Gündem
İlknur Birsel Büyükakça: Süresiz nafaka ile aile kurumu yok edilmek isteniyor
Süresiz nafaka mağdurlarının büyük bir toplumsal travma yaşadığına dikkat çeken Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Kurucusu İlknur Birsel Büyükakça, “Süresiz nafakanın devamından yana olan kadın dernekleri ve Türkiye Barolar Birliği, nafakayı geçim kaynağı yapan kadınların varlığını göz ardı ediyor. Yoksulluğun cinsiyeti olmaz. Bir yoksulun geçiminin ömür boyu diğer yoksulun sırtına yüklenmesi tarihin hiçbir hukuk sisteminde görülmemiştir. Bu sistem aile kurumunu yok ediyor.” dedi.
Mehmet Özmen yeniakit.com.tr
Yeniakit.com.tr süresiz nafaka mağdurlarının sorunlarının giderilmesi için yayınlarını sürdürüyor. 2 milyon mağdurun sesi olan yeniakit.com.tr’ye konuşan Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Kurucusu İlknur Birsel Büyükakça, ‘süresiz nafaka kazanılmış bir haktır’ diyen sözde STK’ların tezlerini çürütmeye devam ediyor.
“SGK gibi nafakayı geçim kaynağı yapan kadınlar göz ardı ediliyor”
Mağdurların 100 günlük icraat programında yer aldığı gibi 'çocuk haczi' ve 'süresiz nafaka' da acil çözüm beklediğini hatırlatan Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Kurucusu İlknur Birsel Büyükakça, “Sürekli okutulmayan kadın, yıllar boyu kocası tarafından çalıştırılmayan kadın örnekleri genelleyici biçimde öne sürülmeye devam ediliyor. Mevcut yasanın yıllar boyu mağdur ettiği kısa süreli evlilik mağdurları, üniversite diplomasını sadece zengin koca bulmak için kullanarak duvara asan ve ömür boyu SGK gibi nafakayı geçim kaynağı yapan kadınlar göz ardı ediliyor.” şeklinde konuştu.
“Hiçbir hukuk sisteminden görülmemiştir”
İlknur Birsel Büyükakça, nafaka mağdurlarının yaşadığı olumsuzlukların büyük bir toplumsal travmaya doğru gittiğini belirterek “Ailesi tarafından eğitimine engel olunmuş kadınlar, toplumun boşanmış kadına bakış açısı öne sürülmekte, yoksulluğa sadece kadınlar düşüyor gibi bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ailenin, devletin, toplumun, yoksulluğun tüm sorumluluğu yuva kuran tek bir adamın üzerine üstelik ömür boyu yıkılamaz ve bu ömür boyu borçlanma asla kabul edilemez. Yoksulluğun cinsiyeti olmaz. Bir yoksulun geçiminin ömür boyu diğer yoksulun sırtına yüklenmesi tarihin hiçbir hukuk sisteminde görülmemiştir.” dedi.
“Şiddet gören kadınların asla boşanamayacağı tezi son derece yanıltıcıdır”
Süresiz nafakanın devamından yana söylemlerde bulunan Türkiye Barolar Birliği ve Mor Çatı gibi sözde kadın STK’ların bütün tezlerini yerle bir eden İlknur Birsel Büyükakça, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Öne sürdükleri şiddet gören kadınların bundan sonra asla boşanamayacağı tezi ise son derece yanıltıcıdır. Şiddet yüzünden boşanan kadınlar bırakın kendine Nafaka istemeyi, eğer çocuk varsa çocuğuna dahi nafaka isteyemeyecek şekilde şiddet uygulayıcısı tarafından sindirilmiş, korkutulmuş gerçek mağdur kadınlardır. Maddi, manevi, hukuki bağı kalmamış kişileri ömür boyu boşamayan asıl süresiz nafaka yasasıdır.”
“Aile kavramı yok edilmek isteniyor”
İlk eşinden ayrılan erkeklerin bir daha yuva kurmamaları için her türlü zorlukların çıkarıldığını ve aile kavramının yok edilmeye doğru gittiğini belirten İlknur Birsel Büyükakça, “İkinci evliliğini yapan erkeklerin hanımları ile dünyaya gelen çocukları da büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. İkinci eşler kadın değil mi? Mevcut yasanın mağduru kadın ve çocuk kitlesi olduğu halde bu gerçek bazı kadın dernekleri tarafından yok sayılmaktadır.” şeklinde konuştu.