Gündem
20 yıldır hafızalarda! 17 Ağustos’u unutmadık
17 Ağustos 1999, saat 03.02’de 7.4’lük depremde 17 bin 840 kişiyi kaybetmiştik... Depremin acısı ve korkusu hafızalardaki yerini korurken, hayatını kaybeden vatandaşlarımız dualarla yâd ediliyor.
Düzce ve İstanbul’da yoğun bir şekilde hissedilen ve on binlerce vatandaşımızın hayatına mal olan Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçse de yüreklerdeki acısı halen taze. Yakın tarihimizin en büyük felaketi olan, 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği 17 Ağustos Depremi’nin üzerinden uzun zaman geçse de toplumsal hafızamızdaki yerini koruyor. Deprem Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova’da çok şiddetli şekilde hissedilmişti. Türkiye’ye maddi zararı 20 milyar dolar olan depremin manevi yıkımı ise çok daha büyük olmuştu.
Kandilli: 7 gün, 24 saat izliyoruz
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, 1200 metre derinliğinde, fayın göbeğine kurulan deniz tabanı sismometreleriyle 7 gün, 24 saat Marmara Denizi’ndeki fayın izlendiğini belirterek, “Olası bir depremin ne büyüklükte gerçekleşeceğini bilebiliyoruz. Büyüklüğü 7’nin üstünde bir veya birkaç deprem yaşayabiliriz ama bunların ne zaman olacağını bilemiyoruz” dedi. Türkiye’nin yüzde 90’nın da deprem tehlikesine maruz kalabilen yerler olduğunu belirten Özener, “Nüfusun çok yoğun, ekonominin kalbi olması gibi nedenlerle Marmara çok önemli. İstanbul 16 milyonluk bir şehir ve civarındaki 7-8 ille birlikle Marmara Denizi’nde olabilecek bir deprem buraları çok büyük şekilde etkileyecek” şeklinde konuştu.
Deprem simülasyonu Avcılar’da
Öte yandan; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü görevlileri, Avcılar Belediyesince Marmara depreminin 20. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte vatandaşlara, deprem öncesi ve sırasında yapılması gerekenleri anlattı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından Avcılar Havuzlu Meydanı’na deprem simülasyon tır’ı getirildi.
tır’ı ziyaret eden vatandaşlara eğitmenler eşliğinde, deprem öncesi ve deprem esnasında yapılması gerekenler hakkında uygulamalı bilgi verildi.
Enkazdan çıktı, arama kurtarma gönüllüsü oldu
Kocaeli'de öğretmen olarak görev yaptığı dönemde "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Marmara Depremi'nde eşiyle enkazdan kurtarılan Serdar Güneş (sağda), aldığı eğitimlerle hem çevresindekilere deprem bilinci kazandırmaya çalışıyor hem de arama kurtarma çalışmalarında gönüllü olarak yer alıyor.
Kupürleri arşivledi
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurfeddin Kahraman, 17 Ağustos 1999’daki Marmara Depremi ile ilgili gazete kupürleri ile görselleri halkı bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla arşivledi. Prof. Dr. Kahraman; “Bu gazetelerin arasındaki manşet diyor ki, ‘Devlet enkazın altında.’ Bunu attırmamamız lazım. Deprem bir doğal afettir ve gereği neyse onlar yapılabilir” dedi.
Depremden 20 yıl sonra
17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan ve yaklaşık 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden 20 yıl geçti. Kocaeli, İstanbul, Düzce, Sakarya ve Yalova'da can ve mal kaybına neden olan depremde resmi verilere göre 17 bin 840 kişi hayatını kaybetti. On binlerce kişinin yaralandığı Marmara Depremi'nin ardından yıkılan kimi binaların yerine yeni yerleşim birimleri yapılırken, kimileri ise boş olarak günümüze kadar geldi. Depremde hasar gören yerlerin 20 yıl sonraki halleri havadan görüntülendi. Fotoğrafta, Kocaeli'nin Gölcük ilçesindeki Dumlupınar Mahallesinin eski ve yeni hali görülüyor.