Gündem
Sputnik'in "basın özgürlüğü" ikiyüzlülüğü!
Türkiye ve AK Parti'ye yönelik 'basın özgürlüğü yok' şeklinde algı operasyonlarıyla bilinen Rus devlet haber ajansı Sputnik, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yapılan yayından rahatsız oldu ve programdaki gazetecileri kovdu. Rusların tavrını fırsata çevirmek isteyen muhalif kesim, olayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mal etmeye çalıştı.
yeniakit.com.tr
AK Parti iktidarına her fırsatta saldıran ve "Türkiye'de basın özgürlüğü yok" yaygarası koparan Rus devlet haber ajansı Sputnik, Davutoğlu ile yapılan yayın nedeniyle kovdu.
Sputnik, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile söyleşi gerçekleştiren Radyo Sputnik'te (RS FM) program yapan Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki'nin işine son verdi.
Erdoğan'a yıkma çabası
Muhalif kesim ise, bir Rus haber ajansı olan Sputnik'in bu tavrını fırsata çevirerek, gazetecilerin kovulmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mal etmeye çalıştı.
Öte yandan Sputnik'in bu algıya çanak tutmak için gazetecileri kovduğu öne sürüldü.
Basın özgürlüğü yok diye yaygara koparıyordu
Her fırsatta Türkiye'ye saldıran Sputnik, son tavrıyla kendisiyle çelişti. Algı operasyonları ile Türkiye'de basının olmadığını öne süren ikiyüzlü Rus haber ajansının, Davutoğlu ile yaptığı program sebebiyle gazetecileri kapı dışarı etmesi maskesini düşürdü.
İşte Sputnik'in sözde 'basın özgürlüğü' yaygarası:
Davutoğlu'nun bu sözlerinden mi rahatsız oldu?
Sputnik'in kendi yayın organında yayınlanmayan bu söyleşideki, Davutoğlu'nun "Rusya ile alternatifler üretilmeden bu ilişkinin derinleştirilmesi ileride sorunlar doğurabilir" sözlerinin rahatsız ettiği değerlendirildi.
Programda Davutoğlu Rusya ile uçak krizi ve sonrasında S-400 alımına kadar gelişen ilişkileri şu şekilde değerlendirmişti:
(S-400'ler) Türkiye’nin kendi egemenliği içinde alacağı her tedbir haklı tedbirdir.
Türkiye Rusya ilişkileri derinleşmesi doğrudur ama alternatifler üretilmeden bu ilişkinin derinleştirilmesi ileride sorunlar doğurabilir.
Amerika ile ilişkilerin yeniden masaya yatırılması, kurumsal düzeyde aradaki ilişki nereye gidiyor diye konuşmak gerekir. Avrupa ile ilişkiler mutlaka rehabilite edilmeli.
2012 Haziran’ında Suriye uçağı bizim uçağı düşürdü. Başbakanımız o dönem angajman kuralları ilan eti. Türk sınırına 5 km yaklaşan uçaklar vurulur şeklinde. Bu andan itibaren yerine getirilen talimatlar Başbakan’dan alınmış sayılır. Ben başbakan olunca bu angajman kuralları yenilendi. G-20 Zirvesi nedeniyle Putin geldiğinde bu konulara dikkat edilmesi gerektiği söylendi. Bizim hava sahasına girip Bayırbucak Türkmenleri vuruluyordu. Bunlar Rusya’ya iletildi. Rus uçağı düşürüldüğünde kesinlikle açıklama yapmayacaksınız, ‘ Sınırlarımızda kimliği belirsiz bir uçak düşürülmüştür’ diyeceksiniz dedim. Rusya ile de bu durumu paylaşmamız lazım dedim. O arada da Rusya aynı şeyi düşünmüşüz gibi uçağımız düşürülmüştür diye açıklama yaptı. Hangi işgüzar bilmiyorum ama 10 dakika sonra Cumhurbaşkanlığı’ndan Rus uçağını düşürdük diye bir açıklama yapıldı. Hemen Genelkurmay Başkanı'yla görüştüm, bir iletişim hatası olduğunu söyledi ve o açıklama 2 dakika içinde geri çekildi. Komşu ülkelere izah edin, kimse bu olaydan sonra kaygı duymasın dedim. Putin’in hemen aranmasını arz ettim Cumhurbaşkanı’ndan. Ben öğleden sonra hükümete açıklamak üzere ayrıldım. Akşam 5’te görüştüğümüzde Putin’den sert bir açıklama geldi. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Olayın seyri budur. Sonra Ruslar ile iletişime geçtiğimizde bu yanlış açıklamanın neye sebebiyet verdiği ortada. Bir gün sonra grup konuşmam var. Diyorum ki Rusya bizim dostumuz, bir iletişim hatasından dolayı bu ilişkiye zarar verilmemelidir. Bunun Rus uçağı olduğu bilinseydi bu netice olmazdı dedik.