Siyaset
AK Parti, fabrika ayarlarına dönüyor
AK Parti’nin keskin hatlarla belirlenmiş fabrika ayarları olduğunu belirtip, Başbakan Davutoğlu’nun, “2001’de hangi değerleri öne çıkardıysak onu savunacağız” diyerek fabrika ayarlarına dönüş sinyali verdiğini ifade eden Hasan Öztürk, “AK Parti’nin kongrede ‘öze dönme’ çabası millet tarafından takip ediliyor. Ve elbet bu çabanın millet nezdinde bir karşılığı olacaktır” dedi. Öztürk, “AK Parti’nin, değişimin ana aktörü olmasının önünde hiçbir engel yok. Yeter ki 7 Haziran’ı Uhud olarak kabul edip, gerekli dersleri çıkartsın” ifadelerini kullandı.
İŞTE O YAZI:
Perşembe günkü yazıda, “Ak Parti Uhud’u unutmazsa” diye başlayıp, “Ak Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun yüzde 41 oy almasına rağmen tek başına iktidar olamamış partisini yeniden iktidara taşıyacak formülü bulması gerekiyor. Uzun yıllar iktidarda kalmanın getirdiği handikapları bilerek partisinde yenilikten daha çok öze dönüşü sağlamasını bekliyorum.
Parti yönetiminde yapılacak değişikliğin bize mutlaka ‘Ak Parti bir erdemliler hareketi olarak doğmuştur ve öylece varlığını sürdürecektir’ mesajı vermelidir.
7 Haziran seçimleri döneminde gösterilen ‘rehavetin’ nelere mal olduğunun bilinmesi ve Uhud psikolojisinden mutlaka çıkıldığı mesajı 12 Eylül’deki kongrede verilmesi gerekir.
Ak Parti’nin keskin hatlarla belirlenmiş fabrika ayarları var. Bu ayarlara geri dönüldüğü takdirde birinci virajın kolaylıkla alınabileceğine inanıyorum” demiştim.
Başbakan Davutoğlu 63’ncü hükümeti açıklamadan hemen önce sanki tespitlerimi olumlar nitelikte açıklamalar yaptı. Davutoğlu, Ak Parti’nin değerlerine, kuruluş felsefesine, erdemliler hareketine, 2001 ruhuna atıf yaptı.
Aynen şunları söyledi:
“Halk, Ak Parti kadrolarına ‘kurucu ilkelerinize geri dönün’ dedi. Kurucu değerlerimizde lüks ve şatafata yer yok. Erdemliler hareketi olarak 2001’de hangi değerleri öne çıkardıysak onu savunacağız.”
(...) Ak Parti’nin bundan önce nasıl 13 yıl boyunca olmuşsa yine, Türkiye’nin hakim partisi olmaması için hiçbir neden yok.
Değişimin ana aktörü olmasının önünde hiçbir engel yok. Yeter ki 7 Haziran’ı Uhud olarak kabul edip, gerekli dersleri çıkartsın.
Unutmayın Ak Parti’nin şu anda tek bir rakibi var o da yine Ak Parti!
İki partinin 1 Kasım seçimlerinde ne yapacağı çok merak ediliyor; Ak Parti ve HDP.
Ak Parti’nin kongrede “yenilenme” daha doğrusu “öze dönme” çabası millet tarafından takip ediliyor. Ve elbet bu çabanın millet nezdinde bir karşılığı olacaktır. Buna mukabil “HDP’nin 7 Haziran öncesi havasını yakalaması mümkün müdür?” sorusunu sormalıyız.
HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesindeki “Türkiyelileşme iddiası”nın bugünlerde tam bir fiyaskoya dönüştüğüne şahit oluyoruz. 7 Haziran öncesinde özellikle Aydın Doğan medyası tarafından Türkiye kamuoyuna pazarlanan Selahattin Demirtaş ve partisi HDP’nin bugün artık terör örgütü PKK ile arasına mesafe koymadığının açık göstergeleri var. Aslında bizler her fırsatta HDP’nin PKK terör örgütü ve özellikle Kürt ulusalcılığı konusundaki direncinin altını çiziyorduk. Ancak Aydın Doğan medyasının perdelemesi nedeniyle bu yalın gerçeklik bir süreliğine gizlenmiş oldu.
Hatırlıyor musunuz, Demirtaş 7 Haziran seçimleri döneminde PKK terör örgütünün seçmenleri tehdit ettiği yönünde çıkan iddialara, “İspatlayın” diye efelenmişti.
Bir çok mektup ve mesaj ile seçmenlerin tehdit edildiği gündeme gelmişti. Ancak perdeleme nedeniyle toplumsal karşılık bulamamıştı.
Yine 7 Haziran’da HDP’ye oy vermeyenlerin PKK’nın askeri kanadı HPG tarafından tehdit edildiği ortaya çıktı. (...)
Hasan Öztürk/STAR
Akit Arşiv sayfasından...