Siyaset
Geleceğimizi ihanet çetesine bırakamayız
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde rektörleri kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu devleti sokakta bulmadık. Devletin geleceğini üç beş teröriste, üç beş işbirlikçiye terk etmedik etmeyeceğiz. Terör örgütüyle ve diğer çetelerle mücadele ederken, devletin tüm işlerini de takip edecek, gündemimizdeki işleri hayata geçireceğiz” dedi.
MUHAMMET KUTLU / ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz bu devleti sokakta bulmadık. Devletin geleceğini üç beş teröriste, üç beş işbirlikçiye terk etmedik etmeyeceğiz. Terör örgütüyle ve diğer çetelerle mücadele ederken, devletin tüm işlerini de takip edecek, gündemimizdeki işleri hayata geçireceğiz” dedi.
REKTÖRLERİ KABUL ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Yönetim Kurulu üyeleri ve üniversite rektörlerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Pazar günü Dağlıca bölgesinde yapılan saldırıda 16 askerimizi şehit verdik. Bu sabah da Iğdır’da düzenlenen bombalı saldırıda 13 polisimizi şehit verdik. Dağlıca’da şehit düşen aralarında yarbayımızın da bulunduğu askerlerimizle, polislerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına, TSK’ya, emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Dağlıca’da kaybettiğimiz 16 askerimiz ve Iğdır’da yitirdiğimiz 13 polisimiz, Türkiye’nin bölücü terörle mücadelesinde verdiği şehitler kervanına katıldılar. Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmanın, İstiklal Marşımızı okuyabilmenin, özgürlüğümüzü muhafaza etmenin bedelini ödemeye devam ediyoruz. Şairin dediği gibi ‘bu ülkede şehitler tepesi hiç boş kalmadı’ öyle anlaşılıyor ki boş da kalmayacak. Bütünüyle şehitlerimizin toprağa akan her damla kanı, bu coğrafyayı tescil eden birer mühürdür” diye konuştu.
“BİZ BU DEVLETİ SOKAKTA BULMADIK”
Teröre karşı mücadele konusundaki kararlılığı dile getiren Cumhurbaşkanı, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizle, polisimizle, istihbaratımızla çok daha sıkı bir işbirliği içinde yürütülen mücadelenin başarıya ulaşacağından kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu devleti sokakta bulmadık. Devletin geleceğini üç beş teröriste, üç beş işbirlikçiye terk etmedik etmeyeceğiz. Terör örgütüyle ve diğer çetelerle mücadele ederken, devletin tüm işlerini de takip edecek, gündemimizdeki işleri hayata geçireceğiz” mesajını verdi.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NE DE HEPİMİZİN İHTİYACI VAR”
“Milletimizi Anadolu coğrafyasından atmak isteyenler bugüne kadar hep hezimete uğradılar. Birliğine, dirliğine göz dikenler aynı hüsranı yaşayacaktır” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Her karışıyla Anadolu ve Trakya toprakları hepimizin ortak vatanıdır. Bu ülkenin ve bu devletin 78 milyon vatandaşımızın her birine ihtiyacı var. Aynı şekilde bu ülkeye yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne de hepimizin ihtiyacı var. Ülkesini ve devletini kaybedenlerin yürek yakan görüntülerini her gün televizyonlarda seyrediyoruz. Türkiye bizim ortak sevdamız, ortak geçmişimiz, ortak geleceğimizdir.”
“TBMM HEPİMİZİN MECLİSİDİR, TSK HEPİMİZİN ORDUSUDUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize sahip çıkmak hayatımızın diğer alanlarındaki tüm farklılıklardan ayrı olarak her birimizin ortak sorumluluğudur. Bunun için birliğimize sahip çıkmalıyız. Yani yerli olmalıyız. Yerlilik, bu ülkenin menfaati için, gerektiğinde kendi çıkarlarımızdan vazgeçmemizi gerektirmektedir. Unutmamalıyız ki TBMM hepimizin meclisidir. Hükümet hepimizin hükümetidir. TSK hepimizin ordusudur. Devletin diğer tüm kurumları da milletimizin tamamına aittir. Erdoğan, “Ben hayatımın hiçbir döneminde siyasi rekabetten kaçmadım, kaçmam. Ama ülkemin geleceği söz konusu olduğunda benim için diğer her şey teferruattır. Herkesin de bu anlayışta olmasını ben de temenni ederim” diye konuştu.
“Bölücü terör örgütünün ve diğer terör örgütlerinin saldırılarını, ama fakat gibi kaçma yolları kullanmadan açıkça mertçe samimiyetle kınamayan herkesin bu ülkeyle bu milletle olan bağında sorun vardır” diyen Erdoğan şunları söyledi: “Milletimiz dimdik ayaktayken, güvenlik güçlerimiz mücadelelerini yürütürken, moral bozmaya, gönülleri karartmaya yönelik her söz tavır, sadece terörün amacına hizmet eder. Devleti ve hükümeti eksik yapılan işleri eleştirmek elbette herkesin hakkıdır. Fakat ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen muhalefetin medyanın aydınların da aynı şekilde murakabeye tabii tutulması gerekmiyor mu?”
“MUHALEFET PARTİLERİNİN HİÇ Mİ SORUMLULUĞU YOKTUR?”
Cumhurbaşkanı, “Bugün Türkiye siyasi belirsizlikten geçiyorsa bunun sorumlusu iktidar partisi veya bir kişi midir? Sırtını terör örgütüne dayamakta beis görmeyen siyasi partinin yaşananlarda hiç mi sorumluluğu yoktur? Hesaplaşmacı ve dayatmacı tutuma giren muhalefet partilerinin hiç mi sorumluluğu yoktur? Soruyorum, ulusal veya uluslararası tüm dünyada Erdoğan düşmanlığını, devletin varlığına yönelik tehditler karşısında dahi terör örgütüyle, paralel örgütle aynı çizgide hizalanmaya vardıranların sorumluluklarını görmezden gelebilir miyiz?” diye sordu.
“HER ŞEYİN HESABINI VERİRİM”
“Erdoğan kaybetsin de Türkiye ne olursa olsun” gibi bir akıl tutulmasına kapılanların olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı, “Şahsen ben yaptığım her şeyin hesabını bu dünyada milletime, ebedi dünyada Rabbime vermeye hazırım. İşte şimdi önümüzde 1 Kasım var. Milletimiz inanıyorum ki, bütün bu olanların hesabını birilerine soracaktır” şeklinde konuştu.
‘BU ÖZGÜRLÜK DEĞİL, İHANET SORUNUDUR’
Dünyanın hiçbir yerinde ne siyasetçilerin, ne medyanın, ne de aydınların kendi devletinin aleyhinde yalanla, iftirayla gerçek dışı algılar oluşturarak çalışma hakkı olmadığını belirten Erdoğan, “Bu demokrasi ve özgürlük meselesi değildir. Tam tersine bu kendi ülkesine yabancılaşma, ihanet sorunudur. Al bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyarak toprağa verdiğimiz her şehidimizin acısı yüreğimizi yaksa da milletimiz müsterih olsun diyorum. Devlet çarkı biraz ağır işler. Ama bu çark bir dönmeye başladığında da önünde hiçbir gücün, çetenin, örgütün, algı operasyonunun durabilmesi mümkün değildir” dedi. “Şu ana kadar örgüte yurt içinde ve yurtdışında çok ciddi zararlar verildi. Son gelişmeler de onun paniğidir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı şunları söyledi: “Örgütün verdiği kayıplar binlerle ifade ediliyor. Güvenlik güçlerimizin ve adalet teşkilatımızın çalışmalarıyla bu yapı da çökertilecektir. Ekmeğinin peşinde olan, teröristle hiçbir ilişkisi olmayan herhangi bir vatandaşımızın zarar görmesi bizi en az şehitlerimiz kadar üzüntüye boğar.”
“SÜRECİ BİTİREN TERÖR ÖRGÜTÜ VE ONUN UZANTISI SİYASİLERDİR”
Cumhurbaşkanı şunları söyledi: “Çatışmaları başlatan, süreci bitiren, sabote eden terör örgütü ve onun uzantısı olan siyasilerdir. Patlattığı bombalarla, askerlerimizi, polislerimizi masum çocukları, kadınları, sivil vatandaşları otomobil sürücülerini katleden örgütün kendisidir. Yolları mayınlayan, halkın hayatını cehenneme çeviren örgütün ta kendisidir.”
‘ELİNDE MOLOTOF VARSA SİLAHTIR’
“Terör örgütü yeniden silaha, şiddete, kan dökme yoluna başvurarak bizim arzu ettiğimiz çözüm yolunu kapattı” diyen Cumhurbaşkanı şu sert mesajları verdi: “Elinde molotof varsa bu bir silahtır. Dolayısıyla güvenlik güçlerimize silah kullanma yetkisini verir. Bu yasanın gereğidir. Bu saatten sonra devletin ve milletimizin razı olabileceği tek çözüm, terör örgütünün tüm faaliyetlerine son verip silahlarını bırakmasıdır. Terör örgütünün silahları ya devlete teslim edecek ya da üzerine beton dökülüp bir daha kullanılamaz hale getirilecektir. Bunun dışında konuşulacak, görüşülecek tartışılacak hiçbir şey yoktur.”
SUÇLU ANKARA DEĞİL KANDİL’DİR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet partileri, paralel medya, Doğan medyası gibi çevrelerin mesnetsiz suçlamalarına değinerek, “Israrla çatışmaları, devletin hükümetin hatta şahsımın başlattığı iddiası kara propagandadan başka bir şey değildir. Bu iftiraları yayan herkes, toprağa düşen her şehidin vebaline ortaktır. Bugün ortaya çıkan tablo için bir suçlu aranacaksa, bakılacak olan yer Ankara değil, Kandil’dir. Sorumlular hükümette değil, örgütün yönetiminde ve tercihlerini demokrasiden yana kullanamayan onların güdümündeki partide aranmalıdır” diye konuştu.
‘VAHŞET ORTADA, TABLO ORTADA’
“İşte yaptıkları açıklama ‘Biz gücümüzü YPG’den PKK’dan alıyoruz’ Bu kadar açık” diyen Cumhurbaşkanı, “Bunu söyleyen kim, o partinin eş başkanı. Vahşet ortada, tablo ortada. Güçlü bir duruş sergilemeyen her parti, her medya kuruluşu, her STK da buna ortaktır. Bizim bölgede yaşayan kardeşlerimizle en küçük bir sorunumuz yok” şeklinde konuştu.
‘SEN NASIL MEDYASIN!’
Hürriyet’in sözlerini çarpıttığı haberine de değinen Erdoğan, “Bir TV programında bana birlikte mülakatı yaptığımız arkadaşımız, 400 vekille ilgili soru soruyor, ben kendilerine taa 7 Haziran seçimleri öncesinde Kırşehir’de yaptığımız törende “400 vekili alacak bir partiyle yeni Türkiye kurulabilir” diyorum. Ve hemen tweetler başlıyor. Basında amiral gemisi olduğunu söyleyenler bu konuda başlıyor. Yani 400 vekil alsaydınız Dağlıca olmayacak mıydı diyor. Bu kadar hedef saptırma olabilir mi? Sen nasıl medyasın? Ondan sonra 10 dakika geçiyor, kaldırıyor. Ama önce zehri atıyor. Virüsü salıyor. Bu nasıl bir medyada dürüstlüktür?” şeklinde tepki gösterdi.
ERDOĞAN'DAN ŞEHİT AİLELERİNE BAŞSAĞLIĞI TELGRAFI
ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari’de şehit olan askerler ile Tunceli ve Diyarbakır’da şehit olan polis memurlarının ailelerine başsağlığı diledi. Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Hakkari’nin Dağlıca ilçesinde terör örgütü tarafından döşenen mayının patlaması sonucu şehit olan 16 asker ile Tunceli ve Diyarbakır’da şehit olan polis memurları Murat Savaş Kale, Mustafa Turanlı ve Muzaffer Can Ersoy’un ailelerine başsağlığı telgrafı gönderdi.
EMNİYET’E DE BAŞSAĞLIĞI
Erdoğan, Iğdır’daki saldırıda 14 polisin şehit olması nedeniyle İçişleri Bakanı Selami Altınok ve Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz’e de başsağlığı diledi. Telgrafında terör saldırısını lanetleyerek, saldırının kendisini derinden üzdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine, millete ve Türk polis teşkilatına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dileklerini iletti.
4 ÜNİVERSİTEYE REKTÖR ATANDI
ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) önerdiği adaylar arasından 4 üniversiteye rektör atadı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 130. ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddeleri uyarınca, YÖK’ün önerdiği adaylar arasından bazı üniversitelere rektör atadığı belirtildi.
Buna göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne yeniden Prof. Dr. Hasan Gönen’i, yeni kurulan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı’nı, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Süleyman Özdemir’i ve İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Türkay Dereli’yi atadı.