AKİT MENÜ

Gündem

Ankara Barosu ahlaksızlığın devamından yana!

Ankara Barosu, toplum ahlakını ve neslin geleceğini tehdit eden internet içeriklerinin denetlenmesini sağlayan 30849 sayılı RTÜK yönetmeliğinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek, iptali için Danıştay’a başvurdu.

Güncelleme Tarihi:

 Oğuzhan Çağlar  yeniakit.com.tr 

Ankara Barosu, internet ortamındaki ahlaksızlığın denetlenebilmesi adına yürürlüğe geçirilen 30849 sayılı RTÜK yönetmeliğinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek iptali istemiyle Danıştay’a başvurarak ahlaksızlığın devamından yana tutum sergiledi. Ankara Barosu’nun iptal istemini yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Adem Çevik, “Gençliğin ahlakını koruma altına almak sansür değildir. Toplumun geleceğini tehdit eden bu tür yayınların denetim altına alınmasını sansür olarak değerlendirmek, ahlaksızlığın devamından yana tavır almaktır.” dedi.

RTÜK yönetmeliğinin Anayasa’ya aykırı olduğunu öne sürdüler!

Ankara Barosu’nun internet sitesinde, iptal istemine ilişkin, “01.08.2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin 2/2-b ve 4/1-a maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile dayanak 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 29/A maddesinin Anayasa’ya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluna başvurulması talebiyle Baromuzca Danıştay’da dava açılmıştır. Söz konusu Yönetmelik ile getirilen düzenlemenin ifade, haber alma ve verme özgürlüğüne doğrudan müdahale oluşturması, bireylerin tercih hakkının önüne geçerek otokontrolün kamunun denetimine aktarılması hususlarına vurgu yapılarak hukuka aykırı düzenlemenin iptali talep edilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

“Gençliğin ahlakını koruma altına almak sansür değildir!”

Ankara Barosu’nun, yönetmeliğin iptali istemiyle Danıştay’a açtığı davayı yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Türkiye Aile Meclisi Başkanı Adem Çevik şöyle konuştu:

Gençliğin ahlakını koruma altına almak sansür değildir. Toplumun geleceğini tehdit eden bu tür yayınların denetim altına alınmasını sansür olarak değerlendirmek, ahlaksızlığın devamından yana tavır almaktır. RTÜK uygulamaya koyduğu bu denetim mekanizmasıyla birlikte, toplumun köklü yapısını tehdit eden, geleceğimizi yok etmek üzere kurgulanan projelerin uygulanması noktasında ortaya çıkan yayınları denetlemekle görevlidir. Netflix ve benzeri film platformlarıyla yaygınlaştırılmaya çalışılan eşcinsellik, insanlığın sonunu hazırlamaktadır. İnsan nüfusunu azaltmak ve insanları köleleştirmek amacıyla kurgulanan siyonist projenin bir ayağı olan bu tür televizyon dizileri, sinema filmleri ve çeşitli yayınların denetim altına alınması, hem toplum geleceği açısından, hem de ailenin korunması açısından önem teşkil etmektedir. Gençlerimizin ahlakı bozulmakta, saygı denen olgu yok olmaktadır. Toplumsal bir çöküşü başlatan bu tür diziler ve filmler mutlaka denetlenmeli ve toplum sağlığı korunmalıdır. Bu nedenle, RTÜK’ün yayınlamış olduğu 30849 sayılı yönetmeliğin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruyu, ahlaksızlığın devamından yana bir tavır olarak görüyoruz." 

Yorumlara Git

Havada panik! Pilot bayıldı

Almanya’dan Hürmüz kararı! Savaş gemilerini çekecekler

DEM Parti’den skandal hamle! Türk ismi rahatsız etti

Koç'un 150 milyon dolarlık tesisinin arkasından büyük rant çıktı! Skandal fıkrayla açılan hastanede 'yağma' iddiası!

Emeklileri heyecanlandıran "maaş" gelişmesi! TBMM'de kabul edildi