Gündem
İlahiyatçı-yazardan çağrı: Tarikatlar yasallaştırılarak denetlenebilir hale getirilmelidir
Yeniakit.com.tr’ye konuşan İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut, tasavvuf kültürünün İslam’i değerlerin aktarımında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekerek, “Bir şekilde tarikatlerin ve toplulukların denetlenebilir halde legal yapılara dönüştürülmesi gerekir.” dedi.
Oğuzhan Çağlar yeniakit.com.tr
Cumhuriyet’in ilanının ardından gerçekleştirilen inkılaplarla birlikte İslam’a vurulan darbelerin büyüklerinden biri olan tekke ve zaviyelerin kapatılmasının sonucu ‘cemaat’ adı altında oluşan denetimsiz yapılarda yaşanan yanlışları İslam’ın tümüne teşmil etmeye çalışan İslam düşmanlarına cevap İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut’tan geldi. Bulut İslam üzerinde yapılan teşmil yollu algı operasyonlarına ilişkin, “Merdiven altı denetimsiz işlev gören toplulukların başındaki ehliyetsiz kişilerin yaptığı yanlış faaliyetin İslam’a genellenmesini doğru bulmuyorum. Bir doktor işini istismar ettiğinde bütün doktorlar suçlanamayacaksa, sapkın bir kişi veya tarikatin yaptığı iş de bütün tarikatlara mal edilmemelidir.” ifadelerini kullandı.
“Tarikatler Osmanlı döneminde kurumsal ve denetlenebilir bir yapıdaydı!”
“Tasavvuf eğitimini veren tarikatlar peygamberimizin yaşantısını güncelleyen kurumlardır.” diyen Bulut sözlerini şöyle sürdürdü: “Osmanlı’da bu yapı, diyanet teşkilatı gibi bir teşkilat altında oluşturulmuştu. Bu kurumsallık onların denetlenebilir olmasını sağlıyordu. Siyer-i nebiyi yeni nesillere aktarması, denetlenebilir olması ve benzeri özellikleriyle bu kurum, toplumun ahlaken, manen gelişmesinde bir mektep gibi çalışıyordu. Cumhuriyet dönemine gelinip de tekke ve zaviyeler kapatıldığı zaman bu kurumsallık ortadan kalktı ve merdiven altı hizmet görülmeye başlandı. Bu süreçten sonra oluşan bu denetimsiz ortamla birlikte bunların illegal olanları ve ehliyetsiz olanları görev başına gelir oldu. Ehliyetsiz kişilerin çoğu ise İslam’la bağdaşmayacak işler gördüler, yanlış hareketleri oldu ve bu durum tüm İslam’a teşmil edildi.”
“Yanlış uygulamaların İslam’a genellenmesi doğru değil!”
İlahiyatçı Yazar, gerçekleştirilen yanlış uygulamaların tarikatlerin tümüne teşmil edilemeyeceğine dikkat çekerek, “Merdiven altı denetimsiz işlev gören toplulukların başındaki ehliyetsiz kişilerin yaptığı yanlış faaliyetin İslam’a genellenmesini doğru bulmuyorum. Nitekim bir doktor işini istismar ettiğinde bütün doktorlar veya doktorluk mesleği suçlanamayacaksa, bir mühendis yanlış yaptığında bütün mühendisler sorumlu tutulamayacaksa, sapkın bir kişi veya tarikatin yaptığı iş de bütün tarikatlara mal edilmemelidir.” dedi.
“İslam adına oluşan cemaatler denetlenebilir hale gelmelidir!”
Bulut, denetimsiz bir şekilde İslam adına oluşturulan cemaatlerin ve tarikatlerin İslam’la bağdaşmayan faaliyet gerçekleştirebildiklerini ve bunların İslam’a zarar verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Güzel olan, bunların legalleştirilmesidir. Legalleştirme işlemi tarikatların, dergahların, cemaatlerin denetlenebilir olmasını sağlayacaktır. İlahiyat Fakülteleri’nde tasavvuf zaten anabilim dalı olarak hizmet gören bir bilim dalı. Diyanet çatısı altında kurulacak bir başkanlıkla, birimle de bu tarikat, dergah ve sair yapıların denetlenmesi sağlanabilir. Diyanet dışında kurulacak müstakil bir yapıyla da denetim mekanizması oluşturulabilir. Her ikisi de mümkündür lakin bir şekilde bu yapıların denetlenebilir halde legal yapılara dönüştürülmesi gerekir.”