AKİT MENÜ

Gündem

UNESCO desteği ile aile düşmanlığı! Hülya Şimga, Türkiye'de kadınların ezildiğini şöyle savundu: Yalnızca Türkiye'de evlenen kadının...

İstanbul Maltepe Üniversitesi'nde UNESCO'nun katkıları ile kurulan 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kültür Kürsüsü' 25 Ekim Cuma günü faaliyetlerine başladı.

Güncelleme Tarihi:

 Taha Emre Özdemir  yeniakit.com.tr 

Maltepe Üniversitesi'nde 2009 yılında 'UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü' kurulmuştu. Üniversitesi bu kez de Birleşmiş Milletler’in küresel öncelikli sorunlardan biri olarak tanımladığı, eşcinselliği meşrulaştıran ve toplum ahlak yapımızı tehdit eden 'toplumsal cinsiyet eşitliği'ne ilişkin UNESCO'nun katkılarıyla yapılacak çalışmalara onay verdi.

UNESCO işbirliği ile kurulan kürsüde 'toplumsal cinsiyet eşitliği'ne ilişkin ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel araştırma ve uygulamalar yapılacak, projeler geliştirilecek, eğitim faaliyetleri ve bilimsel toplantılar düzenlenecek. 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kültür Kürsüsü'ne Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Şimga başkanlık yapacak.

Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hülya Şimga, UNESCO’nun kurulduğundan itibaren ‘kadınların insan hakları, güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği’ konularına önem verdiğine dikkat çekerek bu yönde ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

Yalnızca Türkiye'de evlenen kadının soyadı değişiyor

2018 yılı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Raporu’na dikkat çeken Prof. Dr. Şimga, Türkiye’nin cinsiyet eşitliği konusunda 149 ülke arasında 130’uncu sırada yer aldığını belirtti.

Eşcinselliğin ve her türlü ahlaksızlığın meşrulaştırıldığı 'toplumsal cinsiyet eşitliği'ni savunan Prof. Şimga, "Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde savunulan aynı hak, özgürlük ve olanaklara sahip olmaktır. Toplumlarda kültürel olarak tutucu görüşlerde kadına bir rol biçiliyor. Buna bağlı olarak, boşanmaların artmasının, toplumdaki yozlaşmanın kadınların eşitlik istemesine bağlı olduğu iddia ediliyor. Bu görüşe göre kadının yerini bilmesi gerekli. Bilmediği zaman problem çıkıyor." dedi.

Türkiye’de kadına yönelik ayırımcılığın çok çeşitli boyutları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şimga, "En basit örneklerden bir tanesi kadının soyadı sorunudur. Avrupa Konseyi’ne üye olan ülkeler arasında sadece Türkiye’de kadın evlendiği zaman soyadını değiştirmek zorunda kalıyor. Kadınların Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparak soyadını değiştirmemesinin yolu açıldı. Ancak kültüre bakıldığında kaç tane kadın, kocasına ve kocasının ailesine ‘Ben dava açıyorum. Senin soyadını almayacağım’ diyebilir? Realiteyle çok çelişkili bir durum. Kadının soyadı konusu büyük sorunlara yol açacak durumların en hafifidir ama toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.

Yorumlara Git

Trump’tan iddialara tepki! Dünyadaki herkesten daha fazla var

Brezilya ve Arjantin arasında soğuk rüzgarlar! Yahudi sevici Milei kriz çıkardı

İran'dan Ukrayna'ya sert sözler! Karşılıksız kalmayacak

Yaptırımlar kaldırılmıştı! Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girmiş

CENTCOM’dan garip açıklama! Vuracak hedef kalmamış