Ekonomi
Varlık barışında bir fırsat daha
Türk vatandaşlarının yurt dışında bulunan 210 milyar dolarlık birikimini ülkeye çekmeye yönelik varlık barışı uygulamasının süresinin yıl sonuna kadar uzatılması olumlu yankı uyandırdı. Kararı yerinde bulan ekonomi çevreleri, uygulamanın Türkiye’ye sermaye girişini arttıracağını dile getirdi.
Buğra Kardan
Hükümetin yurt dışında tutulan döviz, altın ve menkul değerleri Türkiye’ye kazandırmak için varlık barışı uygulamasını Torba Kanun’la 31 Aralık 2019’a uzatmasının ekonomiye ivme katacağı öngörülüyor. 210 milyar dolarlık mal varlığını ülkeye çekmeye dönük uygulamaya talebin yoğun olacağı tahmin ediliyor. Bu tahmini 2008 ve 2013’te hayata geçirilen başarılı vergi barışları güçlendiriyor.
2008’deki varlık barışında 27,8 milyar lira yurt dışından, 20,4 milyar lira da yurt içinden olmak üzere toplam 48,2 milyar liralık beyanda bulunulmuştu. Bu beyanlar için 1,6 milyar liralık vergi tahakkuk etmişti. Ancak beyan edilen varlıklar için 1 milyar 69 milyon liralık vergi ödenmişti.
70 milyar liralık beyan
2013’teki varlık barışında da 69,8 milyar lira beyanda bulunulmuş, 1,4 milyar lira vergi tahakkuk ettirilmişti. Bu tutarın 209,2 milyon lirası tahsil edilmişti. Beyan edilip, Türkiye’ye getirilip vergisi ödenen tutar 10,5 milyar lira olarak açıklanmıştı.
2018’de devreye alınan varlık barışından yurt dışından 8 milyar lira, yurt içinden 9 milyar lira beyan geldi. Barışın 2019 sonuna kadar uzatılmasının bu rakamı artırması bekleniyor.
Pozitif bir adım
Varlık barışını pozitif bir adım olarak değerlendiren ekonomistler, uygulamanın ülkeye para girişini arttıracağının; sermaye akışını süratlendireceğinin altını çiziyor.
Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova, varlık barışı uygulamasının getirisi olacağını belirtti. 2018’de başlayan uygulama kapsamında 17 miyar liralık bir beyanda bulunulduğunu hatırlatan Arzova, “Bu rakam 2008 ve 2013’ün gerisinde. Öyle görünüyor ki barışın etkisi giderek azalıyor” dedi.
Yabancı sermaye özendirilmeli
Yabancı sermayeyi teşvik etmek gerektiğini vurgulayan Arzova, “Bu çerçevede şeffaf bir ekonomik yapı kurgulanmalı. Yabancı fonlara ve firmalara güven verilmeli. Ekonomik kurumlar daha fonksiyonel hale getirilmeli” ifadelerini kullandı.
Para çıkışlarına karşı alınacak önlemler konusunda dikkatli olunması uyarısı yapan Arzova, “Burada keskin sınırlamalara gitmek sermaye kontrolü algısı doğurabilir. Böyle bir algıya mahal vermemek, yanlış müdahalelerden de kaçınmak gerek” ikazında bulundu.