Siyaset
Türkiye’deki nafaka sistemi adaletten uzak
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği’nin hazırladığı, “Devletin Aile Yaşamına Müdahalesi” raporunda, “Nafakaya hükmedilirken, adalet uygulanmıyor. Kadın için ayrıcalıklı olma şartları yerine getirilirken ölçü kaçırılmış ve erkek için mağduriyet üretecek bir hale gelinmiştir” denildi.
Ha 1 yıl evli ha 20 yıl!
Nafakaya hükmedilirken ne kadar süre evli kaldığının bir öneminin olmadığı belirtilen raporda, “Bir yılı dahi doldurmadan sona eren evlilikler açısından da bu hüküm geçerlidir” denilerek eşit adalet sisteminin uygulanamadığına dikkat çekildi. Nafaka hükümlüsünün ödeme gücüne bakılmaksızın hapis cezasına çarptırıldığı belirtilen raporda, “Bunun bir sınırı yoktur. Her şikâyette yeni bir yargılama yapılarak hapis cezası verilebilir” denildi.
Kadın için ölçü kaçırılmış
Nafaka, İslam kültüründe, “Mehir” olarak isimlendirildiğine vurgu yapan MAZLUMDER raporunda, şöyle denildi: “Temelinde, ‘Anneliğin’ bulunduğu fıtri gerçekler, sosyal hayatta kadının erkek kadar aktif ve etkin olmasını doğal olarak engellediği için kadına karşı böylesi bir ayrıcalık düşünülmesi yerindedir. Fakat Türk Hukukunda yer alan nafaka düzenlemesi kadın için ayrıcalıklı olma şartlarını yerine getirirken ölçüyü kaçırmış, erkek için mağduriyet üretecek bir hale gelmiştir. Bu haliyle nafaka düzenlemesi adaletli sonuçlar üretmekten uzaktır.”
Nafaka için nikâhsız evlilik
Rapor şöyle devam ediyor: “Çocuklara bağlanan iştirak nafakasının bile bir süresi, bir sınırı olduğu halde, yoksulluk nafakası altında ödenen nafaka süresizdir. Bu ise hukuki ve fiili olarak biten bir evliliğin mahkeme kararıyla ekonomik ve psikolojik olarak devam etmesine yol açmaktadır. Kötü niyetli nafaka alacaklıları, nafakayı devam ettirebilmek için kayıtdışı çalışmakta veya nikahsız evlilik hayatı yaşamakta; böyle suiistimaller nafaka ödeyen tarafın mağduriyetini artırmaktadır.”
Hapis cezasında da sınır yok
Mahkemelerce verilen nafaka konusunda ki hapis cezalarında da sınırlama olmadığı belirtilen rapor şöyle bitiyor: “Süresiz nafaka düzenlemesinde hakkaniyet gözetilerek yeniden ele alınmalı. Nafakaya karar verilirken evlilik süresi, çocuk olup olmadığı, nafaka alacaklısının işgücü, sağlığı ve en önemlisi de kişinin içinde yaşadığı sosyolojik koşullar göz önünde bulundurulmalı, bunlar iki tarafı da mağdur etmeyecek bir kritere bağlanmalıdır.”