Siyaset
Medya köpürttükçe cinayetler artıyor
Fatih, Antalya ve Bakırköy’de siyanür kullanılarak işlenen cinayetleri “toplu intihar” olarak lanse eden medya haberleri, her geçen gün yeni katliamlara da davetiye çıkarıyor. 10 gün içinde gerçekleşen 3 acı olayın ortak noktası siyanür olurken, yapılan araştırmalar tek kişinin 135 kişi üzerinde etki bıraktığını gözler önüne seriyor.
Muhammed Uzun İstanbul
Değişik zamanlarda vuku bulunan ve toplumsal düzeni yıkıma sürükleyen olaylar zincirini yansıtan medya haberleri, tartışılmaya devam ediyor. İstanbul Fatih, Antalya ve son olarak Bakırköy’de yaşanan siyanür cinayetlerinin haberleştirilmesinde kullanılan dil, yaşamları tehdit ediyor. Yapılan araştırmalara göre, özendirici bir üslupla yazılan ölüm haberleri, intihar dalgasına neden oluyor.
Bir intihar yüzleri etkiliyor
Fatih, Antalya ve Bakırköy’de siyanür kullanılarak işlenen cinayetleri “toplu intihar” olarak lanse eden medya haberleri, her geçen gün yeni katliamlara da davetiye çıkarıyor. AK Parti’ye muhafelet etmek adına korkunç cinayetleri politize edip, “yoksulluk intiharı” diye sunan medya ve türevleri; vahim vakaları hem gerçekliğinden koparıyor hem de meşru bir çözüm yöntemi olarak gösteriyor. 10 gün içinde gerçekleşen 3 acı olayın ortak noktası siyanür olurken, yapılan araştırmalar; intihar eden tek bir kişinin 135 kişi üzerinde etki bıraktığını gözler önüne seriyor.
Art arda gelen siyanür cinayetleri ile ilgili medyanın pervasız tutumuna dikkat çeken uzmanları ise haberlerde intihar yönteminin detaylandırılmaması ve özendirici bir dil kullanılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Türkiye Psikiyatri Derneği’nin hazırladığı “Medya ve intihar” başlıklı raporda, Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde servis edilen intihar haberlerinin yeni vakalara zemin hazırladığı ifade edildi.
Dünyadan örnekler
Derneğin 2014 yılında hazırladığı kapsamlı raporunda yer alan çarpıcı örnekler ise şu şekilde:
-1970’lerde İngiltere’de kendini yakarak intihar olayı köpürtülünce aynı yöntemle gerçekleşen intiharlar salgın gibi yayıldı. 12 ay içerisinde İngiltere’de kendini yakarak intihar etme eylemi 60 kez arttı.
-“13 Reasons Why” adlı Netflix dizisinde 13 yaşındaki karakterin intiharının gösterildiği ilk bölümün ardından ABD’de 10-17 yaş arası intihar vakalarında yüzde 28.9’luk bir artış görüldü.
-Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre ülkenin iki ulusal gazetesinde yayınlanan haberlerde kullanılan ötekileştirici dil, erkekleri intihara sürükledi. Toplumsal düzenin göz ardı edildiği haberler sonrası Avustralya’da yaşayan erkeklerde intihar oranı beklenmedik bir yükselişe geçti.
-1985’de ABD’de gençlerin intiharlarını önlemeye yönelik hazırlanan 4 filmin gösteriminin ardından intihar girişiminde bulunan genç sayısında artış meydana geldi. Değişik haftalarda yayınlanan filmlerin amacı ailelerin ve gençlerin intihar davranışına dikkat çekmekti.
-15-20 yıl önce hemen her gün bir intiharın gerçekleştidiği Boğaziçi Köprüsü’ndeki haberlere getirilen kısıtlama sonrası da intihar girişimlerinde belirgin azalma oldu.
Siyanür serbest şarkı yasak
Görsel medyanın abartılı bir ses tonuyla sunduğu, yazılı medyanın ise abartılı puntolar eşliğinde servis ettiği siyanürlü cinayetlerin en ince teferruatına kadar anlatılması yenilerini de tetikliyor. Geçmiş dönemlerde ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediği gerekçesiyle şarkılar bile yasaklanırken, siyanür gibi öldürücü bir kimyasalın kolay ulaşılabilir olması kaygı doğuruyor. Daha önceki süreçlerde, Musa Eroğlu’nun ‘Yolun sonu görünüyor’, Cem Karaca’nın ‘Namus Belası’, Murat Kekilli’nin ‘Bu akşam ölürüm’, İbrahim Tatlıses’in ‘Güneş doğmuyor üzerime’ ve daha birçok şarkı, intiharlara ve cinayetlere kapı araladığı için bir süre devlet tarafından yasaklanmıştı.
Siyanürlü dehşetin yankıları sürerken, son olaylardan sonra internetteki arama motorlarında siyanürle ilgili kelimelerin aratılmasında endişe verici artış yaşandı. Son 24 saat içerisinde Google’da 600’ün üzerinde siyanür kelimesi aratıldı. En çok dikkat çeken aramalar; “siyanür nereden alınır, siyanür nasıl öldürür, siyanür al” oldu.