AKİT MENÜ

Gündem

FETÖ ile HDP arasındaki paralelliğin farkında mısınız?

Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya yazdı..

Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi?.. “7 Haziran seçimlerinde tescillenen ittifak”tan sonra; HDP ile Paralel’in uyguladığı taktikler birebir örtüşmeye başladı!.. Bunu görünce; “HDP’nin akıl hocası Paralel mi?” diye sormaya başladım...

l Son günlerde Fetullah Locaefendi’nin “Türkiye’yi Haçlı-Siyonist medyasına şikayetleri” ne kadar arttıysa, HDP Genel Müdürü Selahattin Demirtaş’ın Türkiye’den şikayetleri de o kadar yoğunlaştı!..

Konya’da; “hâlâ uyanamamış” Cemaat mensuplarından “Himmet!.. Zekât!.. Kurban!.. Burs” adı altında toplanan “haraç”lar, bir “tefeci”ye veriliyor, o “tefeci” de, bu paraları zor durumdaki esnafa “faiziyle geri almak” şartıyla kullandırıyormuş!.. Şu “tesadüf”(!)e bakın ki; HDP’li Diyarbakır Belediyesi de Dicle Nehri kıyısındaki “Kırklardağı Yaşam Konutları”ndan elde ettiği “imar gelirinin yüzde 10’unu, PKK’ya haraç olarak veriyor”muş!.. Hatta ve hatta; “Belediye personelinin maaşından yüzde 10 kesinti yapılıp, PKK’ya aktarılıyor”muş!..

l Paralelci gazeteler, “kaçak öğrenci yurdu mühürlenince” bağırmaya başlayıp, “Vali, camiyi kapattı” yaygarası kopardı ya, HDP’liler de, “TSK’nın Zergele’de bombaladığı PKK kampları”nın, bir “Kürt köyü” olduğu yalanını savurmaya başladılar, iyi mi?..

l Ve son örnek: Paralelciler; “Bizim PKK ile ne ilgimiz olabilir?” diyorlardı ya, nasıl bir ilgileri olduğu; “Görevden alınan Paralelci Savcı Zekeriya Öz’ün twiti” ile ortaya çıktı... Zekeriya Öz, demiş ki; “Gezi olaylarına PKK müdahil olsaydı, şu an Hükümet edenlerin bu makamda oturma imkânları olmayacaktı... PKK kimden emir aldıysa, katılmadı!”    Daha fazla söze hacet var mı?!?..

Yorumlara Git

Grönland krizi derinleşiyor! Kuzey Kutbu’nda yeni cephe

Orta Doğu'da dev hareketlilik: ABD uçak gemisi İran açıklarına ulaştı

Suriyeli yetkiliden İsrail'e sert rest: Bir karış toprağı bile vermeyeceğiz!

Soykırımcı İsrail durmuyor: Lübnan'ın güneyine hava saldırıları düzenledi

Ali Özkaya’dan Metin Günday’a cevap: 1980–90’ların yargısı masum değildi