Gündem
Hukukçuları ikiye bölen rezalet: Para veren şahsın 'fuhuş yapmadı' diye dava açtığı kadına 'dolandırıcılık'tan ceza!
Gaziantep'te fuhuş yapmak için anlaştığı kadına para vermesine rağmen eylem gerçekleşmediğinden mahkemeye başvuran ahlaksız adamın duruşmasında hayat kadını H.G'ye dolandırıcılık suçundan ceza verildi. Akıl almaz olayı yeniakit.com.tr'ye değerlendiren Türk Ceza Kanunu Uzmanı Avukat Rahmi Kurt, "Ahlaki yapımıza göre her ikisi de fuhuş suçundan ceza almalıydı ancak fuhuş mevcut yasalarımızda maalesef suç değil." dedi.
Taha Emre Özdemir Ankara
Gaziantep'te fuhuş yapmak için anlaştığı kadın tarafından dolandırılan adam, mahkemeye başvurdu. Mahkeme, fuhuş yapmak için anlaştığı erkekten para almasına rağmen bu eylemi gerçekleştirmediğinden dolayı kadını 'dolandırıcılıkla' cezalandırdı.
Yaşananları yeniakit.com.tr'ye değerlendiren Türk Ceza Kanunu Uzmanı Avukat Rahmi Kurt, "Mahkemeler tarafından verilen kararların her zaman doğru olduğunu söyleyemeyiz." dedi.
"Mahkeme fuhuş konusuna girmeden, 'sen bir kişiye vaadde bulundun ve ben sana dolandırıcılıktan ceza veriyorum.' diyor. Karar oy birliği ile değil oy çokluğu ile alınmış. Hakimlerden birisi ise 'hukuka veya ahlaka aykırı bir eylemi hukuk korumamalı.' şeklinde muhalefet şerhi veriyor." ifadelerini kullanarak, Türk Ceza Hukuku'nda yer alan 'Eksik Borç' ilkesine dikkat çekti:
'Mahkeme Eksik Borç İlkesi'ni uygulamadı'
"Yasalara ve genel ahlaka aykırı durumları hukuk korursa kargaşa ortamı oluşur. Hukuk da 'Eksik Borç' ilkesi var. Bu ilke alacaklının hukuka ve ahlaka aykırı eylemlerinden dolayı doğan hakkını hukukun korumaması anlamına gelir. Buna kumar borcunu örnek verebiliriz. Kimse kumardan elde ettiği alacağından dolayı borçluyu icraya veremez. 'Eksik Borç' İlkesi bahse konu davada uygulanmamıştır."
'Ahlak yapımıza göre fuhuştan cezalandırılmalıydılar ama...'
"Burada verilen karar Ceza Hukuku anlamında suç teşkil etmiş ama alacak verecek anlamında icra gibi bir müeyyide de uygulanmamış. Kadın da adam da ahlak yapımıza göre fuhuştan cezalandırılmalıydı ancak kanunlarımızda fuhuş yapmak suç değil. Mevcut kanunlarımızda 'fuhşiyata aracılık etmek', 'fuhuşu teşvik etmek' ve 'fuhuşa yer sağlamak' kapsamında suçlar var. Bu hükümler Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 227. Maddesi'nin bentlerinde geçiyor. Çocuğun fuhşiyatına aracılık etmek konusu ise daha ağır bir suç. Fuhuşa zorlama diye de aynı kapsamda bir suç daha var. Türk Ceza Kanunu'nun 227. Maddesi'nde geçen 'Fuhşiyata Teşvik' durumunda 2-4 yıl arası hapis; 3 bin günde para cezası öngörülüyor. 3 bin gün günlüğü 20 liradan para cezasına çevrildiğinde 60 bin lira tutarında bir tutar söz konusu oluyor. Tabi 2-4 yıl arası hapis cezası da yanıltmamalı. Bunun ağırlatıcı sebepleri var. Fuhuş eğer 'cebir, şiddet, tehdit' kullanılarak yaptırılıyorsa verilecek ceza artı iki katına çıkarılıyor. Ortada örgütlü bir fuhuş varsa ceza yine yarı oranında artırılıyor. 2-4 yıl arası ceza suçun 'basit hali' oluyor. Eğer söz konusu kişi çocuk ise (Ceza Hukukumuza göre 18 yaş altı olması durumu) cezası 4-10 yıl arası. Adli para cezası olarak 5 bin gün hesaplanarak yaptırım uygulanıyor. Tüm bunların dışında kalan kadın ile erkek arasında yaşanan 'fuhuş' olayında ceza öngörülmüyor."
İlişkili haber:
https://www.yeniakit.com.tr/haber/5-yildiz-konforunda-zina-alenen-yapilan-fuhsa-kim-dur-diyecek-457366.html
Olay nasıl yaşanmıştı?
Gaziantep’te yaşayan Y.G. şehir merkezinde otomobili ile seyreden A.G.'yi durdurarak 40 lira karşılığında fuhuş anlaşması yaptı. A.G. de bu teklifi kabul ederek 40 lirayı kadına verdi. Y.G., A.G'den parayı aldıktan sonra ona 200 metre ileride beklemesini söyledi. Y.G buluşma noktasına gitmedi ve 40 lira ile ortadan kayboldu.
A.G adli makamlara başvurdu
Gaziantep Cumhuriyet Savcılığı Y.G. hakkında 'Dolandırıcılık' suçu işlediği iddiasıyla dava açtı. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Y.G., dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı verilen karara itiraz etti
Dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu gündemine geldi. Genel Kurul, başsavcılığın itirazını reddederek Y.G.'nin dolandırıcılıktan mahkum edilmesi gerektiğine hükmetti.
Kararda şöyle denildi:
'Şikâyetçinin zararının ahlaka aykırı isteğin yerine getirilmemesi nedeniyle değil, aksine bu isteğin gerçekleştirileceği yönündeki sanığın hileli davranışı neticesinde meydana geldiği, şikâyetçinin meydana gelen zararını talep edememesinin özel hukuk konusu olduğu ve dolandırıcılık suçunun oluşmasına engel teşkil etmediği, sanığın ahlaka aykırı bir yönteme başvurarak gerçekleştirdiği hileli davranışının somut olayda hukuki boyuttan çıkıp cezai sorumluluğu gerektiren aldatıcı nitelikte olduğu ve bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu kabul edilmelidir.'
Yargıtay Ceza Kurulu Üyeleri karara muhalif kaldı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu üyeleri, 'Sanığın aldığı para karşılığı şikâyetçiyle fuhuş yapma vaadi, genel ahlaka ve hukuka aykırı olmanın yanında, yerine getirilmesi veya buna zorlanması kişilik haklarını açıkça ihlal eden bir durum olup, aldatma özelliği bulunmayan basit bir yalandır.' dedi.
Karşı oy yazısında şu görüşler dile getirildi:
'Yerine getirilmesi hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı bir vaat, dolandırıcılık suçuna vücut verecek boyutta hile sayılmaz, ayrıca aldatma özelliği yoktur. Böyle bir vaadin hukuksal ve ahlaki olmadığı, bu veya fiili başka nedenlerle yerine getirilmeme ihtimalinin büyük olduğu müşteki tarafından da açıkça öngörülebilecek bir haldir. Aksinin kabulü kişilerin hukuka ve ahlaka aykırı davranışa zorlanması olur. Somut olayda sanığın, müştekinin istediği ve kendisinin de kabul ettiği hukuka ve ahlaka aykırı davranışı yerine getirmesi halinde müspet suçun oluşmayacağı sonucunu doğurur. Böyle bir sonuç yasal olmadığı gibi, insanları hukuki ve ahlaki olmayan edimleri yerine getirmeye zorlar. Yerine getirilmemesi hukuk davası konusu bile yapılamayan bir vaadin suç sayılması hukuken kabul edilemez.'
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun verdiği karar sonrası Y.G.'nin 40 TL'yi aldıktan sonra fuhuş yapmadığı için dolandırıcılıktan mahkumiyeti kesinleşmiş oldu.