AKİT MENÜ

Ekonomi

Bekirzade’nin patronu Bekir Aydın iddialı konuştu: Döner bizim işimiz

“Lezzetin anahtarı da bizde ustası da” diyen Bekirzade’nin patronu Bekir Aydın iddialı konuştu... Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)’un Genel Başkanvekili Bekir Aydın, girişimci kimliği ile farklı sektörlerde ortaya koyduğu başarısını, son bir yıldır hizmet sektöründe de yansıtmaya başladı. Aile şirketi olarak kurduğu Bekirzade Gıda A.Ş. ile ilk adımda iki şubeden oluşan Dönerci Bekirzade’yi hizmete açan Bekir Aydın, Topkapı’daki müessesesinde Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’nın sorularını cevaplandırdı.

Güncelleme Tarihi:

Yeni yatırımlara karşı her zaman iştahlı yaklaşımıyla tanınan işadamı Bekir Aydın, iş geliştirme konusundaki gayretlerine bir yenisini daha ekledi. ASKON’daki görevinin yanı sıra inşaat, tekstil ve ayakkabı sektörlerinde ekonomik değeri yüksek üretimlere imza atan Aydın, arzu ettiği hizmet sektöründe de yer alma planın geçen yıl devreye soktu. Türk damak tadına uygun döneri en et ve en usta isimlerle müşterilerine sunmayı hedefleyen Bekir Beyle Topkapı’daki Dönerci Bekirzade’de buluştuk. Attığı imzanın hakkını vermek için ekipçe titizlikle çalıştıklarını söyleyen Bekir Aydın, hem esnafa, hem müşterilere hem de iş alemine önemli mesajlar verdi. Sözlerine iş hayatından kesitler sunarak başlayan Aydın’ı keyifle dinledim…

Hizmet sektörüne yeni girdik

Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesinde fabrika kurduk. Yaklaşık 100 kişilik ekibimiz ayakkabı tabanı üretiyor. Ürettiğimiz tabanlar termo olup üreticilerden rağbet görüyor. Çünkü termo tabanlar ayakkabının değerini de artırıyor. Günde 10 -15 bin çift arası üretim söz konusu. Ayrıca örme işimiz var. Burada ürettiklerimizin yarısını ihraç ediyoruz. İlave değerler katarak ihracata katkı sağlıyoruz. Markalarla çalışıyoruz. ARGE ve model çiziminde toplam 12 kişilik bir ekibimizle çalışıyoruz. 1990’lı yıllarda aile olarak inşaat işlerine girmiştik. 2000’e doğru ara verdik. Esenyurt, Büyükçekmece bölgelerinde projeler geliştirdik. Şu anda mola vermiş durumdayız. Bütün bunları yaparken aklımdan hizmet sektörüne de girmek de geçiyordu. Bu hayalimizi de geçen yıl gerçekleştirdim. Bekirzade adıyla Gaziosmanpaşa 500 Evler’de döner odaklı bir yer açtık. Ardından ikincisi de geldi. Onu da Topkapı’da Avrupa Konutları projesinin altında açtık. Böylece ismimizi de yaşatmak adına hayırlı bir girişimde bulunmuş olduk. Hamdolsun, bir yıl içerisinde lezzetiyle, tadıyla ve konseptiyle müşterilerimizin beğenisini kazanma şansını elde etmiş durumdayız. Tabi ki bu kolay olmadı. Çünkü etin en iyisinden ustanın en maharetlisine kadar herşeyi ince eleyip sık dokuduk. 3 aylık hazırlığın sonunda aile şirketimiz olan Bekirzade Gıda A.Ş.’yi kurduk. Tescili de bize aittir (Dönerci Bekirzade, Bekirzade Burger, Bekirzade İskender) Hizmet sektörüne girmekte geciktim diye üzülmüyorum, dahası doğru bir şeyleri yakaladığımı düşündüğüm için sevinçliyim. Sonuçta bu sektörün gelişmeye müsait olduğunu düşünüyorum.

Dönerimiz odunda pişiyor

Biz kebapçı değiliz. Biz vatandaşlara diyoruz ki, ‘’Eğer döner yiyeceksen, döneri gelip Bekirzade’de yiyeceksin kardeşim… Çünkü döner bizim işimiz.’’ Biz, dönerimizin etine güveniyoruz, terbiyesine güveniyoruz, ustasına güveniyoruz, pişirme usulüne güveniyoruz. Ürünlerimizin hammaddesi olan etin adreslerini bile titizlikle seçiyoruz. Çanakkale ve Balıkesir bölgelerini tercih ediyoruz. İki yaş altındaki danaların sadece arka iki budunu kullanıyoruz. Kuzunun kaburga döşünden de yağ takviyesi yapıyoruz. Kuyruk yağı ise hiç kullanmıyoruz. Döneri odunda pişiriyoruz. Lavaşımız da esmer unla karışımlı oluyor. Fırından adeta ince gazete kağıdı gibi çıkıyor. Ayranda ise paket de var kendi ürettiğimiz de. Mutfağımızda sabah 10’da başlayan hareketlilik akşam saatlerine kadar sürüyor. Oluşturduğumuz konsept müşterilerimiz tarafından da benimsendi. Müşterilerimizden gelen İskender taleplerini de zamanla dikkate aldık. Oğlumun burger merakı da buna eklenince menümüze döner burgeri de ekledik. Genç müşterilerimizin bu yöndeki talebini de karşılamış oluyoruz. Ama ana hareket noktamızın döner olduğunu söylemek istiyorum. Sözün özü; lezzetin anahtarı da bizde ustası da. 

Ben ayrıca bir gurmeyim

Abartı olmasın ama kendimi bir gurme olarak görüyorum. Bir yemeğin neyi eksik ya da neyi fazla anlarım. Et konusunda hassasım. İş yerlerimde de aynı hassasiyetim var. Haftada iki gün Bereç iki gün de Topkapı’daki yerlerimize uğrarım. Dostlarımızın da damak tadı zaten denetim mekanizmamızın baş tacıdır. Bize bir gelen tekrar geliyor. Müşteri müşteriyi çekiyor. Tavsiye üzerine gelen müşteri sayımız günden güne artıyor. Bu da, bizim için en büyük kazançtır. Kamuoyunun yakından tanıdığı gurmeleri de misafir ettik.

Pişmiş etin de mevsimi var

Yaz döneminde özellikle hafta sonları işlerin yoğunluğu düşüyor. Meğerse bu mesleğin gereği imiş. İşimizin en zayıf olduğu dönemler altıncı ayın 15’i ile sekizinci ayın 15’i arasıdır. Bunun da temel nedeni yaz tatili, piknikler ve pişmiş et satışının azalmasıdır. Diğer dönemlerde hamdolsun işimiz iyi diyebilirim.

Kola mı ayran mı?

Dönerin yanında ağırlıklı olarak ayran tercih ediliyor. Kola isteyenler de var ama ben tavsiye etmiyorum. Ayranın lezzeti kadar sağlığa olan faydaları da saymakla tükenmiyor. Ama kola için aynı şeyi söyleyemeyiz. Asitinden tut içindeki kafeine kadar neler yok ki! Bana sakın kola demeyin. Sağlığa yararı bakımından ayran her zaman tercih edilmeli. Ayranın yanı sıra salata, turşu, patates ve isteğe göre soğanı da dönerle birlikte servis ediyoruz. Menülerimizi, etteki kalitemize rağmen herkes afiyetle yesin diye 35 lira seviyesinde tuttuk.

Sırada üç şube daha var

Maşallah gelen bir daha geliyor ve gelen müşterilerimiz kendi semtlerinde de BEKİRZADE şubesinin açılmasını istiyor. İnşallah en kısa zamanda üçüncü ve dördüncü şubeleri açacağız. Ayrıca bir ekspres şubemiz de olacak. Ekspres şubede sıcak servis kurgusunu öne çıkaracağız. Ekspres şubede tandır vs olmayacak. İstendiğinde, sipariş müşterinin hemen yanında olacak şekilde bir plan söz konusu. Ayrıca yurt içinden yurtdışından da talep var. İlk adımda İstanbul’da büyüme hedefimiz var. Bahçelievler, Basın Ekspres, Başakşehir, Beylikdüzü öncelikli düşündüğümüz bölgeler arasında yer alıyor. Franchising ile bayilik taleplerinin olması işimizi doğru yaptığımızın önemli bir işaretidir.

Müşterilerimizin bir durağı gibiyiz

Müşteri profilimiz de farklı. Şöyle ki; iş yerlerimizin önünden yaya geçerken gelenlerden ziyade aracı olup da gelenlerin sayısı daha fazla. Bir nevi arabası olan müşterilerimizin bir durağı gibiyiz. Döner ya da iskenderlerini yiyip, çaylarını içtikten sonra yollarına devam ediyorlar. Biz de ekmek arası diye bir servis yoktur. Orta gelirin üstü olan müşterilerimizin ağırlıklı olduğu bir müesseseyiz. Sosyal medya üzerinden bilinirlik noktasında başarılıyız. Dört ayda 15 bin takipçi kazandık.

Artık besi çiftliğimiz de var

Önümüzdeki süreci daha sağlıklı yönetmek için Uşak Banaz’da 50 dönümlük bir besi çiftliği satın aldık. Teşvik bölgesi olarak bilinen Uşak’taki çiftlik, düzeni kurulu bir şekilde çalışmaya devam edecek. Önce küçükbaş hayvanla başlayacağız. Allah nasip ederse gelecek dönemde tüm BEKİRZADE şubelerinin ihtiyacı olan eti buradan karşılamayı planlıyoruz. Ayrıca işleme yerlerimizi fiziki olarak büyüteceğiz. Biz, vatandaşlara ağız tadıyla sunacağımız hizmet karşılığında hakkımızı almak için gayret edeceğiz.

Halkımız eti seviyor

Vatandaşlarımız artık her işin kalitelisini olanı tercih ediyor. Mesafesi uzak da olsa gidip ağız tadıyla bir şeyler yemek istiyor.

Eti de seviyorlar. Bu nedenle ikramlarımızda etlerin tümünün tüketildiğini görüyoruz. Zaman zaman salata ve patateste israf oluyor. Biz de buna göre tedbirimizi alıyoruz.

Tavuğun da döneri mi olurmuş

Son yıllarda bir tavuk döner furyasıdır gidiyor. Tavuğun da döneri mi olurmuş. Çevirmesi iyi olur ama döneri için aynı şeyi söyleyemem. Zaten satılan da tavuk döner değil piliç dönerdir. Ben dükkânıma sokmuyorum o tür ürünleri.

Her şeyi yapmayacağız

Şube sayımız artsa da, aldığımız karar gereği her şeyi yapmayacağız. Müessesemizin adını döner ve iskender ile yaşatacağız. Şu köşe de olsun, bu çeşit de bulunsun demeyeceğiz. Bir esnafın değer bulmasında yaptığı işe duyduğu saygının büyük rolü var. Günümüz esnafının buna dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Dönerin eti nasıl olmalı?

Bu soru işimizin püf noktasıdır” diyen Bekir Aydın, “İki yaşın altında olan dana tercihimizdir. Dananın en pahalı yeri arka kısmıdır yani arka bududur. Biz, işte her zaman onu tercih ediyoruz. Budun içerisindeki kas, kıkırdak ve sinir gibi şeyleri ayrıştırıyoruz. 100 kiloluk etin ortalama 9 kilosunu bu yolla atmış oluyoruz. Kesinlikle kuyruk yağı kullanmıyoruz. Koku kadar midede yanma da yapıyor. Ucuz da olsa kullanmıyoruz. Biz, özellikle kuzuyu tercih ediyoruz. İçinde kıyma olan döner bizim işyerlerimizde bulunmaz. Etin iyi dinlenmiş olması ve ustası tarafından iyi terbiye edilmiş olması da önemli. Et kadar pişirme işi de önem az ediyor. Biz, dönerleri tüpte pişirmiyoruz. Odunu tutuşturup köz haline getiriyoruz. Budu yaprak yaprak açarak şişine takıyoruz. Közleşmiş odun üzerinde pişirme işlemini yapıyoruz” bilgisini verdi.

Müşteri bizi neden tercih ediyor?

-Ürün ve hizmet kalitesinden vazgeçmiyoruz.

-Etimizi özel getirtip ve özenle hazırlıyoruz.

-Sıcak servisimiz var.

-Hijyene önem veriyoruz.

-Bir kulağımız her zaman müşterilerimizde oluyor.

-Girişimci kimliğinin yanı sıra STK’larda da etkin görevler üstlenen Bekir Aydın, geçtiğimiz günlerde ASKON yönetimi ile İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’yı ziyaret etti.

Yorumlara Git

Avrupa'dan Türkiye ve Ermenistan'a destek

Delice-Çorum etabı hızla ilerliyor YHT hattı dolu dizgin

Londralı ev sahipleri İngiltere’yi kızdırdı: Sadece Müslümanlara kiralık

Fıkra bu kadar! CHP önünde protesto varken bakın özgür nerede şov yapıyordu

Cumhurbaşkanı Erdoğan kurbanını Türkiye Diyanet Vakfı'na bağışladı