Gündem
Yazar Gül, Aile Bakanlığı'na seslendi: "Peşinden gittiğiniz batı, batıyor!"
Yazar Mustafa Gül, 'Aile kurumunda fabrika ayarlarına dönmeliyiz." diyerek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na şu çağrıyı yaptı: "Bir an önce uyanın, kendinize gelin! Aile kurumunu yıkanların peşinden gitmeyin! Sizin yöneldiğiniz Batı, batıyor."
Taha Emre Özdemir Ankara
"Mutlu bir aile yapısına sahip olabilmek için fıtrata uygun hareket etmeliyiz." diyen Gül, Kuran'ı Kerim'de aile yapısının korunduğuna dikkat çekerek, 'özümüze dönmeliyiz.' çağrısını yaptı:
'Rab'bimiz bize Kur'an'da aileyi nasıl koruyacağımızı tek tek anlattı'
"Yaratıcımız İsra Suresi'nin 21. ayetinde, 'Huzur bulmanız için birbirinize eşler yarattım.' buyuruyor. Huzurun sağlanması, soyun devam etmesi için aile, olmazsa olmazdır. Kurulan ailenin pekişmesi, daim olması, mutlulukla sürmesinin formülü de 21. ayetin devamında verilmiştir. 'Sevgi ve merhametle davranın.”
Aile kurulurken, daha sonra çıkacak sorunlar için baştan önlemler alınır. Boşanma durumunda kadının mağdur olmaması için, nikâhın şartlarından birisi olarak mehrin, erkek tarafından verilmesi istenir. Mehir, günün şartlarına ve rızaya uygun bir ölçüde olur. Mehir veremeyecek, ekonomik sebeplerle istediği halde evlenemeyecekler için, yakınlara, topluma ve devlete sorumluluk yüklenerek, 'Evlendirin.' (Nur,24/32) denmiştir.
Evlilikte sorunlar çıkıp, geçimsizlik başladığında, yine yakınları, 'Her iki tarafın büyükleri, arayı düzeltmeye çalışsın.' (Nisa,4/35) diye sorumlu tutulmuştur. Olmadı, boşanmak evliliğin devamından daha hayırlı görüldü, o zaman 'Güzellikle boşanın.' (Bakara,2/229) buyruğuna uyulur."
'Haksız yere bir kişiyi öldürmenin cezası ölümdür'
Kadın cinayetlerindeki artışa dikkat çeken Gül, Kur'an'da; bir insanı haksız yere öldürenlerin, ölümle cezalandırıldığına dikkat çekti:
"Eşlerin yaratılması, evlenip ailenin kurulması, doğacak çocuklarla neslin devamı fıtratın gereğidir. Aileyi kurmak, onu sevgi ve merhametle güzelleştirmek, herkesin ve de devletlerin birinci görevidir. Çok şükür bu güzellikler ülkemizde bolca var, fakat pek görünmüyor. Daha çok bütün toplumun vicdanını sızlatan çirkinliklere ve acılara tanık oluyoruz. Bu çirkinlikler, eski zamanlara göre çoğaldı. Düşünüyorum da, 50 yıl öncesinde ne yakın, ne de uzak çevremden bir boşanma olayı hatırlamıyorum. Şimdi onlarca. Ülke çapında ise yüz binlerce. Yine 50 yıl önce, tüfekle ve bıçakla yaralanmalar olurdu, fakat bunların sebebi çoğunlukla iş kazalarıydı. Bugün, boşanmış veya boşanacak koca, yıllarca birlikte yaşadığı eşini, elindeki bıçakla sokak ortasında delik deşik ediyor. Sonra da 'Paşa paşa gider yatarım.' diyor. Ey katil! 'Haksız yere bir kişiyi öldürmenin cezası ölümdür.' (Bakara,2/178) Bunun uygulanacağını bilsen, yine de o cana kıyar mıydın?"
'Bir an öne uyanın'
"Yöneldiğiniz Batı, batıyor" diyen Gül, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na da çağrıda bulundu:
"Buradan, aileyi korumakla görevli Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına sesleniyorum! Bir an önce uyanın, kendinize gelin! Aile kurumunu yıkanların peşinden gitmeyin! Var olan sorunların çözümünü onlarda aramayın. Sizin yöneldiğiniz Batı, batıyor. Onlar aileyi ortadan kaldırmaya çalışıyor. Fıtrata ters uygulamaları, meclislerinden çıkardıkları yasalarla hayata geçiriyor. Birçok ülke parlamentosu, erkekle erkeğin evliliğine izin veriyor. Bir kadın başbakan, lezbiyen olduğunu gizlemiyor ve bu durum hiç yadırganmıyor. Onlar aileden çok eşcinsellerin hak ve hukuklarıyla ilgileniyor. Bu konuda kimseye laf söyletmiyor. Bazı ülkelerde doğan çocukların yarıdan fazlasının babası belli değil. Allah insanı kadın ve erkek olarak yaratmış. Bunlar ortaya çıkardıkları üçüncü cinsiyeti dünyaya hoş göstermeye çalışıyor. Yapmayın, etmeyin! Sizler böyle ülkelerin peşinden nasıl gidersiniz? Cinsiyet eşitliği adı altında işlenen rezilliklere nasıl göz yumarsınız, hatta uygulamak istersiniz?"