Gündem
Tarihçi Gürsoy Solmaz: 30 Ağustos tarihimizin şahlandığı zirvedir
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97. yıldönümünde yeniakit.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan Tarihçi Gürsoy Solmaz, “İnanırsanız başarırsınız. 30 Ağustos yüce milletimizin Allah diye coştuğu, tarihimizin şahlandığı zirvedir.” diye konuştu.
Oğuzhan Çağlar Yeniakit.com.tr
Başkumandan Zaferi olarak da anılan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97. yıldönümü münasebetiyle zaferi ve Türk tarihini yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Tarihçi Gürsoy Solmaz, Türk Milleti’nin karakterinde lider yetiştirmek olduğunu vurgularken, 30 Ağustos’a ilişkin olarak da, “Millet olarak düştüğümüz o zelil durumdan kurtulacağımıza inancımız, imanımız ve in’amımız bir araya gelerek o günlerden bu günlerin zeminini hazırlamış oldu.” ifadelerini kullandı.
“Bu milletin daima lokomotifi olmuştur!”
Solmaz, Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken on binlerce şehit verildiğine dikkat çekerek, “Gerideki vagonların hızlı gelmesindeki etken lokomotiftir, bu milletin ve memleketin daima lokomotifi olmuştur. Haliyle 30 Ağustos yüce milletimizin Allah diye coştuğu, vatan diye koştuğu, bayrak sevdasının doruklara çıktığı, görenlerin şaştığı, tarihimizin şahlandığı zirvedir. Bu önemli tarih bizlere neler yapabileceğimizin örneğini teşkil ederken, aynı zamanda düşmanlarımıza da korku aşılamaktadır. Bu sebeple 30 Ağustos unutulmaması ve duygu haliyle birlikte benliklerde hissedilmesi gereken bir gündür.”
“Atatürk bir dönemin insanıdır ve Türk tarihinde tek değildir!”
“Atatürk 1881’de doğmuş, 1938’de de rahmetli olup gitmiştir. Oysa Türk Tarihi 3 bin, 5 bin yıldır var.” diyen Solmaz, ifadelerine şöyle devam etti: “Allah insanları değişik karakterlerde yaratmıştır. Bizim milletimizi de bu minvaldeki insanları yetiştirecek şekilde yaratmıştır. 5 bin yıllık tarihte sadece Mustafa Kemal yoktur lakin birçok Mustafa Kemal vardır. Oğuz Han’dan günümüze kadar, Bilge Kağan, Saltuk Buğra, Alparslan, Tuğrul Bey, Ertuğrul Gazi, Süleyman Şah, Osman, Fatih, Kanuni, Yavuz, 4. Murat, Abdülhamit sadece sayabildiğimiz liderlerdir. Bunlar olmasa biz nasıl olacaktık? Fatih kimdir; Osmanlı’dır. Osmanlı kimdir; biziz. Bizde bir kısım insanlar birilerini çok paranoya bir şekilde koruma yoluna gitmektedir. Hayır! Kul beşerdir ve şaşar. Mustafa Kemal’in memlekete iyilikleri de vardır, tartışılacak yanlış uygulamaları da vardır. Her dönemdeki her lider gibi onun da hataları olmuştur.”
“Osmanlı’nın da hataları vardır ve eleştirilebilir olmak gerekir!”
Atatürk’ün her lider gibi hataları olduğunu ve eleştirilmesinin önünde engel olmaması gerektiğini söyleyen Solmaz, şöyle konuştu: “Yavuz Sultan Selim Çaldıran’da muharebe ederken Amerika fethedilmiştir. Aynı yıl İspanya’daki İslam devleti Beni Ahmer yıkılmıştır ve Osmanlı seyretmiştir. Ne var ki o yıllar Osmanlı’nın en gösterişli dönemleri olmasına rağmen Osmanlı Devleti’nin donanması yahudileri taşıdığı için oraya el atamamıştır. Oysa o bölge İslam kültürünün muazzam bulunduğu bir bölgedir. 1492 yılından 1555 yılına kadar Amerika kıtası çeşitli devletlerce tarumar edilmiştir. Yavuz Sultan Selim ilk halifemiz olmasına rağmen Amerika’ya bir imam göndermemiştir. Fatih İstanbul’u almıştır ama matbaayı almamıştır, Fener Rum Patrikhanesine imtiyazlar vermiştir; Otranto’ya kadar gitmiştir, İspanya’ya bir laf edememiştir. Abdülhamit’in birçok güzel icraatı vardır lakin Rusya’ya borcuna karşılık Kars, Ardahan ve Batum’u vermiştir. Bunlar Osmanlı’nın suçlarıdır. Atatürk’ün de hataları vardır ve eleştirilebilir olmak gerekir. Biz insan olarak mükemmel olamayız. Hatalarımız elbet vardır ve eleştirilebilir olmalıyız. Eğer ki hata yapamaz olsak insan olmanın bir anlamı kalmaz.”