında bulunmak kompleks değilse nedir?! Sahi bir AB projesi kaç bin dolar idi?!

Yorumlara Git

SWIFT tekeli sallanıyor! İslam ülkesi CIPS'e bağlanacak

Rusya düşmanlığı tırmanıyor! AB’ye yeni öneri

Sıcak saatler yaşanıyor! Rusya saldırıya geçti

İstanbul Sözleşmesi'ni yırtıp attılar! Avrupa ülkesi resmen çekildi

Ekrem'e en yakın isimden Kılıçdaroğlu'na destek