Kadın - Aile
Çocuklara istedikleri her şey verilir mi? Son söz kimin olmalı?
Çocuklar 'yok' ve 'hayır' kelimelerine karşı genellikle kulaklarını tıkar. Doğdukları andan itibaren her arzusu yerine getirilen, son sözü daima kendisi söyleyen çocuk zaman içinde farkı sorunlar yaşar. Peki, anne-baba olarak evlatlarımızın her arzusunu yerine getiriyor olmak hem ona hem de bizlere ne gibi zararlar verir?
Her anne ve baba için evlatları özeldir. Ebeveynler çocuklarının üzerlerine titrerler, onların bir dediklerini iki etmemeye özen gösterirler. Ancak bu davranış biçimi zaman içinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Çünkü her arzu ettiğine sahip olmaya başlayan çocuk 'yok' ve 'hayır' kelimelerine karşı kulaklarını tıkayıp itiraz etmeye devem eder. Peki, nerede hata yapıyoruz?
Daha iyi olma arzusu
Ebeveynler bir bebekleri olacaklarını öğrendikleri andan itibaren kendi ailesinden çok daha iyi bir anne-baba olacaklarına söz verir. Son derece iyi insanlarla çevrili bir ailede yetişmiş bile olsa taze anne ve babalar bu düşünceyi zihinlerinden atamazlar. Daha iyi anne ve baba olmak ise çocukların tüm arzularına ‘evet’ demekle sağlanmaz. Onlarla kaliteli vakit geçirmek hepsinden daha önemlidir. Anne ve baba olarak kurallar koyuyor olmanız, arzu ettikleri bazı şeylere olumsuz yanıtlar veriyor olmanız sizi kötü birer ebeveyn kılmaz. Unutmayın çocuklar, kişisel gelişimlerinin ilk adımlarını evlerinde atarlar.
Her şeye ulaşmak mümkün
Bundan 15-20 yıl önce arzu edilen her şeye ulaşılması güçtü. 80’li, 90’lı yıllarda çocukluğu geçenlerin birçoğu günümüzün yeni ebeveynleri. Hal böyle olunca bir zamanlar oyuncağa ya da kırmızı rugan ayakkabılara sahip olabilmek için günlerce, haftalarca hatta yıllarca bekleyen nesil aynı sıkıntıyı çocukları yaşasın istemiyor. Günümüzde dünyanın öbür ucunda icat edilen teknolojik bir alete ya da bir oyuncağa ulaşmak birkaç tık kadar yakın. Bu nedenle anne ve babalar çocuklarının her arzu ettiğini satın almaya eğilimli oluyor.
Son söz kimin?
Çocuklarının arzu ettiği oyuncakları, giysileri zaman kaybetmeden alan ebeveynlerin bir diğer hatası ise evdeki otoriteyi koruyamıyor olmaları. Nasıl mı? Çocuklara kurallar koymanın evlatlarının canlarını acıtacağını düşünen aileler genellikle çocuklarının kararlarını onaylıyorlar. Bir anne “Bundan sonra şeker yemeyeceksin! Sağlığın için bunu yasaklamamız gerektiğini doktorun belirtti” sözünü söyledikten sonra çocuğun ağlamasıyla birlikte kararından vazgeçiyorsa ebeveyn otoritesi sarsıldı demek oluyor. Unutmayın, kararlı olmak, kurallar koymak sizi kötü ebeveyn yapmaz.
Herkes çok yoğun
Son yıllarda kadınlar da iş gücünün içerisinde fazlaca yer almaya başladı. Hal böyle olunca çocuklar genellikle kreşlerde, okullarda ve yaz okullarında zamanlarını geçirmeye başladı. Haftanın en az beş günü çalışan ebeveynler ise yaşadıkları vicdan azabını çocuklarının her isteğini yerine getirerek ortadan kaldırmaya çalışıyor. Yaşadığınız vicdan azabından kurtulmak için onlara kaliteli zaman ayırmanız çok daha iyi olacaktır. Ayrıca unutmayın çağımızın şartları çalışmayı zorunlu kılıyor. Elbette siz de yalnızca kendiniz için değil tüm aileniz için çalışmış oluyorsunuz.
Her arzu ettiği yerine gelen çocuk nasıl sorunlar yaşar?
Hayalini kurduğu, reklamlarda gördüğü her şeye hızlıca kavuşan çocuk ileriki yaşlarda büyük zorluklar yaşayabilir. Bu tip çocuklar hayal kırıklıklarıyla, alınan başarısız bir sonuçla baş etmeyi kolay kolay başaramazlar. İnanın bunu şimdi bile fark edebilirsiniz. Bir dediği iki edilmeyen bir çocuk, oyun oynarken yenildiğinde ağlıyorsa; gelecek için pek de iyi sinyaller vermiyor demektir. Bu nedenle ebeveyn olarak hatalarınızı gözden geçirmenizde yarar var.
Uyum sorunu
Arzu ettiği her şey anne ve babası tarafından karşılanan çocuk, okul hayatında zorluk yaşayabilir. Bu şekilde büyüyen çocuklar öğretmeninin istediği bir şeyi yerine getirmek için anne ve babasına ihtiyaç duyar. Ne yazık ki tek başına işin içinden çıkmak ona zor gelecek. Her dediği yerine getirilen çocuklar ayrıca girdikleri ortamlara kolay kolay uyum sağlayamazlar. Şöyle düşünün evlerinde bir kural yokken siz onu kuralların katı olduğu okula gönderdiğinizde sorunların fitilini de ateşlemiş olursunuz.
'Hayır' demeyin ama!
'Hayır' sözü yetişkinler için bile iticidir. Bu nedenle çocuğunuzun arzu ettiği şeylere doğruca hayır demek yerine onunla sohbet etmeye çalışın. Nasıl mı? Örneğin sizden yeni bir ayakkabı istediğinde o ayakkabıya ihtiyacı olup olmadığını sohbet ederken sorgulayın. Evladınıza, "Geçtiğimiz ay sana yeni bir ayakkabı aldık. Beğendiğin ayakkabının benzeri zaten sende var. Bu ayakkabıya ihtiyacın olduğunu düşünmüyorum. Ama sana yeni bir mont almamız gerekiyor. Mont yerine ayakkabı alırsak bütün kış üşümez misin?" gibi diyaloglarla onun arzularını yönlendirebilirsiniz.