AKİT MENÜ

Gündem

Başlamakla bitmeyen acılarımız

Ayasofya Dergisi yazarlarından Ayfer Dakak gündemdeki olayları değerlendirdiği yazısında çarpıcı tespitlere yer verdi.

Güncelleme Tarihi:

İŞTE O YAZI:

Hangi yarım kalmış hikâyeden başlayayım?
Ülkemin hangi bölgesindeki acının feryadını haykırayım?
Bilemedim nerden başlayayım aziz milletim bilemedim.
Kürt çocuklara kalem tutmayı,okumayı, yazmayı öğretmek için diyardan diyara (Tekirdağ’dan Diyarbakır’a) giden Neşe öğretmenin PKK tarafından kurşun yağmuruna tutulmasından mı başlayayım?
Daha hayatının baharında olup vatanını; yani seni milletim, yani beni milletim, yani bizi milletim, bizi korumak için şehit olan Teğmen Emre As’tan mı başlayayım?

Ya da evine giderken PKK’nın kurduğu pusuda can veren lise öğrencisi Buse Sarıyağ’dan mı başlayayım?
Ya Hakkari sokaklarında arkalarından vurulmuş, ayaklarında çorabı olmayan uzman Çavuşlar Yahya ve Murat’tan mı başlayayım?
Astsubay Necdet Gündoğdu’yu hatırladınız mı? Hani hamile eşi pazardan erik alırken eşinin gözünün önünde,arkasından kalleşçe vurulan ve bunun üzerine eşinin emaneti olan bebeğini kaybetmesinden mi başlayayım?
Acaba henüz ilk maaşını bile alamayan 15 günlük polis Hüseyin’den mi başlayayım?
Kurban eti dağıtan yavrudan, (Yasin Börü) 3.kattan atılıp çiğnenen bedeninden mi, yoksa ekmek almaya giden elinde sapanı, molotofu olmayan Fırat Simpil Bebe’den mi başlayayım?

Peki yürekleri dağlayan Dağlıca…?

Meğerse başlamakla bitmeyen nice acılarımız varmış milletim!
Daha bundan kısa bir süre önce, “Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım, Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım” diyen Yunus Koca, tanıdığı kurşun seslerinin hedefi oldu.Yunus Koca, "Hadi yüreğiniz yetiyorsa mezara Türklüğünüzü, Kürtlüğünüzü götürürün. Kimse sana ırkın ne? diye sormayacak. Rabb’in kim? diye soracaklar efendi!" inancını taşıyan, ümmet bilincinde olan bir Kürt’tü. Ve memleketine baharın geleceğini bekleyerek, Karadeniz dağlarında beraber horon tepme, Cudi’de halay çekme hayallerinde öldürüldü.

Abdullah Biroğul büyük hayallerle ve emeklerle tıp fakültesini bitirdi. Kendisi imanlı bir Kürt idi. Kürt halkına hekimlik yapmak, hizmet etmek için memleketi Diyarbakır’a atandı. Ama pkk Kürt halkına hizmet etmesini istemedi Abdullah’ın. Ve Şehadet şerbetini içirdi Abdullah’a. Şehadet’in ne olduğunu bilseydiler emin olun öldürmezdiler.

Allah aşkına güzel milletim, size soruyorum Kürt’ün temsilcileri, savununucuları Kürt’ü hiç öldürür mü? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demez mi, adam? Aslında beynini çok yormaya gerek yok. Ufacık bir beyin jimnastiği yaparak anlarsın PKK’nın Kürtlükle hiç bir alakasının olmadığını.

Çünkü bir Kürt Kürt’ü öldürmez! Çünkü bir Kürt bir Müslüman’ı öldürmez! Çünkü bir Kürt bir insanı öldürmez! Çünkü bir Kürt bir bebeği öldürmez! Çünkü bir Kürt, Kürt’e hizmet için giden öğretmeni, doktoru, mühendisi, polisi, askeri öldürmez! Çünkü bir Kürt kendileri için yapılan hastaneleri, okulları, kütüphaneleri, yetimhaneleri yakmaz! Çünkü bir Kürt dinine, ezanına, inancına, vatanına, ecdadına, bayrağına ihanet etmez!

Kürtler namuslu, şerefli, haysiyetli, dinine, imanına, ezanına, vatanına, bayrağına bağlı bir millettir. Kürt şefkatli, merhametli, misafirperver, gerektiğinde ağzına götüreceği lokmayı bile düşünmeden başkasına verendir.

Kürt; kendi milletinin dinine, ırzına, vatanına, bayrağına, kanına göz diken Abdullah Öcalan'lar, Selahattin Demirtaş'lar değil! Kürt; Selahattin Eyyubi’dir, Müceddit Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi’dir, Şeyh Abdulkadir-i Geylani’dir, Molla Gürani’dir, Hz.Ceban El Kürdi(R.A)’dir.Hz. Zozan (R.A)’dır.

Hâl böyleyken gelin bir olalım, can olalım, vatan olalım, bayrak olalım barışa. Bu inançsız fitneli oyuna gelmeyelim. Kimsenin vatanımızı bölmesine izin vermeyelim. Dik duralım ne oldukları belli olmayan; dinden, vatandan, bayraktan insanlıktan bîhaber olan şu yaratıklara karşı...

Üç günlük dünya… Sultan Süleyman’a kalmayan dünya; vallahi de billahi de bize de kalmayacak. Madem bir fâni canımız var ise; neden bu can vatanımıza, bayrağımıza feda olmasın?


Bu terör belasını bitirmenin tek çözümü var: Halkın baş kaldırıp, bunları içimizde barındırmamasıdır. İmanlı milletim lütfen bu iman yoksunlarına ekmeğini, aşını, suyunu, evini, oğlunu, kızını, oyunu verme! Hepimiz canımız, sevdiklerimizin canı pahasına dik durursak, onların tehditlerine boyun eğmezsek biter bu illet! Bu onurlu dik duruşun en kötü sonucunu düşün: Şehitlik mertebesi… Aksi taktirde yine ölümler devam edecek. Akif’in de dediği gibi; "Cebrail ile gelen vahy’e inanmayanlar, Azrail ile gelen ecele teslim olacaklar."

Önemli olan ölürken Habil mi yoksa Kabil mi olmak?
Seçimimizi doğru yapmazsak bu ülkede başlamakla bitmeyen acılarımız hep devam edecek.

Aziz Şehitlerimizin şehadetlerini Rabbim kabul buyursun,mekanları cennet olsun, yakınlarına ve bizlere Allah’tan sabırlar diliyorum.(Amin)

Yorumlara Git

“Saç örme” akımına destek veren terör şakşakçısı hemşire anında enselendi! İfadesinde bakın nasıl çark etti

Operasyon çocuklarından Başkan Erdoğan’a yeni iftira

Türkiye’nin gözü bu davada! Aziz İhsan Aktaş davası başladı

Almanya’dan geri adım: Ukrayna’ya Patriot verilmeyecek

İstanbul’da dev operasyon: Yasa dışı bahiste büyük para trafiği