Sağlık
Alzheimer'dan nasıl korunulur?
Alzheimer'in ilk belirtisi ise yakın geçmişin unutulması. Hastalığın en belirgin özelliği, beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıdır. Çağın hastalığı olan alzheimerdan nasıl korunulur? Alzheimer olmamak için hangi önlemler alınmalı? İşte Alzheimer'dan korunma yolları...
Alzheimer'in ilk belirtisi ise yakın geçmişin unutulması. Hastalığın en belirgin özelliği, beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıdır. Çağın hastalığı olan alzheimerdan nasıl korunulur? Alzheimer olmamak için hangi önlemler alınmalı? İşte Alzheimer'dan korunma yolları...
Kronik depresyonu olanlar Alzheimer’e daha fazla yakalanıyor.
İnsan ömrü uzadıkça Alzheimer hastalığının görülme sıklığı da artıyor. 65 yaşında bu hastalığa yakalanma oranı % 5 iken, 80 yaşından itibaren bu rakam %40’lara kadar yükseliyor. Nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak 2050 yılında dünyadaki Alzheimer’lı hasta sayısının 36 milyona ulaşması bekleniyor. Uzmanlar, kronik depresyonu olanlarda aynı yaş grubuna göre Alzheimer hastalığının en az iki misli daha sık rastlandığını söylüyor.
Alzheimer'ın belirtileri nelerdir?
Belleğin giderek güç kaybetmesi Alzheimer’ ın en önemli işareti. Ama şunu da unutmayalım yaşa bağlı bellek kaybı bir hastalık olmaktan çok doğal/normal değişikliklerin sonucudur. Ama bunların hiçbirisi mesleğinizi sürdürmenize, ev, aile, iş ve sosyal sorumluluklarınızı yerine getirmenize engel olacak kadar ciddi seviyelere varmamalı.
Alzheimer hastalığına giden yolculuk çoğu zaman her zaman yaparken zorlanmadığımız, yaşamımızın doğal parçası olan olağan bazı işleri/aktiviteleri yapmada, bazı bilgileri hatırlamada zorlanmayla başlar. Örneğin iyi bilinen bir yemeğin nasıl hazırlanacağı, zaten her gün yapılagelen ev işlerinin ya da rutin mesleki faaliyetlerin nasıl sürdürüleceğinde unutmalar görülür.
Bazen hepimiz -gençler bile- iyi bildiği bir sözcüğü hatırlamada güçlük çekebilir. Alzheimer hastaları için bundan biraz daha fazlası söz konusudur. Onlar hastalıklarının erken döneminde bile basit sözcükleri unuturlar, yerine ilgisiz, anlamsız sözcükler koyarlar. Bu nedenle söylediklerini –bazen de yazdıklarını- anlamak zorlaşabilir
Bilincin ve belleğin en önemli fonksiyonlarından biri “zaman ve yer oryantasyonu”dur. Burada da küçük bir ayrıntı var. Hepimiz zaman zaman “haftanın hangi gününde olduğumuzu” karıştırabilir, herhangi bir anda “nereye gittiğimizi” unutabiliriz. Ancak Alzheimer hastaları için durum biraz farklıdır. Onlar yaşadıkları sokağı, bulundukları yeri ve oraya nasıl geldiklerini tümüyle unutabilirler, eve nasıl ve hangi yoldan geri döneceklerini karıştırabilirler.
Yaşlılık normalde de biraz “geri çekilme”yi gerektirir, yaşlandıkça çalışma hayatından ve sosyal aktivitelerden biraz uzaklaşmak normaldir. Alzheimer’in başlangıç döneminde ise hastalar daha fazlasını gösterir, daha pasif bir tutum olabilirler. Örneğin televizyon karşısında hareketsiz saatlerce oturabilir, uzun süre uyuyabilir ya da günlük aktivitelerini bile yapmak istemeyebilirler.
Burada da önemli ayrıntılar var. Yaşlılıkla birlikte herkeste bazı kişilik (huy) değişiklikleri olur. Yaşlandıkça kimi daha sakin, kimi daha sinirli olma eğilimine girer. Yaşlandıkça depresifleşen, tersine dışa dönük kişilik geliştirenler de olabilir. Bunların hepsi normaldir. Alzheimer hastalarında ise durum farklıdır. Onlar aile bireylerine karşı bile anlamsız şüpheler, kızgınlıklar ya da korkaklık ve çekingenlikler sergileyebilirler.