AKİT MENÜ

Dünya

Dünyanın merak ettiği soruya dikkat çeken cevap! ABD-İran gerilimi savaşa dönüşür mü?

Körfez bölgesinde karşılıklı askeri hamleler ve pozisyon almalar sürerken artan ABD-İran gerginliği “İran ile ABD savaşa mı giriyor?” sorusunu gündeme getiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, “ABD, stratejisini güncelleyerek bu aşamadan sonra İran’ın devlet yapısını topyekûn hedef alacağını göstermiştir.” dedi.

 Murathan Seyitoğlu  yeniakit.com.tr 

ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, “Washington-Tahran Hattında Savaşın Ayak Sesleri: Zarif’e Yönelik Yaptırım Kararı” başlıklı analiz yazısında dikkat çeken tespitlerde bulundu.

“Yaptırım listesine eklenmiş olması tartışılmaya devam ediyor”

ABD ile İran arasında tırmanan gerginliğini değerlendiren Doğacan Başaran, “31 Temmuz 2019 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’i İran Dini Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’e hizmet ettiği gerekçesiyle yaptırım listesine eklemiş ve bu gelişme, uluslararası kamuoyunun en çok tartıştığı konu başlıklarından biri olmuştur.” hatırlatmasında bulundu.

“Zarif’e yönelik yaptırım kararı, uluslararası siyaset açısından önemli”

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in ABD’deki varlıklarının dondurulmasını ve İran Dışişleri Bakanı’na seyahat kısıtlaması getirilmesine ilişkin Zarif’in sosyal medya üzerinden yaptığı “Ben ve ailem üzerinde hiçbir etkisi olmayacak. Çünkü İran dışında hiçbir mülküm ve varlığım yok.” çıkışını yorumlayan Doğacan Başaran, “Yaşanan gelişmenin Washington-Tahran hattındaki krizde yeni bir aşamaya geçildiğini gösterdiği de ortadadır. Dolayısıyla Zarif’e yönelik yaptırım kararı, uluslararası siyaset açısından oldukça önemli bir olaydır.” şeklinde konuştu.

“Trump yönetimi, İran politikasında değişikliğe gitti”

İran Dışişleri Bakanı’nın ülkesinin idari yapısının başında bulunan isme çalıştığı gerekçesiyle yaptırım listesine eklenmesi absürt bir durum gibi görünse de kararın asıl amacı, İran’ın diplomatik anlamda ABD tarafından muhatap alınmayacağının ortaya konulması olduğunu belirten Doğacan Başaran, şöyle konuştu:

Zira bu kararla Trump yönetimi, İran politikasında değişikliğe gittiğini ve geçmişe kıyasla çok daha sert bir dönemin başladığını net bir şekilde gözler önüne sermiştir.

Bilindiği gibi ABD, İran’a yaptırım uygulamaya başladığı 5 Kasım 2018 tarihinden itibaren söz konusu ülkeye yönelik baskıyı artırmış ve bu kapsamda daha çok İslam Devrimi sonrasında teşkil edilen stratejik kurumları hedef almıştır. Nitekim Washington, 8 Nisan 2019 tarihinde İslam Devrimi sonrasında İran’ın en önemli hedefi olan “rejim ihracı” politikasının uygulayıcısı konumundaki Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü ilan etmiş ve sonrasında da 24 Haziran 2019 tarihinde Dini Rehberlik makamında bulunan Hamaney’i yaptırım listesine eklemiştir.

“ABD, İran’ın devlet yapısını topyekün hedef alacak”

Trump yönetimi, ilk aşamada İran’daki rejime egemen olan muhafazakârları hedef haline getirmiş ve onların ülke üzerindeki etkisini kırmaya çalıştığına dikkat çeken Doğacan Başaran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ABD’nin bu politikasının amacının muhafazakârlar ile reformistler arasındaki farklılıkları kullanarak rejim içi hesaplaşma yoluyla İran’ı yıkmak olduğu öne sürülebilir. Zira ABD, rejim içi hesaplaşmayı tetikleyerek yaptırım baskısı nedeniyle ekonomik tablonun ağırlaştığı ülkede, halk ayaklanması yaşanabileceğini düşünmüştür. Bu nedenle de Washington yönetimi, bir anlamda “kaleyi içten fethetmek” için muhafazakarlar ile reformistleri ayrıştırmaya çalışmıştır. Ancak Zarif’in yaptırım listesine eklenmesi bu durumu değiştirmiş ve ABD’nin stratejisini güncelleyerek bu aşamadan sonra İran’ın devlet yapısını topyekûn hedef alacağını göstermiştir.”

ABD, İran’la Obama’dan daha iyi bir anlaşma yapmak mı istiyor?

ABD’nin öncelikli niyetinin İran’ı anlaşma masasına çekmek olduğuna işaret eden Doğacan Başaran, “Kısaca hatırlatmak gerekirse Trump, 8 Mayıs 2018 tarihinde İran’ın terörü finanse ettiği gerekçesiyle Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (KOEP) ülkesini çekmiş ve ardından Barack Obama döneminde imzalanan bu anlaşmanın İran’ı “ehlileştirmek” için yetersiz bir anlaşma olduğunu belirtmiştir. Daha sonra da Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda ABD, İran’ın Suriye ve Irak’taki varlığını sonlandırmasını talep etmiş ve söz konusu ülkenin balistik füze programını da sınırlandırmayı öngören yeni bir anlaşma yapmak için müzakerede bulunmak istediğini duyurmuştur. Zarif’e yönelik yaptırım kararına kadar Trump’ın İran politikasındaki amacının Obama’dan ‘daha iyi bir anlaşma yapmak’ olduğu iddia edilmiştir. Ancak ABD, bahsi geçen kararla birlikte diplomasiyi arka plana itmiştir. Aslında Trump, diplomasiyi arka plana iteceğinin mesajını, Zarif’e yönelik yaptırım kararından iki gün önce sosyal medya sitesi Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamayla üstü kapalı olarak vermiştir.” dedi.

ABD-İran savaşı başlayabilir mi?

ABD’nin İran’la müzakere etmeye çalışmanın beyhude bir çaba olduğunu düşünerek İran stratejisinde değişikliğe gitmiş olabileceğini belirten ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, sözlerini şöyle tamamladı:

Gelinen noktada ABD’nin İran’la müzakere etmek gibi bir beklentisi kalmamıştır. Bu nedenle de Washington ile Tahran arasındaki gerilimin daha da artacağı öne sürülebilir. Tüm bu tespitler ışığında iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanabilecek gelişmelere değinmek gerekirse, İran’ın aşamalı olarak KOEP’teki taahhütlerinden vazgeçmeye devam edeceği ve nihayetinde bahse konu anlaşmadan çekilebileceği ifade edilebilir. ABD ise İran karşısında İngiltere ve Körfez’deki Arap ülkelerinden oluşan ittifakı sağlamlaştırmaya ve İran karşıtı cepheye Kıta Avrupası’nı da dahil etmeye çalışacaktır. Cephenin genişlemesi, Washington’un olası savaşı meşrulaştırmasını da sağlayabilir. Savaş olasılığı karşısında Tahran ise son dönemde Abu Dabi’yle olan yakınlaşmasındaki gibi, Washington’un müttefikleriyle iletişim kurarak söz konusu ittifaka dahil olan aktörleri ayrıştırmaya çalışacak ve Avrupalı devletlerin diplomatik desteğini sürdürmesine yönelik çeşitli girişimlerde bulunacaktır.

Yorumlara Git

Cevdet Yılmaz'dan barış mesajı! ABD-İran hattında diplomasi vurgusu

Tahran'dan ABD'ye Hürmüz muhtırası! Devrim Muhafızları'ndan 59 numaralı bildiri

Galatasaray - Kocaelispor | CANLI ANLATIM

Emniyet şeridinde neden hız yapılmaz adlı çalışma! İstanbul’da hız tutkunu maganda dehşet saçtı

CHP'de kooperatif sahteciliği! Ankara İl Başkanı Ümit Erkol yolsuzluk ve zimmetten tutuklanarak cezaevine gönderildi!