AKİT MENÜ

Dünya

"Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik savaşa neden olabilir"

Arap Emirlikleri’nin (BAE) - İran ilişkileri ve Hürmüz Boğazı’ndaki Yemen faktörüne yönelik değerlendirmelerde bulunan ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, “İran ve BAE’nin Hürmüz’deki gerginlik sebebiyle bir araya gelmesi, şimdilik kalıcı bir siyasi yakınlaşmadan ziyade ulusal güvenlik ve ekonomik çıkarların gerektirdiği pragmatik ve geçici bir işbirliğini ifade etmektedir.” dedi.

 Murathan Seyitoğlu  Ankara 

Körfez’de gerginlik sürerken Arap Emirlikleri (BAE) ile İran yakınlaşması oldukça dikkat çekici bulunuyor. BAE, İran, Yemen işbirliği ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeleri değerlendiren ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, dikkat çeken yorumlarda bulundu.

“Körfez’deki gerginliğe rağmen İran-BAE arasında ekonomik ilişkiler etkilenmedi”

Son dönemde Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerleri ve ticaret gemilerine yönelik saldırıların artmasıyla birlikte İran ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), boğazın güvenliğinin sağlanması adına karşılıklı işbirliği meselelerini görüşmek üzere 6 yıl aradan sonra Ortak Sahil Güvenlik Toplantısı kapsamında yeniden bir araya geldiğini hatırlatan Cenk Tamer, “Geçtiğimiz yıllarda Körfez ülkeleriyle büyük gerginlikler yaşamasına rağmen İran’ın BAE yönetimiyle olan ekonomik ilişkileri bundan etkilenmemiştir. Zira 2018 yılında İran ile BAE arasındaki petrol dışı ticaret, bir önceki yıla göre yüzde 21 artış göstererek 16 milyar doları bulmuştur. Bunun yanı sıra BAE, İran’ın en fazla petrol dışı ihracat yaptığı ikinci ülke olmaya devam etmiştir. Ancak siyasi ilişkiler, Ortadoğu’daki mezhep temelli çatışmaların gölgesinde kalmıştır. Öyle ki BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan, 2019 yılının Mart ayındaki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında İran’ı bölge ülkelerinin içişlerine müdahale etmek ve mezhepçilik ve kaosu yaymakla suçlamıştır.” şeklinde konuştu.

“İran ve BAE’nin Hürmüz’deki gerginlik sebebiyle yakınlaşması geçici bir işbirliğini ifade ediyor”

Esasında bu iki aktör, Hürmüz Boğazı’ndaki tartışmalı Ebu Musa ve Tonb adaları meselesi nedeniyle siyaseten kavgalı durumda olduğunu söyleyen ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, şöyle konuştu:

“Bunun yanı sıra taraflar Suriye, Libya ve Yemen’de devam eden krizlerde de farklı kamplarda yer almaktadır. Dolayısıyla İran ve BAE’nin Hürmüz’deki gerginlik sebebiyle bir araya gelmesi, şimdilik kalıcı bir siyasi yakınlaşmadan ziyade ulusal güvenlik ve ekonomik çıkarların gerektirdiği pragmatik ve geçici bir işbirliğini ifade etmektedir. Buna rağmen iki ülkenin Ortadoğu politikalarında keskin bir değişim yaşanması halinde bu temaslar, uzun vadeli bir işbirliği ve siyasi birlikteliğe dönüşebilir. Çünkü her iki ülke de özellikle Yemen’de sert güç araçlarına başvurmaları sebebiyle saldırgan ülkeler olarak konumlanmaktadır.”

“BAE-İran yakınlaşması, ABD’ye önemli bir darbe vurabilir”

ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, İran, uzun yıllardır Körfez ülkeleriyle işbirliğinden yana olduğunu belirtmesine rağmen Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn gibi ülkeler, Tahran’ın bu adımını bölgenin içişlerine karışma girişimi olarak değerlendirdiğine dikkat çekerek “İran ile Körfez arasındaki bu güvensizlik ortamı, daha büyük bir tehdit olan Hürmüz Boğazı’ndaki savaş ihtimaliyle bozulmuşa benzemektedir. Nitekim BAE’nin boğazın güvenliğiyle ilgili İran’la işbirliğine gitmesi, Suudi Arabistan hariç Körfez ülkelerinin bölge siyasetinde önemli bir kırılmaya yol açabilir. Katar, Kuveyt, Umman ve BAE gibi ülkelerin boğazdaki gerginlik bağlamında İran’ın yanında konumlanması, ABD’nin İran’a karşı deniz koalisyonu oluşturma girişimlerine önemli bir darbe vurabilir.” şeklinde konuştu.

“ABD’nin İran’a uyguladığı baskı politikasına uymayacaklarını açıklayabilirler”

ABD ve İngiliz filolarına ev sahipliği yapan Bahreyn, 31 Temmuz 2019 tarihinde Hürmüz Boğazı’nın güvenliğiyle ilgili uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapmış ve ABD’nin başını çektiği zirvede, Avrupa ülkelerinden koalisyona destek istendiğini belirten Cenk Tamer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hürmüz Boğazı’nda olası bir savaşın parçası olmak istemeyen Körfez ülkeleri, İran’la işbirliğine gitmek ile ABD öncülüğündeki deniz koalisyonuna katılmak arasında bir tercih yapma noktasına gelmiştir. Bu durumda BAE’nin tercihi, İran’la işbirliğinden yana görünmektedir. Buna rağmen Körfez ülkeleri, İngiltere’nin yaptığı gibi, bölgedeki deniz koalisyonuna katılacaklarını; fakat ABD’nin İran’a uyguladığı maksimum baskı politikasına uymayacaklarını açıklayabilirler.”

“BAE destekli milis güçlerin Husilere karşı yürütülen savaşta psikolojik üstünlüğü kaybedecektir”

İran ve BAE arasında Hürmüz’ün güvenliğiyle ilgili işbirliği mutabakatına varılmadan önce Abu Dabi yönetimi, Yemen’de Riyad’ın öncülük ettiği koalisyona olan desteğini azaltarak bu ülkedeki askerlerini geri çekeceğini duyurmuş olmasını hatırlatan Cenk Tamer, “Bunun üzerine İran’ın Yemen’de desteklediği Husiler de BAE’ye yönelik saldırıları durdurduklarını açıklamıştır. Bu gelişmeler, aynı zamanda ‘İran-BAE yakınlaşması’ yorumlarını da beraberinde getirmiştir. Üstelik BAE’nin Yemen’de Husilere karşı oluşturulan koalisyona önemli derecede askeri, maddi ve lojistik destek verdiği bilinmektedir. Hatta BAE, 2018 yılının Nisan ayında Husilerin elindeki Hudeyde kentine yönelik başlatılan Sahil Şeridi Operasyonu’na öncülük etmektedir. Ancak çekilme kararından sonra, BAE destekli milis güçlerin Husilere karşı yürütülen savaşta psikolojik üstünlüğü kaybedeceği öngörülebilir. Zira 2015 yılında Suudi Arabistan’ın telkinleri sonucunda Yemen İç Savaşı’na müdahil olan BAE, Yemen’in güneyinde önemli bir etkinlik elde etmesine rağmen Husilere karşı savaşta aynı başarıyı gösterememiştir.” dedi.

“BAE, Yemen’de İran’ı daha fazla karşısına almak istemiyor”

Husiler ile Yemen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Salih güçleri arasında anlaşmazlık ortaya çıkmadan önce, Yemen’deki güç dengeleri tamamen Husilerin lehine olduğunu söyleyen Cenk Tamer, şunları söyledi:

“Ancak Abdullah Salih’in ölümü sonrasında Husiler, avantajı kaybetmiş ve 2018 yılında başlatılan Sahil Şeridi Operasyonu’yla güç dengeleri değişmiştir. El Muha’dan Hudeyde’ye uzan sahil koridorunu almayı başaran BAE öncülüğündeki koalisyon, büyük bir insani krize yol açmamak için liman kentindeki operasyonlarını durdurmuş ve barış görüşmeleri başlamıştır. Çıkmaza giren bir savaş için milyarlarca dolar harcayan BAE, Yemen politikasını gözden geçirmeye başlamıştır. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı’nda savaşın yaklaştığı bir dönemde BAE, Yemen’de İran’ı daha fazla karşısına almanın doğru olmadığını görmektedir.”

“BAE’nin tercihi, ABD-İran savaşındaki tutumunu büyük oranda etkiler”

ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hürmüz Boğazı ve Yemen’de yaşanan gelişmeler, İran ile BAE arasında pragmatik bir yakınlaşmanın olmasını da beraberinde getirmiştir. Bu itidalli yakınlaşmanın kalıcı bir siyasi işbirliğine dönüşmesi, BAE’nin ardından İran’ın da Ortadoğu politikalarını gözden geçirmesiyle mümkün olabilir. Aksi halde Körfez ülkeleri, İran’ı içişlerine karışmakla suçlamaya devam edecek ve karşılıklı güven ortamı tesis edilemeyecektir. BAE’nin İran’la Hürmüz Boğazı’yla ilgili işbirliğine gitmesi ve İran’ın bölgede Rusya’yla tatbikat arayışına yönelmesi, ABD’nin Aden Körfezi ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere deniz ticareti güvenliğini garanti altına alacak İran karşıtı bir koalisyon oluşturma çabalarına mesaj niteliği taşımaktadır. Ancak BAE, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini tehlikeye atacak hamleler yapmaya devam etmesi halinde, ABD’nin İran karşıtı koalisyonunda yer almayı ciddi anlamda düşünebilir. Boğazda savaşın kaçınılmaz bir hal alması halinde BAE’nin tercihi, diğer Körfez ülkelerinin olası ABD-İran savaşındaki tutumunu büyük oranda etkileyebilir. Halihazırda Amerikan hava üslerine ev sahipliği yapan BAE ve ABD Ordusu 5. Filosu’nun konuşlandığı Bahreyn, Hürmüz’deki gerginliğin savaş ya da barışa doğru evrilmesinde belirleyici olabilir.”

Yorumlara Git

CHP'de kooperatif sahteciliği! Ankara İl Başkanı Ümit Erkol yolsuzluk ve zimmetten tutuklanarak cezaevine gönderildi!

İstanbul’da polis noktasına yönelik terör saldırısında yeni gelişme! Gözaltı sayısı artıyor

Amerika'daki kariyerini noktaladı! Dr. Mehmet Özen neden Türkiye’ye döndüğünü açıkladı

Destici'den Elazığ'da İsrail ve ABD'ye sert yaylım ateşi: "Cumhurbaşkanına hakaret Türk milletine hakarettir!"

CHP’li başkanlar boşuna 3’er 4’er metres yapmamış! Hunharca mesir macunu dağıttıkları görüntüler yeniden gündem oldu