AKİT MENÜ

Gündem

Suret-i haktan atış! Fitneci Soner'in ipliği pazara çıktı

Soner Yalçın’ın Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in aralarında bulunduğu büyük sahabelerin Peygamberimiz’e suikast tertip ettiği iddiasına kaynak olarak gösterdiği Sünni İslam âlimi İbn Hazm’ın ‘el Muhalla’ kitabından eksik alıntı yaptığı ortaya çıktı. İbn Hazm’ın söz konusu kitabında rivayeti aktarırken altında da 'bunun tamamen yalan' olduğunu belirtmesine rağmen Yalçın, sadece ilk kısmı paylaşarak uydurma rivayeti doğru gibi göstermeye çalıştı.

Güncelleme Tarihi:

 yeniakit.com.tr 

İslam düşmanı karanlık odatv’nin başı Soner Yalçın,  AK Parti’den kopuşlar ve yeni parti gelişmeleri üzerinden gündelik siyasete dini alet ederek Hz. Ebubekir ve  Hz. Ömer’in de aralarında bulunduğu büyük sahabilerin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e Tebük seferi dönüşü suikast yapmaya kalktığını iddia etmişti.

Ancak dinle uzaktan yakından alakası olmayan Yalçın’ın her zamanki gibi fitne çıkarma peşinde olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Tebük seferi dönüşü Hz. Muhammed’e suikast düzenleyenlerin arasında Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in de olduğunu öne süren Yalçın, bu iddiasına ise  Sünni İslam âlimi İbn Hazm’ın "el Muhalla" kitabındaki bir rivayeti kaynak olarak gösterdi.

Bilgiyi kendi işine geldiği gibi aktardı!

Okuyucularını kandırmaktan çekinmeyen Yalçın, büyük bir çarpıtmaya imza attı. Aynı kitapta söz konusu rivayet aktarılırken son kısımda 'bunun tamamen yalan' olduğu belirtildiği ortaya çıktı. Niyeti her zaman olduğu gibi İslam düşmanlığı yapmak olan Yalçın'ın ise kitaptaki ‘suikast’ rivayetini alırken yazarın 'bunun tamamen yalan' olduğunu belirttiği açıklamasını kırptığı anlaşıldı.

İbn Hazm ‘el Muhalla’ kitabında suikast rivayetini aktardıktan sonra şu açıklamada bulunuyor;

“Bu uydurulmuş bir yalandır, uyduranı Allah’ın lanetlediği bir yalan! (açıklamalarımla) bu rivayete takılma ihtimali düşmüştür, Allah’a hamdolsun” (el-Muhallâ: C. 11, s. 224).

Suret-i haktan atış!

Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman da “Suret-i haktan atış yapma” başlıklı bugünkü yazısında Soner Yalçın’in sahabelere yönelik iftirasına cevap vererek karanlık oda’nın karanlık kalemşörünün ipliğini pazara çıkardı.

İŞTE O YAZI;

(...)

Yazar yazının gelişen kısımlarında “Tüm bunlar asırlardır tartışılıyor… Kimi doğru, kimi hurafe…” diyor, ancak baş tarafta şu satırlara da yer veriyor:

“Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer, Bizanslılara karşı yapılan Tebük Seferi dönüşünde Hz. Muhammed’e suikast girişiminde bulundu mu?

Bu soru 1.389 yıldır yanıt arıyor! Sünni İslam âlimi İbn Hazm İslam hukuku ‘el Muhalla’ kitabının 11. cildinde şunu yazdı: ‘Ebubekir, Ömer, Osman, Talha ve Sa’d bin Ebu Vakkas, Tebük’te Rasulullah’ı öldürmeye kalktı… Olay şuydu: Yıl, 630… Tebük Seferi dönüşü Hz. Muhammed, dava arkadaşlarına vadi yolundan gitmelerini tavsiye etti; ve kendisi dağ yolunu tercih etti. Yanında sadece -birbirine kardeş ettiği- Ammar b. Yaser ile Hüzeyfe b. Yeman adındaki iki sahabe vardı. Yolculuk sırasında vadi yolunu tutan Müslüman askerlerden 14-15 kişilik yüzleri maskeli grup, Hz. Muhammed’e doğru saldırıya geçti. Hz. Muhammed’i dağdan aşağıya atıp ‘kazayla düşüp öldü’ diyeceklerdi. Hz. Muhammed saldırganları görüp bağırdı; Huzeyfe’ye binek hayvanların yüzlerine elindeki kamçıyla vurmasını söyledi. Hz. Muhammed’in suikastın farkına vardığını gören ve korkuya kapılan saldırganlar panikle kaçıp vadideki savaşçıların arasına karıştı… Hz. Muhammed suikastçıların bindikleri hayvanlardan kimler olduklarını anladı ve isimlerini sadece sırdaşı Hüzeyfe’ye söyledi.”

Hem akıl mantık yönünden tutarsız hem de tarih ve rivayet ilmi bakımından çürük olan böyle bir bilgi, gazete köşesine taşınmasa ve bazı kimselerin kafalarının karışmasına, yoğun sual yağmuruna sebep olmasaydı cevap ve açıklamaya değmezdi.

Yazarı ayıpladığım nokta da şu iki hüküm cümlesidir:

1.“Bu soru 1.389 yıldır yanıt arıyor!”

2.“Sünni İslam âlimi İbn Hazm İslam hukuku ‘el Muhalla’ kitabının 11. cildinde şunu yazdı: “Ebubekir, Ömer, Osman, Talha ve Sa’d bin Ebu Vakkas, Tebük’te Rasulullah’ı öldürmeye kalktı…”

Hadi bir cevap da biz verelim:

Sünnî kaynaklar bu rivayeti naklettikleri her yerde “o büyük ashabın içinde bulundukları bütün rivayetleri çürütmüşler, bunların yalancılar tarafından uydurulduğunu ve Râfizîlerin çirkin amaçları için kullandıklarını ifade etmişlerdir. Sahih rivayetlerde münafıkların böyle bir teşebbüste bulundukları vardır, ama içlerinde o büyük ashabın isimleri yoktur ve onlar ile Peygamberimiz (s.a.) arasındaki ilişki, paylaşılan hayat, imkanlar ve olaylar göz önüne alındığında onların böyle bir şey yapmalarını düşünmek ve kabul etmek mümkün değildir.

İşte burada sarf ettiğim bu cevap cümlesi tarih boyunca verilmiştir, soru cevapsız, şüphe karanlıkta karar kılmamıştır.

Daha ayıp olanı da Sünnî İslam aliminin eserinde bunu yazdığını söyleyip, aynı alimin naklettiği bu rivayet ile ilgili değerlendirmesini almamasıdır.

Yazarın cilt ve sayfasını verdiği yerde İbn Hazm bu rivayeti naklettikten sonra şöyle diyor:

“Bu uydurulmuş bir yalandır, uyduranı Allah’ın lanetlediği bir yalan! (açıklamalarımla) bu rivayete takılma ihtimali düşmüştür, Allah’a hamdolsun” (el-Muhallâ: C. 11, s. 224).

Halkının çoğu Müslüman, Sünnî, Peygamberine aşık, adı geçen büyük ashaba layık oldukları saygı ve sevgi ile meşbu olan bir ülkede yazarken daha saygılı olmak gerekmez mi?

Yorumlara Git

Gerçek sonradan ortaya çıktı! Tankerden çıkan duman ortalığı karıştırdı

Şişli'de korku dolu anlar! 6 katlı binanın duvarı çöktü, mahalleli deprem sandı

ABD'yi sarsan felaket

ABD konsolosluğuna İHA saldırısı! Bölge alarma geçti!

Terörden arınan bölgede dev proje: Şırnak’ta bin 520 konut heyecanı