AKİT MENÜ

Gündem

Uzmanlar son gelişmeleri değerlendirdi! Zirveler Ankara’nın elini güçlendiriyor

Eylül ayında Ankara’da Suriye konulu Rusya-Türkiye-İran zirvesi ve Putin-Macron görüşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, “İdlib’de gerçekleşen saldırının ardından Putin’in Macron’la görüşmesi Rusya’nın niyetini gözler önüne sermektedir. İstanbul Zirvesi’nin ikincisi Ankara’da yapılırsa, Türkiye’nin Suriye’deki etkinliği artabilir. Bu tip zirveler, Ankara’nın elini güçlendirmektedir” yorumunda bulunuyor.

 Murathan Seyitoğlu  yeniakit.com.tr 

Uzmanlar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) Putin-Macron görüşmesinin yansıması ve Suriye’deki son gelişmelere ilişkin Ankara’da yapılması planlanan üçlü zirveyi değerlendirdi.

“Türk askeri konvoyuna saldırı ‘Astana Ruhu’na gölge düşürdü”

Fransa lideri Macron ve Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan ANKASAM Avrasya Danışmanı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Saynur Derman, Türk askeri konvoyuna İdlib’de düzenlenen saldırıyı hatırlatarak “19 Ağustos 2019 tarihinde Suriye’nin İdlib kentindeki 9 Numaralı Gözlem Noktası’na intikal etmekte olan Türk askeri konvoyuna bir hava saldırısı düzenlenmiş ve bu saldırıda üç sivil yaşamını yitirmiştir. Millî Savunma Bakanlığı (MSB) söz konusu saldırıların arkasında Esad rejimi ve Rusya’nın olduğu gerçeğinden hareketle saldırıyı kınamıştır. MSB’den yapılan kınama açıklamasında, İdlib Mutabakatı’na aykırı olarak rejim tarafından gerçekleştirilen ve sivil insanlara zarar veren operasyonların Moskova yönetimine yapılan tüm uyarılara rağmen devam ettiği belirtilmiştir. Elbette bu gelişmeler, ‘Astana Ruhu’na gölge düşürmektedir. Rejimin gerçekleştirdiği operasyonlar, 2019 yılının Eylül ayında Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya liderlerinin katılımıyla İstanbul’da yapılması planlanan dörtlü zirvenin akıbetini de etkileyecektir.” şeklinde konuştu.

“Rusya, Avrupa’nın iki önemli aktörüyle birlikte hareket etmek istiyor”

Rusya’nın Avrupalı aktörlerle yakınlaşmasına dikkat çeken Prof. Dr. Giray Saynur Derman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Moskova, Ukrayna Krizi’nde Kırım’ın işgaliyle başlayan Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarıyla zor duruma düşmüş ve bu zorlukları aşabilmek için Avrupa ülkeleriyle yakınlaşma çabasına girmiştir. Putin tarafından Rusya’nın Avrupa Konseyi’ne (AK) dönmesi için Fransa’nın desteğinin önemli olduğunun vurgulanması ve Rus liderin Astana Süreci’ne Fransa ve Almanya’nın da dahil olmasını talep etmesi, bu durumun açık bir göstergesidir. Rusya, bundan sonraki süreçte Avrupa’nın iki önemli aktörüyle birlikte hareket etmek istemektedir. Nitekim 19 Ağustos 2019 tarihinde İdlib’de gerçekleşen saldırının ardından Putin’in Macron’la görüşmesi de Rusya’nın niyetini gözler önüne sermektedir.”

“Türkiye’yle olan ilişkisini de olumsuz etkiliyor”

İkili görüşmenin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği yönünde bir değerlendirmede bulunan ANKASAM Avrasya Danışmanı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Saynur Derman, sözlerini şöyle tamamladı:

“İki liderin basın toplantısında ele aldığı konular arasında Soçi Mutabakatı gereği İdlib’de uygulanması gereken ateşkes ve henüz çözüme kavuşturulamayan Ukrayna Krizi’nin sonlandırılabilmesi için tesis edilen ‘Normandiya Formatı’ gibi konular bulunmaktaydı. Son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşanan hareketlilik, Fransa’nın bölgedeki faaliyetleri ve Rusya’nın Suriye’de bulunan üsleri gibi pek çok konu dikkate alındığında, Putin’in Avrupa ülkelerini bu sürece dâhil etmeye çalışmasının nedeni çok daha iyi anlaşılmaktadır. Ancak Avrupa’nın Suriye konusuna dâhil olması Türkiye, İran ve Rusya’nın oluşturduğu Astana Ruhu’na zarar verebilir. Rusya’nın rejimi desteklemesi ve bölgedeki saldırıları, Türkiye’yle olan ilişkisini de olumsuz etkilemektedir.”

“Macron’un asıl amacı Putin’i ikna etmekti”

Putin-Macron görüşmesini değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, “Görüşme, olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de Macron’un asıl amacı Putin’i ikna etmekti. Bu konuda Fransa Cumhurbaşkanı başarılı olamamış ve Rus liderin verdiği mesajların oldukça sert olduğu görülmüştür” diye konuştu.  

“Moskova, Suriye Krizi’nde daha aktif rol oynayacak”

İdlib'deki durum Fransa'da yapılan görüşmenin de gündem başlıklarından biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, şöyle konuştu:

İdlib konusunda Rusya’nın amacı Esad rejimini başarıya ulaştırmaktır. Bu yüzden de Moskova, Şam’a her türlü desteği vermektedir. Gelecek dönemde de Rusya’nın bu desteğinin süreceği anlaşılmaktadır. Rusya, her zaman kendi bildiğini yapmaktadır. Putin, şu anda öyle bir pozisyon almıştır ki her istediğini yapacağını göstermektedir; yani bir nevi meydan okumaktadır. Ancak Rusya’nın gücünün yeterliliği konusunda bazı soru işaretleri vardır. Zira Rusya’nın gücü sınırlıdır. Bununla birlikte Türkiye’nin Suriye’de Amerika Birleşik Devletleri’yle (ABD) sorunlar yaşaması ve ABD’nin bölgede keyfi politikalar uygulaması, Rusya’nın elini güçlendirmektedir. Bu da Moskova’nın Suriye Krizi’nde daha aktif bir rol oynayacağına işaret etmektedir.

“Zirveler, Ankara’nın elini güçlendiriyor”

Ankara’da yapılması planlanan Suriye konulu Rusya-Türkiye-İran zirvesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, “Bu tip zirveler, Ankara’nın elini güçlendirmektedir. Çünkü Suriye Krizi’nin sonlandırılmasına ilişkin çözüm arayışlarına farklı aktörlerin dahil olması, ABD ve Rusya’nın bölgedeki etkisini azaltabilir. Dolayısıyla yapılacak zirve, Türkiye açısından olumlu bir gelişme olarak yorumlanabilir. Eğer 2018 yılının Ekim ayında düzenlenen İstanbul Zirvesi’nin ikincisi yapılırsa, Türkiye’nin Suriye’deki etkinliği artabilir” şeklinde konuştu.

“Fransa, Türkiye’nin de dahil olduğu son uzlaşma programını desteklemektedir.”

Putin-Macron görüşmesinde ele alınan Suriye’de yaşanan gelişmeleri merkeze alarak değerlendiren Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ozan Arslan ise, “Macron’un konuya dair yaptığı açıklamalar, Türkiye açısından olumludur. Macron, Soçi’de imzalanan İdlib Mutabakatı’na atıfta bulunarak; Türkiye, Rusya ve İran’ın bölgedeki çatışmaları azaltmak için uzlaştıkları anlaşmanın etkin olarak kullanılmasını istemiş ve Esad rejiminin Rusya ve İran’dan aldığı desteğe güvenerek düzenlediği saldırıları durdurması gerektiğini vurgulamıştır. İdlib’de dört milyona yakın insan yaşamaktadır. Bu da yeni bir göç dalgasının ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Yeni bir göç dalgasının ucu Avrupa’ya da dokunacaktır. Tahmin edileceği gibi, böylesi bir gelişmeyle yüzleşmeyi Avrupa ülkeleri de istememektedir. Ayrıca Paris’in en başından beri Esad rejimine olumsuz yaklaştığı bilinmektedir. Dolayısıyla Fransa, Türkiye’nin de dahil olduğu son uzlaşma programını desteklemektedir” şeklinde konuştu.

Yorumlara Git

Diyarbakırlılardan Devlet Bahçeli'ye teşekkür

Refah’ta umut nöbeti: 20 bin hasta bekliyor, İsrail sadece 200 kişiye izin verdi

Erdoğan Epstein ile görüştü yalanı! Fetö, İsrail ve CHP trollerinden organize iftira. Bir milyon etkileşimli yalan! Apar topar sildi

İran Türkiye'ye teslim etmeye hazırlanıyordu! Rusya hemen uyanıklık yapıp araya girdi: Bize verin biz saklarız

Neler oluyor? Rus diplomat kovuldu