Gündem
Anneler HDP’nin kapısına dayandı! Aile sayısı her gün artıyor
Hacire Akar'ın HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde 4 gün süren oturma eyleminin ardından oğlunu terör örgütü PKK'nın elinden kurtarması sonrası aynı kaderi paylaşan aileler de HDP Diyarbakır İl Başkanlığının kapısına dayandı. Eylemci aile sayısı bugün 13’e yükselirken, anneler için www.annelerleberaberiz.com adresinde büyük bir kampanya başlatıldı.
Ailelerin, HDP önündeki oturma eylemi 5’inci gününde devam ediyor. Diyarbakır’da çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, HDP il binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin sayısı 13’e çıktı.
Diyarbakır’da Hacire Akar, 21 Ağustos’ta kaybolan oğlu Mehmet’in (21) HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığı iddiasıyla 22 Ağustos’ta partinin il binası önünde oturma eylemine başladı. Mehmet Akar 3 gün sonra polise teslim olup, 1 Eylül’de çıkarıldığı mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşan Hacire Akar, çocukları kayıp annelere de eylem yapmaları için çağrıda bulunarak evine döndü.
Bu çağrıyla harekete geçen ve çocuklarının HDP aracılığıyla terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia eden aileler, 3 Eylül Salı günü HDP önüne gelip oturma eylemine başladı. İlk olarak Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos’tan beri haber alamadıkları oğulları Süleyman (18) için oturma eylemi başlattı. Aynı gün Remziye Akkoyun 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad, Rauf- Ayşegül Biçer çifti ise 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için oturma eylemine başladı. 4 Eylül Çarşamba akşamı da Celil Begdaş, 5 Mayıs 2019’dan bu yana kayıp olan oğlu Yusuf (16) için oturma eylemine başladı.
Yılmaz Özdil’in annesi Diyarbakır HDP önünde eyleme başladı
Çocuklarının HDP aracılığıyla kandırılıp dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin oturmaya eylemini televizyondan izleyen 7 aile de Malatya, Gaziantep, Mersin ve Mardin’den kalkıp Diyarbakır’a geldi. Gaziantep’ten gelen Şevket-Songül Altıntaş çifti, vatani görevini yapmak amacıyla usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde kaçırılan oğulları Müslüm (24) için oturma eylemine başladı.
Mersin’in Anamur ilçesinde gelen Rahime Uymaz, 28 Temmuz 2015’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde eşi ve kızının yanında aracından indirilerek kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı.
"Televizyondan gördüm geldim"
Oğlu Vahit Çur için Ağrı’dan gelen Necla Çur, “Gittim, yalvardım, ağladım, oğlumu vermediler. Onlar kaç sefer köye geldiler. Oğlumla görüşmek istediğimi söyledim. Görüştürmediler beni. Bir sene önce bir sefer görüştüm oğlumla. Ağladım. Dedim ‘Oğlumu verin.’ Daha çocuktur. Oğlumu vermediler. Televizyonda burayı gördüm. Ben de geldim, oğlumu istiyorum. Oğlumu almadan bir yere gitmem. Oğlum yaşıyor. Oğlumu istiyorum” dedi.
Bedirhan Çur ise, “Adalet böyle mi, Müslümanlık böyle mi? Türk olsun, Kürt olsun, ne olursa olsun dinimiz birdir. Allah’ımız birdir. Bizi tehdit ettiler. Doğubayazıt’a gittim. ‘Çocuğunuzu istemeye gelmeyin’ dediler. Tehdit ettiler. Ben sadece oğlumu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Oğlum geri gel. Ben çocuğumu istiyorum. Çocuğumu almadan bir yere gitmem. Vahit durma gel oğlum. Kaç gel. Devletine teslim ol. Devletimiz bambaşkadır. Onlardan hayır gelmez. Çocuğumuz görmek istedik. Bizim kafamız silah dayadılar. ‘Bir çocuk gitmiş çok mu?’ dediler. Oğlumla görüştüğümde bana ‘Ben geleceğim ama korkuyorum’ dedi” diye konuştu.
Aziz Demir’in annesi Güzide Demir de, “Babaları yoktu. Küçüktü, kandırdılar. Aradık aradık bulamadık. Suriye sınır kapısında 2 gece yerde yattık. Her gün benim için bir ölümdür. Çocuğum biraz da saftı. Kandırıldı. 4 yıl önce gitti. Oğlumu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Gitmedik yer bırakmadım. Ben hastayım. Kocam da yok. Bir kere konuştum. Suriye’deydi, ‘Ben sakat olmuşum’ dedi. Ağlıyordu. ‘İki ayağım yanmış’ diyordu. ‘Şimdi tekerlekli sandalyedeyim’ diyordu” diye konuştu.
İmza kampanyası başlatıldı
Farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyenin “http://www.annelerleberaberiz.com” adlı internet sitesi aracılığıyla paylaştığı metin, kısa sürede toplumun her kesiminden vatandaş tarafından imzalandı.
Çocukları bölücü terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan Diyarbakırlı annelerin HDP İl Başkanlığı önünde başlattıkları oturma eylemi ve nöbete destek her geçen gün artıyor.
Hacire Akar’ın HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde 4 gün süren oturma eyleminin ardından oğlunu terör örgütü PKK’nın elinden kurtarması sonrası Ayşegül Biçer, Remziye Akkoyun ile Fevziye Çetinkaya’nın “evlat nöbeti”ne sivil inisiyatiften de destek geldi.
“http://www.annelerleberaberiz.com” adlı internet sitesi aracılığıyla farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyenin imzacı olarak yer aldığı “Çocuklarımızı Öldürmelerine Sessiz Kalmayacağız” başlıklı bir açıklama paylaşıldı.
Diyarbakırlı annelerin fotoğraflarının da yer aldığı açıklamaya kısa sürede öğretmenlerden ev hanımlarına, esnaftan iş insanlarına, öğrencilerden gazetecilere kadar binlerce vatandaş imza koydu.
Annelik gücü
“Annelik gücü”ne dikkat çekilen açıklamada, “Kamuoyu tarafından bilinen, güvenlik güçlerinin mücadele ettiği, ancak bir kesimin nedense hiçbir zaman görmediği, görmek istemediği terör örgütü PKK’nın çocuklarımızı hedef alan kirli amaçları, karşılarında duramayacakları bir güçle, annelik gücüyle açığa çıkmıştır.” ifadesine yer verildi.
Siyasi parti kimliğini ve siyaseti araç olarak kullanarak çocuklardan terörist oluşturma planları yapanların bu planlarının ilk kez annelerin isyanıyla gizlenemez duruma geldiği vurgulanan açıklamada, evlerinde, okullarında olmaları gereken çocukları PKK ve destekçilerinin ailelerinden kopararak, bir çocuktan terörist yetiştirmek amacıyla, hem çocukları hem de ailelerini sonu gelmez bir zulme maruz bıraktıklarına işaret edildi.
Ailelerin çığlığına destek istenen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bir çocuktan terörist doğuran karanlığa ses çıkaramayanların, annelerin çocuklarına kavuşmak için ortaya koydukları direnişi görmezden gelenlerin çocuğunu arayan annelerin yanında duramama acizliğine karşılık, çocuklarımızın yaşam hakkını savunmayı hem insani hem de mesleki bir görev olarak değerlendiriyoruz. Çocuklarımızı terörist yapmak için dağa çıkarmak ne kadar utanç verici ise Diyarbakır’da çocuklarını isteyen analara karşı sessiz kalmak da aynı derecede utanç vericidir. Siyaseti perde yaparak, barış adı altında çocuklarımızı terör örgütü PKK’ya kaçıranlara karşı, çocuklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi, annelerin yanında olacağımızı, PKK’nın ve destekçilerinin çocuk ve anne kıyımına sessiz kalmayacağımızı ifade ediyoruz. Çocuklarımızın yeri evleri ve okullarıdır, terör örgütü PKK’nın saklandığı mağaralar değildir.
Çocuklarımızdan anneleri nasıl vazgeçmiyorsa biz de onlardan vazgeçmiyor ve onları okullarında, üniversitelerde öğrenci olarak görmek istiyoruz. PKK’nın çocuklarımızı öldürmesine, çocuktan terörist yetiştirmek için PKK ile ortaklık yapanlara, terör kanını çocuklara bulaştıranlara sessiz kalmayacağız. PKK’nın ve destekçilerinin yaptıkları anne ve çocuk katliamında tarafımız devletimizin, annelerimizin ve çocuklarımızın yanıdır. Diyarbakır’dan yükselen annelerin feryadı, terör örgütünün ve terör örgütü sevicilerinin planlarını bozacaktır. Çünkü terörün boyutu ne olursa olsun, nereden destek alırsa alsın, anne yüreğinin gösterdiği güç karşısında duramayacaktır.”