Siyaset
Bekleyecek tek bir günümüz yok
Eylül ayının ortalarında, ABD ve Batı’ya seslenen ve Fırat’ın doğusundaki terör unsurlarının temizlenip, güvenli bölge oluşturulması için iki hafta mühlet veren Başkan Erdoğan, dün Meclis’te yaptığı konuşmada, “Artık bekleyecek bir tek günümüz dahi yok. Kendi yolumuza devam edeceğiz. Terörle ve şiddetle arasına mesafe koyan tüm kesimleri, milli meselelerde aynı ortak paydada buluşmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
“Gönlümüzün kapılarını açtık”
Sığınmacılar için bir an önce güvenli iklimi oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, “Suriyeli kardeşlerimiz rejimin ve terör örgütlerinin baskını altında ezildiğinde sınırlarımızın ve gönlümüzün kapısını açtık. Bize düşen sığınmacıların bir an önce kendi ülkelerinde hayatlarını sürdürebilecekleri güvenli iklimi oluşturmaktır. Geri dönen sığınmacı sayısı 360 bini buldu.
Ülkemize yönelik Suriye kaynaklı terör tehdidi artık tahammül edilemez boyutlara ulaştı.
Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünden siyasi ve idari birliğinden yanadır. Türkiye, masa başında yazılan senaryoların figüranlığını yapacak kadar köksüz bir ülke midir? Millet olarak gerekirse ser veririz, ama istiklalimizden ve onurumuzdan asla ödün vermeyiz. Türkiye’yi terör örgütünün tasfiyesi için yıllardır oyalayanların bizzat yüzlerine artık bu oyunun sonuna geldiğini söyledik. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları kararlılığımızın somut birer tezahürüdür” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mali disipline asla taviz vermediklerini belirterek,“Merkez Bankamızın döviz rezervleri yeniden 100 milyar doların üzerine çıktı. Şu aralar 103 milyar dolar seviyesine ulaştı. IMF defterini tekrar açılmamak üzere Mayıs 2013’te kapattığımızın altını çizerek tekrar ifade etmek istiyorum. Dengelenme ve yeniden büyüme sürecini başarıyla sürdürüyoruz. Mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirinceye kadar gece gündüz çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ortak paydada buluşalım”
Erdoğan, “Siyaset yaparken de hepimiz önce bu ülkeye ve millete karşı sorumlu olduğumuzu unutmayacağız. Önce milletim demeyen hiç kimsenin bu kutlu kurumun çatısı altında yer almaya hakkı olmadığını düşünüyorum. Terörle ve şiddetle arasına mesafe koyan tüm kesimleri milli meselelerde ortak paydada buluşmaya davet ediyoruz. Yeter ki siyasi konulardaki rekabetimizi milletimize karşı olan sorumluluklarımızın önüne geçirmeyelim. Türkiye darbeler, vesayet gibi nice sıkıntılarla da boğuşmak zorunda kalmıştır. TBMM’nin sorunları çözme iradesinin büyüklüğüne inandık.
Demokrasimizin hak ve özgürlükleri tüm kesimler için genişleterek gerçek anlamda tesis edebileceğimize inandık. Enerjide kendi su, güneş, termal ve kömür kaynaklarımızı en etkin değerlendirebileceğimize inandık. Büyümemizi ülkemizin potansiyeline uygun seviyeye yükseltebileceğimize inandık. Yeni yönetim sistemimiz artık sorunlarımızı demokrasinin imkanlarıyla çözebileceğimizin en büyük ispatıdır” dedi.
“Ansızın gelebiliriz”
Öte yandan; genel kurul çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat’ın doğusuna yönelik Türkiye’nin atacağı adımlarla ilgili olarak, “Bunların hepsinin toplam açılımı nedir? Bir gece ansızın gelebiliriz” diye konuştu.