Gündem
Gazeteci Yazar Sevda Türküsev’den RTÜK’e çağrı: "Düzeltici değil, önleyici tedbirler alınmalı"
Son yıllarda diziler yoluyla Türk aile yapısının yıkılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gazeteci-Yazar Sevda Türküsev, “İnsanımız kafasını kuma gömmüş, ‘Bedenime dokunma’, ‘Özgürlük var!’ gibi söylemler kullanıyor. Çok kötü bir yere doğru gidiyoruz.” dedi.
Oğuzhan Çağlar yeniakit.com.tr
yeniakit.com.tr’ye konuşan Gazeteci-Yazar Sevda Türküsev, aile ve toplum yapılarında bozulmalar yaşandığını belirterek, “Dizilerin, toplumun değer yargılarını alaşağı ettiğini yıllardır söylüyorum. Maalesef toplum dizi ve sosyal medyada gereksiz bu tip içeriklerin müptelası olmuş durumda. Hedef ise, temel Türk aile yapısını yok etmektir.” ifadelerini kullandı.
“‘Modernlik’ adı altında, her türlü çarpıklığı normalleştiriyorlar!”
Diziler, çizgi filmler ve daha başka birçok yolla aile yapısının bozulmasına hizmet eden projeler yürütüldüğüne dikkat çeken Türküsev, şöyle konuştu: “Hedef; toplumu yozlaştırmak, aile yapısını yok etmek, kadın erkek arasındaki eşitlik kavramı üzerinden iki cinsi birbirine düşürüp ‘cinsiyetsizleştirmek’ yahut da ‘eşcinselliği meşrulaştırmak’, aile yapısını deforme edecek, aile yapısını yozlaştıracak her konuyu normalleştirerek temel Türk aile yapısını yok etmektir. Ne var ki insanlarımız bunun farkında değil. ‘Modernlik’ adı altında her türlü çarpıklık normalleştiriliyor. ‘Soyunan kadın’a, ‘cesur’ deniyor. Daha çocuk yaşta cinsel ilişkiye ‘modernlik’ süsü verilerek bir şey denmiyor, ama çocuk gelinlere karşı tavır takınılıyor. Çocuk gelinlere karşısınız, ama çocuk yaşta sevgiliye, çocuk yaşta cinsel ilişkiye ‘modernlik’ adı altında göz yumuyorsunuz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Biz, çocuk gelinlere de karşıyız, çocuk yaşta serbest cinsel ilişkiye de karşıyız.!”
“Gençlerin hedefleri yok, sevgilileri var!”
“Burada amaç, -ibadet yapmak önemli ama- ibadet yapmaktan öte inanç kavramı olan insanların inancını da yozlaştırmaktır.” diyen Türküsev, şu ifadelerle devam etti: “Nerede bir çarpıklık var, hepsini modernlikle açıklıyorlar. İnsanımız da kafasını kuma gömmüş, ‘Bedenime dokunma’, ‘Özgürlük var!’ gibi söylemler kullanıyor. Çok kötü bir yere doğru gidiyoruz. Gençlerin hedefleri yok, sevgilileri var! Çizgi filmlerde cinsellik aşılanıyor. Gençlik dizilerinde; asi ruh, cinsellik, çete olma aşılanıyor. Dizilerde sergilenen kadın ve erkeğin entrikaları aile hayatına inmiş durumda. Daha sonra ‘süresiz nafaka’, ‘kadının beyanı esastır’ kavramları devreye giriyor. Bunlar bilinçaltına bu kadar doldurulduğunda, halk da uygulamaya başlıyor.”
“Anneler çocuklarını kendileri yetiştirmelidir”
Gazeteci Yazar Sevda Türküsev, inanç zaafiyetinin had safhaya çıktığını belirterek şöyle konuştu: “Sosyal ahlak dediğimiz şey çökmüş durumda. Dizilerin ve televizyon programlarının, o ‘saçma sapan’ yarışmaların bu çöküşteki rolü de en az yüzde 65. Çözüm ise aile içi eğitim ve inanç eğitiminden geçiyor. Sosyal ahlak ailede başlar, okulda devam eder. RTÜK’ün verdiği cezalar yetersiz. Burada devlete, kanun koyuculara ve denetleme kurumlarına büyük iş düşüyor. Bir şey ortaya çıktıktan sonra ona yönelik alınan düzeltici uygulamalar yeterli gelmez, önleyici tedbirler alınmalıdır. Önce devlet bu konuda düzeltmeler yapmalı, sonra da anne-baba, aileler düzeltilmelidir. Çocukları bakıcılar yetiştiriyor. Anneler milletle aşık atmak yerine, çocuklarıyla ilgilenmeli, kendi çocuklarını kendileri yetiştirmelidir.”