İSLAM
Merhametsiz olunamaz
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav) şöyle buyuruyor, "Şüphesiz Allah, hak yoldan sapıp O'na itaat etmeye tenezzül etmeyen ve tevhid kelimesini söylemekten imtina eden azgın kulundan başka kullarına azab vermeyecektir." (İbnu Ömer)
Bir gün Resulullah Efendimiz Medine-i Münevvere’de (Mescid-i Nebevi’de) hutbe okurken torunlarından birisi mescide giriyordu. Henüz küçük yaşta idi. Ayağı bir yere takılarak düştü ve ağlamaya başladı. Torununun düştüğünü ve ağladığını gören Peygamberimiz hutbeden inerek torununu kaldırdı. Gözyaşını sildi.
Tekrar hutbeye çıktı. Hutbesine devam etti. Resulullah Efendimizin hutbeden inmesi bir kısım ashabın acayibine gitti. Bunu fark eden Peygamber Efendimiz orada (hutbede) şu hadis-i şerifi okudu:
“İrhemu men fil erdıyerhemükum men fissema.” Yani “Sizler yerdekilere merhamet ediniz, semadaki olan size rahmet eder.”
Burada Peygamberimizin kastettiği Cenab-ı Hakk’ın merhametidir.