Ekonomi
Ruhsar Pekcan: Dünya teknolojik savaş içerisinde! Teknolojiye odaklanmazsak treni kaçıracağız
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, geçen hafta İstanbul’da açıkladığı Ticaret Ana Planı ile bakanlığının son bir yıl içinde gerçekleştirdiği önemli icraatları Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.
Bu gerçeği göz ardı edemeyiz
Dünya bir dönüşümden geçiyor, yani bütün yaşam tarzlarımızı, ekonomimizi, her şeyimizi etkileyen, dünya ekonomisini etkileyen bir dijital dönüşümden geçiyoruz. Yani şu anda güncel yaşantımıza robotlar da girdi, yapay zeka da girdi. Bu ucunu bucağını göremediğimiz bir dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin bu treni kaçırma lüksü yok. Yani Türkiye bu teknoloji dönüşümünün içinde yer almak zorunda. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Tabii bu doğrultuda Sanayi Teknoloji Bakanımızın ciddi hamleleri, çalışmaları var. Biz de ihracatımızda bu yöne ağırlık vererek, desteklerimizi, teşviklerimizi bu yönde çeşitlendirerek, ayrıca ihtisas serbest bölgelerinde bu yönde yabancı yatırım çekecek destekler vererek teknoloji ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Milli Eğitim Bakanımızla ortak bir çalışmamız var, dış ticaret meslek liseleri üzerine odaklanacağız.
Yaşanan bir teknolojik savaştır
Dünya ticaretinde gözle görülür bir küçülme yaşanıyor. 2001’den 2018’e kadar Amerika’nın dünya ihracatından aldığı pay 11.9’dan 8.6’ya düşmüş. Çin’in ise 4.3’den 12.9’a çıkmış. Yani Amerika 11.9’dan 8.6’ya düşüyor, Çin 4.3’den 12.9’a, bir eksen kayması var. Bu arada Japonya 6.6’dan 3.8’e düşüyor, Almanya 9.3’ten 8’e düşüyor, kendini en fazla koruyabilen Almanya, ama onda da düşme var. Bundan da önemlisi; şurada yüksek teknoloji ihracatı var dolar olarak. 2001-2017, 2018 aslında bu rakam; Çin 49 milyar dolardan 504 milyar dolara çıkıyor. Amerika ise 176 milyar dolardan 110 milyar dolara düşüyor. Şu anda Amerika, Almanya, Japonya’nın toplamından fazla Çin yüksek teknoloji ürün ihracatında ve toplamının 1,5 katı. Dolayısıyla esasında bu teknoloji savaşları. Bir yükselen değerler ve nispeten değerini yitiren değerler var. Yani eskiden yükselen değerler; ucuz iş gücü, nüfus, verimlilik. Ama şu anda artık ucuz iş gücünün bir şeyi kalmadı, donanımlı, eğitimli beşeri sermaye ön plana çıkmaya başladı. Dolayısıyla da artık bir taraftan da bu küresel sermaye eve dönmeye de başladı. Biz bunları da göz önüne aldık, dolayısıyla teknolojiye odaklanmazsak treni çoktan kaçırmış olacağız, yani dünya çok hızlı bir dönüşümden geçiyor. Burada bu dönüşüm sürecinde, belki 15-20 yılda bugün gördüğümüz yapay zekayı, robotları çok daha fazla hayatımızda göreceğiz. Dünyada da bu gelişimi, bu teknolojiyi yakalayabilen ülkeler, bir de buna seyirci kalan ülkeler olacak. Biz yakalayabilen ülkeler içinde olmak üzere hedeflerimizi çiziyoruz, yolumuza devam ediyoruz, desteklerimizi o yönde yöneltiyoruz.
Uzun soluklu bir plan
İhracat Ana Planı’nı hazırlarken 2023’ü baz aldık ve 11’inci Kalkınma Planı hedefleriyle örtüştürdük. Bence bizim planımız 2023’ün de ötesine gidecek kadar iyi hazırlandı.
Hedefi, sektörler ve ülkelere göre belirledik
Üretim temelli, verimlilik temelli, inovasyona dayalı bir ihracat hedefimiz var, bunu da hedef ülke ve hedef sektörleri belirledik. Hedef ülkeleri seçerken dünya trendlerini de göz önüne aldık. Dünya gayrisafi gelirinin yüzde 60 ile dünya ithalatının yüzde 43.7’sini oluşturan, bizim ihracatımızdan da yüzde 25,2 pay alan ülkelerden oluşan bir liste çıkardık. Hedef seçtiğimiz 17 ülkedeki ihracatımızın payının binde 5 olduğunu gördük. Oysa, son 17 senede Cumhurbaşkanımızın da öncülüğünde ihracatımız 4,5 kat artmış. İhracatımızın dünya ihracatından aldığı pay binde 8,7 seviyesine gelmiş. Belirlediğimiz hedef ülkelerdeki payımızı önce iki katına çıkaralım istiyoruz. Bunu için de bir yol haritası çizdik. Birlikte hedef sektörler seçtik. Bunu yaparken de ‘’Dünya trendi nereye gidiyor? Sorusuna cevap aradık. Dünyada ticaret hacmi yükselen sektörlere baktık, Türkiye’nin yerine baktık… Bu arada Sanayi Bakanlığı’mızın teknoloji odaklı sanayi hamlesi programını da dikkate aldık. 5 sektöre odaklandık. Öte yandan; Eximbank’ın desteklerini nasıl artırabiliriz’ sorusuna da cevap aradık.
5 ana sektör ve 17 ülke
Küresel ticaret hacminin arttığı sektörleri hedef aldık. Mesela otomotiv sektörü dünya ihracatından 12.2, Türkiye ihracatından 15.2 pay alıyor, iyiyiz otomotivde. Tekstilde, hazır giyimde de öyle. Hazır giyim dünyada 2.7, Türkiye’de 9.6. Tekstilde dünyada 1.7, Türkiye’de 7.4. Kimyasallar dünyada 11.2, Türkiye’de 6. Kimyada dünyanın yüzde 6 gerisindeyiz. Zaten bizim ithalatımızın büyük bir kısmı da kimyasallara dayalı, ara mal, ham madde, orada biraz daha yatırım ihtiyacımız var, yatırıma paralel ihracat artışına ihtiyacımız var. En kötü olduğumuz bölüm ise bilişim-teknoloji. Burada dünya ihracatından yüzde 10.5 pay alırken, Türkiye’nin ihracatından yüzde 1.3 pay alıyor. Dolayısıyla hedef sektörlerde hem dünyada küresel ticarette ticaret hacmi artan, hem de Sanayi Bakanlığının teknoloji odaklı sanayi hamlesine teşvik ettiği sektörleri seçtik. Bunlar da neler; otomotiv var, makine var, kimya var, işlenmiş gıda var, elektrik-elektronik sektörleri var, bu beş sektör.
17 ülkede Amerika, Brezilya,Çin, Etiyopya, Fas, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Irak, İngiltere, Japonya, Kenya, Malezya, Meksika, Özbekistan, Rusya ve Şili var. Bu da dünya gayrisafi milli hasılasından aldıkları pay, artı küresel ithalattan aldığı pay ve bizim dünya ihracatından aldığımız pay bu ülkelerde neredeyse yarı yarıya düşük. Burada artıracağımız bir potansiyel gördüğümüz için bu ülkeleri seçtik.
Hedef yüzde 100 artış
Saydığımız bu ülkelere bizim ihracatımızın dünya ihracatına göre payı binde 5 iken, yüzde 100 artırımla yüzde 1’lik bir paya ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun için de 2023’ü hedef aldık. Rakamsal olarak da hedef ülkelere hedef sektörlerde bizim ihracatımız 17.1 milyar dolar bunu iki katına çıkaralım istiyoruz.
Ayrıca, hedef seçtiğimiz sektörlerdeki ihracatımız da binde 7,6 oranı, normalde diğer genel ihracatımız dünya genelinden binde 8.7 pay almasına rağmen, bunu da yüzde 1’e çıkarmayı hedefliyoruz. Yani hedefimizde biz ihracata dayalı istikrarlı bir büyüme 11. Kalkınma planını ve 226.6 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak. Ama eğer biz bu teknoloji hamlemizi gerçekleştirebilirsek biz bunu çok aşarız inşallah.
Başka projelerimiz de var
-KOBİ’lerle ilgili ur-ge projelerimiz var. Hedefimiz uluslararası rekabetin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Ur-ge projelerinin aşağı yukarı her ilde artık yerleşik hale gelmesini bekliyoruz.
-Kadın ve genç girişimcilerimize yönelik çalışmalarımız var. Bu noktada ticaret ihracat akademisi kurguluyoruz.
-Melek Yatırımcıları bir araya getirdiğimiz melek yatırımcı ağı oluşturuyoruz.
-Mikro ihracatçılarla ilgili il bazında bir çalışmamız var. Üç pilot il seçtik, sonra 16 il, sonra Türkiye geneline uygulayacağız bunu. Ticaret sicilinde kayıtlı firmalar o ilde, ilk Adana’da başladık. Kaç firma varsa bunların kaçı ihracatçı? Üretici olup da hiç ihracatçı olmamış firmalarla bire-bir toplantılar gerçekleştiriyoruz ve bu toplantılarda niçin ihracatçı olmadıklarını, onların beklentilerini öğreniyoruz. Onların ihracatçı olabilmesi için desteklerimizi, stratejimizi geliştiriyoruz.
-TİM ve TOBB’la beraber ihracat destek ofislerini kuruyoruz. Şu ana kadar Türkiye genelinde 31 ihracat destek ofisi açtık, bunu da 81 ile yayacağız. İhracat yapmak isteyen herkesin danışabileceği, sorularına cevap alabileceği, zaten İhracat Genel Müdürlüğümüzle paralel çalışan, onunla çalışan bir sistemimiz var.
-E-ihracatı geliştirmek üzere stratejilerimiz, kurgularımız var. Dünyada yaklaşık 2 trilyon 840 milyar dolara ulaşmış e-ticaret hacmi, Türkiye’de 6,5 milyar dolar civarında. Buradan ne kadar pay alabiliriz, ihracatçıya nasıl destek olabiliriz, gümrük süreçlerinde ne yapabiliriz, lojistikte ne yapabiliriz? Ulaştırma Bakanlığımızla da bu e-ihracatla ilgili lojistik çalışmalarıyla ilgili yine çalışmalar yürütüyoruz, bununla ilgili de bir çalışma grubumuz var.
Tanıtım gruplarını güçlendirdik
İhracata dönük kurulan Tanıtım Grupları tek bir çatı altında birleştirildi. Bu yolla esasında biz onları güçlendirdik. Yani herkeste bir birim güç varken, onların hepsini bir araya getirip 100 birim güçlendirdik. Herhangi bir tanıtım grubundan, herhangi bir sektörden, ‘’Biz kendi sektörümüzle ilgili şu tarafını yapmak istiyoruz’’ diye gelen hiçbir öneriyi geri çevirmedik, çevirmeyeceğiz. Biz, sektörlerin ve ürünlerin tanıtımına odaklanmış durumdayız. Ama o sektörden, ihracatçı birimlerinden gelen bütün tekliflere açığız, kimseyi reddetmiyoruz.
2023’e kadar 74.2 milyar dolarlık destek
Sohbetimizin bir bölümünde ise EXİMBANK Genel Müdürü Enis Gültekin, ihracatın büyümesine dönük sağladıkları katkıları anlattı. “Şu anda bizim Eximbank olarak finansman, artı sigorta desteklerimizin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 26” diyen Gültekin, “Her 100 birimlik ihracat içerisinde 26 birimi Eximbank tarafından destekleniyor. Bunu 2023 hedefleri doğrultunda yüzde 29’a çıkartmayı düşünüyoruz. Bu yılsonu itibarıyla 48,4 milyar dolarlık bir toplam destek hedefimiz var, bunu 2023’e geldiğimizde 74.2 milyar dolara çıkarmayı düşünüyoruz, bunlar çok ciddi destekler” ifadesini kullandı. 11 bin 500 ihracatçı müşteri sayısını 3 yıl içinde 15 bin 500’e çıkarmayı hedeflediklerini dile getiren Gültekin, bu kapsamda yeni ürünleri de devreye alacaklarını kaydetti.
Çantayla dolaşmak son bulacak
Çantasını alıp gidip dolaşmak vardı dünyada onu da yapmamak için B2B’leri de sanal B2B haline getiriyoruz. Akıllı İhracat Platformu 7/24 aklına gelen bir soruyu sorup cevap alabilecek bir sistem olacak. Bunun dışında B2B’leri sanal ortamda, yani sektör heyetleri, alım heyetlerine katılamayacak, zaman ayıramıyor, para ayıramıyor ya da üst düzey yöneticiler ya da firma sahipleri kendileri gidemiyor, birebir muhatap olamıyorlar, bir elemanını, görevlisini gönderiyor, belki beklentisi karşılanmıyor, bu sanal ortamda bu buluşmaları gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda bir ithalatçı, herhangi bir ürünü satın almak isteyen bir ithalatçı da Türkiye’de bu ürünü kimden alabileceğine o platform üzerinden ulaşacak. İhracatçı da kime satabileceğini, onların iletişimlerine, linklerine, irtibatlarına ulaşacak sistem üzerinden. Bunun dışında yine sanal fuarı da bu program dahilinde yapmayı planlıyoruz. Ve aşağı yukarı her firma için yaklaşık 1 yıl sanal fuarda gerekirse üç boyutlu olarak ürünlerini sergileyebilme imkânı getiriyoruz.
İhracatçı için yeni fırsatlar
Biz, yaptığımız çalışmalarla ihracatçının maliyetini azaltmaya ve süreleri kısaltmaya odaklanmış durumdayız. Örnekler vermek gerekirse;
Akıllı İhracat Platformu adlı çalışmamız var. Bütün ihracat desteklerini, dahilde işleme rejimi, vergi, resim, harç istisnası, bu kredilendirilmiş belgesiz ihracatlar, bunların tamamını otomasyon sistemine alıyoruz. Artık firmalar bütün devlet desteklerini online olarak alıp devlet desteklerinden yararlanabilecekler, bu programı bu sene tamamlayacağız. Akıllı İhracat Platformu, 6 ay, 12 ay ve 18 ayda devreye girecek bir program. Akıllı İhracat Platformu’nda dünyadaki küresel ithalatçıları, küresel pazarların ofislerini ihracatçımızın ayağına getirmeyi hedefliyoruz. Bu platformda yer alan ihracatçıya firma özelinde dijital kimlik vermeyi düşünüyoruz. Bu firmalar bizim bu platforma kaydolacaklar, ürünleriyle ilgili bilgi paylaşacaklar, biz onlara uygun çözüm önerileri getireceğiz.
Ticaret müşavirleri ağı programı ile de bakanlığımızla bütün ticaret müşavirler artık online irtibat halinde olacak. Bu müşavirler aynı zamanda ihracatçı firmalarımızla da irtibat halinde olacak, ‘müşavire danışın’ hatları olacak, onlarla bu platformda sorular sorulabilecek. Müşavirlerle video konferans yoluyla da yine bu platform üzerinden yüz yüze görüşme imkanı olacak. Yılsonuna kadar hayata geçirmeyi planladığımız bu projeyi de online sisteme dahil edeceğiz.
Veri analitiği mükemmeliyet merkezi oluşturuyoruz. Bütün Türkiye’nin iç ticaret ve dış ticaret verilerini burada toparlayacağız. Bu da 18 ayla 24 ay arasında sonuçlanmış olacak.
Önceliğimiz KOBİ’ler olacak
KOBİ’lerimizin ihracata güçlü bir şekilde hazır olmaları için yapıyoruz bu çalışmaları. Kullanımı da basit olacak. Şöyle ki; bu platforma kayıt olduktan sonra “Benim bir ürünüm var, bunu satmak istiyorum” diyecek. O platforma girdiği andan itibaren bu ürünün bütün ithalatçı ülkeleri önüne gelecek, isterse en çok ithalat yapan ülkelerin listesi de gelecek. O ülkede bu ürünle ilgili uygulanan gümrükler nedir, o da gelecek. Kısacası 50’ye yakın sorunun cevabı önüne gelecek.