Gündem
Babader Başkan Yardımcısı Tan isyan etti: “Çocuk haczi insanlık suçudur!”
Çocuklarda hem sosyal, hem de psikolojik olarak birçok olumsuz etki oluşturan çocuk haczi konusunda yeniakit.com.tr’ye konuşan BABADER Başkan Yardımcısı Ramazan Tan, “Çocuk haczi bizce insanlık suçu ve duygusal istismardır.” dedi.
Oğuzhan Çağlar yeniakit.com.tr
Çocuk haczini yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Babalar ve Çocuklar Derneği (BABADER) Başkan Yardımcısı Ramazan Tan, “Haciz uygulanan çocuklar; yaşıtlarına göre daha ürkek, daha güvensiz, daha saldırgan, daha kaygılı olmakta ve asosyal kişilik özellikleri göstermektedir. Çocuk haczi tutanağında eşya olarak ifade edilen bir çocuğun kendisini değerli hissetmesi çok zordur.” diye konuştu.
“Çocuk, velayeti kötüye kullanan ebeveynin elinde silah olarak kullanılıyor!”
“Çocuk haczi; çocuk tesliminin icra memurları, pedagog ve kolluk güçleri marifeti ile yapılması işlemidir.” diyen Tan, sözlerine şöyle devam etti: “Boşanma sonrası velayeti alamayan (büyük çoğunlukla babalar) ebeveyne çocuğu ile kişisel ilişki kurması için, mahkeme kararı ile belirli süreler ile görüşme hakkı verilmektedir. Velayeti kötüye kullanan ebeveynler çocuğu karşı tarafa silah olarak kullanmak ve karşı tarafı rahatsız etmek için çocuğu diğer ebeveyne göstermemektedir. Bu durumda kanun koyucu çocuğun bir mal gibi haczedilmesini icra iflas kanunu madde 25 ile düzenlemiştir. Çocuk haczi ile küçük çocuklar tanımadıkları yabancı adamlar tarafından bir ebeveynden alınarak diğerine teslim edilirken duygusal sarsıntı yaşamaktadır. Bu durumdaki çocuklar; yaşlarına göre daha ürkek, daha güvensiz, daha saldırgan, daha kaygılı olmakta ve asosyal kişilik özellikleri göstermektedir.
Çocuk haczi tutanağında eşya olarak ifade edilen bir çocuğun kendisini değerli hissetmesi çok zordur. Bu işlem bizce insanlık suçu ve duygusal istismardır.”
“Çocuk haczi, çocukların aile kurumuna nefret beslemesine sebebiyet veriyor!”
BABADER Başkan Yardımcısı Tan, boşanmanın çocuklar üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerin üzerine bir de çocuk haczi gerçekleştiğinde çocuğun aile kurumuna bakışında sıkıntılar oluşturduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Çocuk haczi ebeveynler arasında kini artırmakta bu kini gören çocukların anne babalarına ve aile kurumuna olan bakışı nefrete dönüşmektedir. Boşanma ile zaten aile kavramı hakkında olumsuz fikirler edinen çocuklar haciz işlemleri ile aile kurumuna iyice soğumaktadır. Anne ve babanın çekişmelerini gören çocuk ileri yaşlarda aile kurmaktan imtina edecektir. Çocuk haczi işlemleri boşanma sonrası şiddetin, cinayet ve intiharların temel nedenlerinden biridir. Tüm haciz işlemlerinde icra masrafları icraya sebep olandan alınır iken çocuk haczi işlemlerinde masraf mağdur taraf olan ve mahkeme kararına rağmen çocuğunu göremeyen tarafa yüklenmektedir. Bu miktar çoğu zaman 400-800 tl arasında olmaktadır. Devletin birçok kurumunda yapıldığı gibi yargı da kadına pozitif ayrımcılık adı altında aile mahkemelerinde erkeğin hakkını gasp etmektedir. Aynı durum çocuk haczinde de uygulanmaktadır. Çocuk haczini isteyen kadın olduğu halde cezalandırılan çocuğunu görmek isteyen babalar olmaktadır. Haczin bedeli babaya ödetilmekte çoğu zaman babasına düşman edilen çocuklar babayla görüşmek istememektedir. Ancak bir saat sonra baba ile güle oynaya vakit geçiren çocuklar, onlara uygulanan psikolojik şiddetin en çarpıcı örneğini göstermektedir.”
“Aile birliğinin sarsılmasının önlenmesi gerekmektedir!”
“BABADER olarak aile birliğinden yana olduğumuzu ve ailenin toplumun ve devletin temeli olduğunu her durumda ifade etmekteyiz.” diyen Tan, ifadelerini şöyle sürdürdü: “Çocuk icrası evlilik birliğinin sağlanamaması ile meydana çıkmış sorunlardan biridir. Bu sorunun esas çözümü aile birliğinin sarsılmasını önlemekten geçmektedir. Ancak her halükarda boşanmalar ve çocukla kişisel ilişki kurulması işlemleri gerçekleşecektir. Velayetin babalara verilmesi durumunda anneler çocukları ile kişisel ilişki kurmakta zorluk çekmeyecekler hatta birçok durumda belki de boşanma gerçekleşmeyecektir. Dinimiz ve örfümüzde de velayetin babaya verilmesi daha uygun görülmektedir. BABADER olarak velayetin babaya verilmesi durumunda birçok boşanmanın gerçekleşmeyeceği, çocuk icrasının ve boşanma sonrası cinnet ve cinayetlerin son bulacağı ve nafaka sorunlarının da en düşük seviyeye gerileceğini, ortak velayet ile amaçlanın ancak velayetin babaya verilmesi ile sağlanacağını düşünmekteyiz.”