Gündem
Ortadoğu Uzmanı İsmail Yaşa değerlendirdi: Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığından rahatsız oldular
Geçtiğimiz gün Lübnan Türk Büyükelçiliğine kuru kafalı bayrak asılması skandalından sonra Lübnan’ın Hristiyan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın Osmanlı’ya yönelik skandal suçlamalarını yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Ortadoğu Uzmanı Gazeteci İsmail Yaşa, “Fransız sömürgesi olmaktan rahatsız olmayan Lübnan yönetiminin Osmanlı’ya çamur atmasına bütün Arap dünyası tepki gösterdi. Araplar Avn’ın kimin adına konuştuğunu iyi biliyor.” dedi.
Yusuf Kenan Çakır yeniakit.com.tr Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın da yazılı bir açıklamayla tepki gösterdiği Lübnan yönetimi, Osmanlı’ya yönelik yaptığı skandal açıklamaları yumuşatmak zorunda kalırken, konuyu yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Ortadoğu Uzmanı Gazeteci İsmail Yaşa, Lübnan’ın bu çıkışını Türkiye’nin Akdeniz’deki etkin varlığından duyulan rahatsızlıkla ilgili olabileceğini söyledi.
Hristiyan Cumhurbaşkanı Avn’ın müttefiki İran destekli Şiiler
Taif anlaşmasına göre Lübnan’da Cumhurbaşkanı’nın Hristiyanlardan, Başbakan’ın sünnilerden, Meclis Başkanının ise Şiilerden seçilmesi gerektiğini hatırlatan İsmail Yaşa, “Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn bir Hristiyan ve Fransız hayranı. Sünnilere bakışını ise şuradan anlayabiliriz; Mişel Avn, 2007 yılında dönemin Lübnan Adalet Bakanı Charles Rizk ile yaptığı görüşmede Sünni Müslümanlar için ‘hayvanlar’ dediği ve Sünnilere karşı Marunîlerin ve Şiilerin ittifak yapmaları gerektiğini söylediği ortaya çıkmıştı. Zaten kendisi de İran yanlısı Şiilerin en yakın müttefiki. Dolayısıyla Türkiye’ye yönelik neden ipe sapa gelmez ifadeler kullandığını buradan anlayabiliriz.” diye konuştu.
Türkiye’nin Akdeniz’deki etkinliğinden rahatsızlar
Yaşa, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Peki şimdi bu açıklama nereden çıktı? Birincisi Suudi Arabistan'a yaranmak istiyor olabilir. İkincisi Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki denklemde Lübnan'ı yanına alma niyeti var. Çünkü Lübnan’ın da orada petrol, doğalgaz konusunda İsrail’le anlaşmazlığı var. Türkiye, Akdeniz'de Mısır, İsrail, Yunanistan ve Güney Rum Kesimi’ne karşı Lübnan’ı yanında görmek istiyor, hem kendi çıkarları hem de Lübnan’ın menfaati için. Bu yüzden bu yakınlaşmayı bozmak ve çomak sokmaya yönelik birileri düğmesine basmış olabilir.”
Lübnan’da mezhepsel bir bölünme var
Lübnan’ın Hristiyan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın yıllardır Hizbullah ile müttefik olduğunu ve Hizbullah sayesinde Cumhurbaşkanı seçildiğini belirterek şöyle devam etti:
“Hizbullah veya İran'ın bölgedeki nüfuzu ile ilgili en ufak bir eleştiri yapamaz ama Türkiye ile ilgili Osmanlı ile ilgili konuşuyor. İstesek de istemesek de Lübnan da etnik, mezhepsel bir bölünme var. Lübnan'daki Sünni Müslümanlar Türkiye'nin yanında ve ciddi bir şekilde tepki gösteriyorlar. Siyasi olarak da bizim büyükelçimiz Lübnan eski başbakanlardan Fuad Sinyora ile görüşmüş o da tepki gösterdi. Ayrıca toplumun önde gelenlerinden, dini şahsiyetlerden tepkiler geliyor ve bugünkü Trablus'taki tepki de basına yansıdı. Lübnanlılar Türkiye'nin orada sadece Türkiye olarak bulunmadığını Michel Avn’a göstermeliler. Sünniler toplumun büyük çoğunluğunu oluşturuyor ama Taif antlaşmasına göre Cumhurbaşkanı Hristiyanlardan olmalı, bu kural. O yüzden bu kişi Cumhurbaşkanlığına seçildi.”