Gündem
‘Kaz dağları protestosunda iyi niyet yok‘ Kendileri yapmaz yapana da mani olurlar
Kaz Dağları bahanesiyle başlatılan protestolara ilişkin açıklamalarda bulunan Birsen Genel Başkan Yardımcısı Erkan Karahan, “Türkiye’nin gelişmesi için enerjiye de yer altı madenlerine de ihtiyaç var. Protesto edenler gerçekten çevre hassasiyetiyle hareket etseydi, Cumhuriyet tarihinin en büyük ağaçlandırma çalışmalarının son 15 yılda yapıldığını görürlerdi. Bazı kesimler maalesef ülke için birşey üretmediği gibi üretene de mani oluyorlar. Bu yönüyle bakınca protesto gösterilerinde samimiyet ve iyi niyet göremiyoruz” dedi.
Yusuf Kenan Çakır yeniakit.com.tr
Sol marjinal kesimlerin Kaz Dağları bahanesiyle başlattığı protestolar devam ederken, Enerji Birsen Genel Başkan Yardımcısı Erkan Karahan yeniakit.com.tr’ye konuştu.
Kaz Dağları’nda ağaçları kesip villa diktikleri halde çevreci geçinen sol güruhun başlattığı protesto eylemleri sürerken, milleti peşine takan sözde sanatçıların iki yüzlü tavırları bir bir ortaya çıkmaya başladı. Sosyal medyada “Kaz Dağları’na dokunma” paylaşımları yapan sözde solak sanatçıların Kaz Dağları’nda ormanlık alana villa diktikleri ortaya çıkarken, peşlerine taktıkları sol marjinal kesimler de birilerinin güdümünde ve sponsorluğunda yapılan eylemlerin figüranlığını yapmaya devam ediyor.
Ülkenin yer altı kaynaklarını işlemeye ihtiyacı var
Yeniakit.com.tr’ye konuşan Enerji Birsen Genel Başkan Yardımcısı Erkan Karahan, Türkiye’nin gerek enerji üretiminde gerekse de yer altı madenlerinden faydalanma noktasında üretime ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Burada çevre ve doğal hayatın korunması konusunda hepimiz aynı fikirdeyiz. Ormanları ve doğal çevreyi korumak için gereken her türlü özenin gösterilmesinden yanayız. Fakat bir taraftan da ülkenin madene, enerjiye ve yer altı kaynaklarının işlenerek ekonomiye kazandırılmasına ihtiyaç var. Refah toplumu olabilmek için üretim yapmak zorundasınız ve bunun için enerjiye ve hammaddeye ihtiyacınız var. Bütün gelişmiş ülkeler bu konuda optimum faydayı gözeterek hareket ediyor ve Türkiye’nin de bu konuda hassasiyetle davrandığı ortada. Somut verilere bakıldığında Cumhuriyet tarihinin en yoğun ağaçlandırma yapılan ve yeşil alanın artırıldığı dönem son 15 yıllık dönem. Çevreyi de koruyup geliştirmek zorundayız, madenlerimizi de işleyip ekonomiye kazandırmak zorundayız. Sadece ‘yaptırmayız’ demekle bu iş olmaz.”
Protesto edenlerin samimi davranması gerekiyor
Karahan şöyle devam etti: “Burada samimiyetin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Siz hem kesintisiz enerji isteyip hem de hidroelektrik santralleri, termik santrali ve nükleer santral yapımına karşı çıkıyorsanız; kusura bakmayın samimiyetiniz sorgulanır. Hem en güzel eti yemek isteyip hem de ‘hayvanlar kesilmesin’ diyorsanız samimiyetinize kimse inanmaz. Burada asıl bakmamız gereken şey; ortaya çıkacak kazanımlarla kayıpların ölçüsüdür. Çıkartılacak madenin sağlayacağı kazanımların, çevre anlamındaki kayıpları telafi edecek düzeyde artı sağlayıp sağlamadığıdır. Salt çevreci kaygılarla hareket edip bir taraftan da refah içinde yaşamayı istemek mümkün olmuyor maalesef.”
Türkiye’nin başarısı birilerini rahatsız ediyor
Yapılan protesto gösterilerinde iyi niyet göremediğini belirten Karahan, şunları söyledi:
“Kim neyi götürüyor, kim neyi götürmüyor herkes tarafından biliniyor. Daha önce de nereden nereye kadar yürüyüş yaptılar. Ortada bir başarı varsa bu başarı mutlaka birilerini rahatsız ediyor. Bu başarıların ortaya çıkmaması için herhalde böyle bir girişimde bulunuluyor. Burada iyi niyet yok. Birileri iyi şeyler yapıyor, birileri de bu iyi şeyleri hazmedemiyor, yıkmak için de bu tür eylemlerde bulunmaya çalışıyor. Diyarbakır’da olan biten birçok olaya ben şahit oldum. Ama olayları çıkaranların bu bölgeyle ilgili hiçbir projesi yok. Bir gün çıkıp deseler ki, ‘Biz iktidara gelsek, bu memlekete, milletimize şunları yaparız.’, öyle bir sıkıntıları, böyle bir dertleri yok. Huzur, refah, kalkınma gibi konularda bir öneri getirdiklerini göremiyoruz. Kendileri yapmadığı gibi yapana da mani oluyor. Çünkü millet refaha ve huzura kavuşursa kendilerini kimse umursamayacak. Ülkeyi sürekli bir gerginlik havasına sokmanın hiç kimseye bir faydası yok.”