AKİT MENÜ

Ekonomi

Çin seferi ile 400 milyon Çinlinin evine girilecek! İhracatçı için yeni fırsat kapısı

28-29 Haziran’da Japonya’da gerçekleştirilecek olan G-20 Liderler Zirvesi’nin ardından Çin’e geçecek olan Başkan Erdoğan’ın, Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacmini 50 milyar dolara çıkarılması konusunda temaslarda bulunacak olması ihracatçıların iştahını kabartıyor. Küresel ekonomide resesyon sinyalleri öne çıkarken yapılacak olan Erdoğan-Şi görüşmesi, en az 400 milyon Çinli tüketicinin ilgisini Türkiye’ye çekmek için bir fırsat olarak görülüyor.

Güncelleme Tarihi:

 Nevzat Orbay 

Dünya ekonomisine yön veren 20 ülkenin liderleri bu hafta Japonya’da gerçekleştirilecek G-20 Zirvesinde ekonomik yönden önümüzdeki yılların yol haritasını tayin edecek. ABD ile İran gerilimi başta olmak üzere ticaret savaşlarının gölgesinde yapılacak toplantılarda Türkiye’yi temsil edecek olan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ABD, Rusya, Japonya, Almanya, Hindistan liderleri ile ikili temaslarda bulunduktan sonra Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in davetlisi olarak bu ülkeye giderek iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına dönük adımların atılmasında rol alacak.

Yüksek potansiyelli pazar

Gerçekleştirdiği 2.1 trilyon dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı unvanına sahip olan Çin’de, Türk ürünlerinin rağbet görmesi için atılan adımların sonucunun alınması açısından bu ziyaret büyük önem arzediyor. Türkiye’nin gerçekleştirdiği yıllık 160 milyar dolarlık ihracattan sadece yüzde 2 payı olan Çin’in Pazar çeşitliliği ise yeni dönemde ihracatçılarımızın iştahını kabartıyor. Uzmanlar, 1.4 milyar nüfusa sahip olan Çin’deki yüksek potansiyelli ticaret pazarında yer edinmenin püf noktasının, 400 milyon kişiden oluşan orta/üst sınıf Çinli tüketiciyi hedefe almak için ülkenin kendine özgü weibo, wechat gibi sosyal medya hesapları üzerinden etkin tanıtımdan geçtiğini söylüyor.

Ticaret savaşları bir fırsat

Çin ile ABD arasındaki ticari rekabetin savaşa dönüşmesi Türkiye gibi gelişen ve Pazar arayışı olan bir ülke için bulunmaz bir fırsat olarak görünüyor. Çin’in ‘Made in 2025 China’ ve kuruluşunun 100. yılı olan 2049 hedefleri, Ar-Ge ve yapay zekâ yatırımları, nitelikli üretimin Çin ekonomisindeki payının artması başta olmak üzere, ortaya koyduğu stratejiler, Türkiye’nin de partner olmasına imkân sağlıyor. Türk yatırımcılar için Çin pazarına girme isteği ise artık yerini somut adımlara bırakmış durumda. Uzmanlar, bu aşamada Çin’in sunduğu imkânlardan yararlanmak için Çin’de yerleşik olmanın yanı sıra ve bu ülkenin iş yapma kültürünü anlamanın önemine dikkat çekiyor. ‘’Öncelik ise 400 milyon kişiden oluşan orta/üst sınıf Çinli tüketiciyi hedefe almak olmalı’’ diyen uzmanlar, ‘’Çin’in kendine özgü weibo, wechat gibi sosyal medya hesapları üzerinden yürütülecek tanıtım faaliyetlerinin başarıya ulaşmak açısından önemli’’ tespitinde bulunuyor.

Bu cepheden bakıldığında 2018’de 2.1 trilyon dolar ithalat gerçekleştiren Çin’in potansiyelinden yararlanmak için Türk firmalarının Çin’den ithalat yerine Çin’e ihracata yönelmesinin önemli olduğuna vurgu yapılıyor.

Ticari işbirliği gelişiyor

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkiler 2011 yılından sonra ivme kazanırken, 2018’deki ikili ticaret hacmi 23.6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Almanya ve Rusya’dan sonra Türkiye’nin üç numaralı ticaret partneri konumunda olan bu ülke ile ithalatımız 20.7 milyar dolar seviyesinde olup ithalattaki payı yüzde 10’a yaklaşmış durumda. ‘Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’ ve ‘Çifte Vergilendirmeyi Önleme (ÇVÖ) Anlaşması’nın uygulandığı bu süreçte gerçekleştirilen Karma Ekonomik Komisyon toplantısının güncellenmesiyle ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Hangi sektörlerde varız?

2018 itibarıyla Çin, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz 16’ncı ülke konumunda. Çin’e ihracatımızın yaklaşık yüzde 80’i mermer ve travertenler, krom, boratlar, kurşun, kıymetli metal cevherleri, yün ve yapağı, nikel matları gibi ham ve yarı işlenmiş ürünlerden oluşuyor. Bu ürünlerin, genel olarak Çin sanayisinin ihtiyaç duyduğu hammadde ve ara malı ihtiyacı için yapıldığı görülüyor. Bu ürün yapısının çok uzun yıllar bu şekilde devam ettiği ve ürün çeşitlendirilmesinin de istenilen düzeyde gerçekleştirilemediği görülüyor. Ancak genele bakıldığında; Çin, tüm sektörler açısından iş imkânları barındırıyor. Zira 2018’de 2.1 trilyon dolar ithalat gerçekleştiren bir ülke söz konusu. Türkiye’nin potansiyeli göz önüne aldığında özellikle hazır giyim, ev tekstili ve işlenmiş gıda ürünleri açısından daha fazla imkân bulunduğu sonucuna varılıyor. Ayrıca Türk şirketlerinin Çin’deki yatırımlarımız otomotiv, beyaz eşya, enerji, gıda sektörlerinde yoğunlaşıyor. Bunun yanı sıra Türk turizm sektörünün Çin’e daha fazla yönelmesi süreci de hız kazandı. Çinli turistlerin yaptığı harcama göz önüne alındığında, 1 milyon Çinli turistin Türkiye’ye gelmesi hedefinin gerçekleşmesi ihtimali ise yükseliyor. Sağlık turizmi ve gastronomi sektörleri de Çin’de önemli iş potansiyelimizin olduğu diğer iki sektör.

Pekin’de Türkiye milli günü

29 Nisan 2019’da resmi olarak başlatılan Pekin Expo 2019 kapsamında Türkiye’nin kurduğu 2 bin 400 metrekarelik pavilyon büyük ilgi gördü.

Çin’in başkenti Pekin’de bu yıl 21’incisi düzenlenen Bahçecilik/Botanik EXPO kapsamında kurulan Türkiye pavyonunda, Galata Kulesi, Pamukkale Travertenleri gibi simgesel yapılar, Pekin’e taşındı.

1 Temmuz’da kutlanacak Milli Günde ise T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda bir dizi etkinlik gerçekleşecek.

Yorumlara Git

Laik atak hastaları dikkat: Artık Batı da karma eğitime karşı!

Suudi Arabistan’dan yürekleri yakan haber: 4 Türk işçi yanarak can verdi

MSB, Rum katliamlarını paylaşmaya devam ediyor Daha önce böyle vahşet görülmedi

Aslı Baykal cenazede yaşananlara tepkisiz kalamadı! CHP’li şovmenlere hadisli gönderme

İran, ABD üssüne saldırıp imha etti 2 savaş uçağını yerde vurdu