Gündem
Öcalan’dan Gülen’e giden yol
Mehmet Barlas, PKK’nın düştüğü “gerçeklerden kopma” hatasına Gülen örgütünün de düştüğünü söylediği yazısında, “Daha da kötü olan durum ise, Kürt siyasal hareketinin bugünkü yönetim kadroları Gülen örgütünün seslendirdiği ‘90’lara geri dönüyoruz’ benzeri tarihi yanılgılara kendilerini kaptırmış gibi görünmeleridir” dedi.
İŞTE O YAZI:
Mehmet Barlas, PKK’nın düştüğü “gerçeklerden kopma” hatasına Gülen örgütünün de düştüğünü söylediği yazısında, “Daha da kötü olan durum ise, Kürt siyasal hareketinin bugünkü yönetim kadroları Gülen örgütünün seslendirdiği ‘90’lara geri dönüyoruz’ benzeri tarihi yanılgılara kendilerini kaptırmış gibi görünmeleridir” dedi.
(...) İçinde bulunduğumuz dönemde Kürt siyasal hareketinin karşı kaşıya bulunduğu çok önemli bir problem, yaşanılan gergin ortamın sonucu olarak bu hareketin aktif yönetici kadrosunun Abdullah Öcalan’ın sahip olduğu tarih bilincinden mahrum kılınmış olmalardır. Daha da kötü olan durum ise, Kürt siyasal hareketinin bugünkü yönetim kadroları Gülen örgütünün seslendirdiği “90’lara geri dönüyoruz” benzeri tarihi yanılgılara kendilerini kaptırmış gibi görünmeleridir.
Bireylerin belleklerini yitirmelerine “Alzheimer” de deniliyor. Genel olarak “Bunama” diye bilinen “Demans” olgusundan “Alzheimer Hastalığı”nın temel farkı belirgin şekilde “Yeni bilgileri öğrenme güçlüğü”nün varlığıdır. Bu hastalık toplumun belirli kesimlerini ya da siyasal eğilimleri etkilediğinde “Sosyal Alzheimer”den söz edilebiliyor.
“Çözüm Süreci” boyunca özellikle Devlet’in PKK eylemlerine ve HDP’nin çözümsüzlüğe dönük söylemlerine karşı gösterdiği hoşgörüyü, Paris Barış Konferansı ile 2’nci Dünya Savaşı’nın başlangıcı arasında, yani 1920-39 arasında İngiltere’nin Hitler Almanya’sına karşı izlediği hoşgörü ve tavizlerle dolu “Appeasement” dönemine benzetebiliriz. (...)
7 Haziran seçim kampanyasını Erdoğan karşıtı söylemlere endeksleyen HDP’liler, bu tutumlarının sonunda “Açılım Süreci”nin buzdolabına konulmasına ve MHP çizgisinin Türk siyasetinde ağırlık kazanmasına dayanacağını göremediler mi?
Devlet kendini savunmaya karar verince ve hoşgörüye ve hatta görme özürlülüğüne dayalı “Appeasement” dönemi sona erince neler olabileceğini hepimiz görüyoruz... 2015’in koşullarının da, Ortadoğu jeopolitiğinin de 1990’lardakine hiç benzemediğini, acaba onlar ne zaman görecek? Bunu Öcalan görebildiği için sürekli “Aman silahlarınızı bırakın” çağrıları yapıyordu onlara...
MEHMET BARLAS / SABAH
Akit Arşiv Sayfasından