Gündem
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş'tan açıklama
Numan Kurtulmuş, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Dağlıca ile ilgili Silahlı Kuvvetlerimiz bünyesinde bir soruşturma şu anda yapılıyor. Olayın tam net olarak nasıl cereyan ettiğiyle ilgili. Önümüzdeki günlerde, belki önümüzdeki saatlerde bu rapor da kamuoyu ile paylaşılacaktır dedi.
Kurtulmuş, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dağlıca ve Iğdır'daki terör saldırılarında çok ciddi miktarda patlayıcıdan bahsedildiği belirtilerek, istihbarat zafiyeti olduğunu düşünüp düşünmediği ve olaylar sonrasında terörle mücadelenin seyrinin nasıl devam edeceğinin sorulması üzerine Kurtulmuş, "20 Temmuz'dan sonra ortaya çıkan terör, son derece haince, kahpece işler yapıyor. Bazıları şu propagandayı yapıyor: 'Örgüt, operasyonlara katılmayanlara karşı bir şey yapmıyor.' Külliyen yalandır" ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, Dağlıca ve Iğdır'da güvenlik kuvvetlerinin operasyona gitmediğini, yol temizlediğini, sınır kapısına gidecek güvenlik güçlerini götürdüğüne dikkati çekerek, "Öylesine hain bir saldırı ki insanın kanı donuyor. Yüzlerce kilo patlayıcı koyarak, içine her türlü çivisini, demir parçalarını koyarak, kuvvetlendirerek bombayı patlatıyor. Bu aynı zamanda terör örgütünün ne kadar iki yüzlü bir propaganda yaptığını da ortaya koyuyor. Dolayısıyla bütün bu saldırıların hepsi haince ortaya konmuş saldırılardır. Çok geniş bir coğrafyada 20 Temmuz'dan bu yana terörle mücadele ediliyor. Her gün gelen yüzlerce istihbarat var. Bunların içerisinde önemli bir kısmı zaten olay olmadığı için duymuyoruz, o olayların çok büyük bir kısmı istihbarat alındığı için önleniyor. Ama maalesef bir kısmı da önlenemiyor. Bu mücadelede mühim olan sonuç almaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, iki unsura dikkat ettiklerini vurgulayarak, birisinin terör örgütünü silah bırakmaya zorlayacak her türlü gücü kullanmak, diğerinin de terör örgütüyle masum vatandaşı birbirinden ayırmak olduğunu ifade etti.
Hem istihbarat hem de etkin müdahale anlamında yapılabilecek ne varsa bunlarla ilgili koordinasyonun yapıldığını bildiren Kurtulmuş, eksiksiz bir şekilde sivil vatandaşlara zarar vermeyecek bir operasyonun yürütülmeye gayret edildiğini aktardı.
"Muhalefet tarafından Dağlıca ile ilgili şehit sayısının daha fazla olduğuna dair iddiaların yapıldığıyla ve öldürülen terörist sayısıyla" ilgili soru üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Masa başında oturup bir bilgisayarın tuşlarına basıyorsunuz. 'Şu kadar şehit oldu' demek kolay iş, 'Şu kadar terörist öldü' demek de kolay iş. Sorumluluk sahibi olmayanlar ya da kara propagandanın bir unsuru olanlar, daha olay olur olmaz, 'onlarca şehidin olduğu' haberini yaydılar. Bunların hepsi Türkiye'de kamuoyunda infiali artırmak için yapılan tezgahın bir parçasıdır. Terör örgütü sadece yollara bomba döşeyerek ya da elinde silahla güvenlik kuvvetlerimizi öldürerek bir mücadele yapmıyor. Terör örgütü, aynı şekilde çok ciddi belki bunun kadar ciddi bir algı operasyonu yürütüyor. Özellikle Dağlıca'dan sonra ortaya çıkan birtakım sayılar, birtakım hatta görüntüler, bunların hepsi bu propagandanın parçasıdır. Bunların tamamına yakını yanlıştır, yalandır.
Bu çerçevede örnek olarak söyleyeyim. Birtakım görüntüler var, hepsi inceleniyor, incelendi. Mesela geçmiş dönemlere ait görüntüler oldu. Olayın olduğu gün Dağlıca'da puslu, yağmurlu bir hava vardı. Görüntülerin yayınlandığı, medyaya servis edilen görüntüler ise güllük gülistanlık bahar ortamında çekilen görüntülerdi. Ayrıca Dağlıca ile ilgili Silahlı Kuvvetlerimiz bünyesinde bir soruşturma şu anda yapılıyor, olayın tam net olarak nasıl cereyan ettiğiyle ilgili önümüzdeki günlerde, belki önümüzdeki saatlerde bu rapor da kamuoyuyla paylaşılacaktır."
Kurtulmuş, "Basın kuruluşlarına yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirttiniz. Olaylarda katılımı sabit olan AK Parti milletvekili var, Abdurrahim Boynukalın. Kendisi için soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna, "Bu partinin alacağı bir karardır ama sonuç itibarıyla böyle bir saldırıyı asla tasvip etmediğimizi, bu saldırıyı kınadığımızı bir kere daha burada en yüksek ortamda ifade etmek istiyorum. Gerekli uygulamalar, partinin alacağı karardır, parti bu konuda nasıl karar alacak, bunları önümüzdeki günlerde göreceğiz" cevabını verdi.
"Sayın Cumhurbaşkanı katıldığı bir televizyon programında Çözüm Süreci'nde terör örgütünün silah stokladığını belirtti. Acaba o süreçte gereği yapılmadı mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, samimiyetle atılan her adımın, terör örgütü tarafından birtakım ikircikli politikalarla boşa çıkarıldığını söyledi.
Kurtulmuş, 6-7 Ekim olaylarıyla Türkiye'nin iç çatışmaya sürüklendiğini, terör örgütünün bir yerde silahlarını bırakıp ya da silahlı unsurlarını yurtdışına çıkarması gerektiği zamanlarda bunları yapmadığını, en son süreçte ise terörü yeniden başlatmasının, Çözüm Süreci'ni ortadan kaldıran esas unsur olduğunu belirtti.
Numan Kurtulmuş, "Eğer terör örgütü, samimi olarak Çözüm Süreci'nden yana olsaydı buna ilişkin açıklamalar da yapardı. Maalesef hem Çözüm Süreci'ni bitireceksiniz hem halkın büyük kesiminin destek verdiği Çözüm Süreci'ndeki o büyük ümitleri ortadan kaldıracaksınız hem de ondan sonra 'Çözüm Süreci'ni hükümet ortadan kaldırdı' diyerek bir başka propagandayı kullanacaksınız" dedi.
Hükümet açısından Çözüm Süreci ile başlanan kararın, çok riskli bir siyasi karar olduğunun altını çizen Kurtulmuş, sürecin ruhuna aykırı davranan, süreci baltalayan ve en sonunda da ortadan kaldıranın örgütün kendisi olduğuna dikkati çekti.