Dünya
15 Temmuz'un sır ismi nerede çıktı? "Erdoğan Trump'ı başarılı şekilde tarafsızlaştırdı"
15 Temmuz darbe girişiminde Büyükada'da olmasıyla dikkatleri üzerine toplayan ABD'li eski CIA görevlisi Henri Barkey bu kez Yunan gazetesine son Türkiye-Libya anlaşmasını yazdı. Barkey, "Erdoğan, Donald Trump ile halihazırdaki ilişkisindeki avantajı da kullanmak isteyebilir. Erdoğan, şu ana kadar Türkiye'nin, İran yaptırımlarına burun kıvırmaktan sofistike S-400'leri almaya uzanan bazı hatalı davranışlar dolasıyla ABD Kongresi'nin getirdiği yaptırım talepleri yanında olmayı reddeden Trump'u başarılı bir şekilde tarafsız hale getirdi" dedi. Barkey ayrıca, "Erdoğan’ın, AB’nin Kıbrıs sularındaki keşif hamleleri için Türkiye’ye yaptırımlar uygulamakla tehdit ettiği bir zamanda iki AB üyesine meydan okumasındaki isteklilik şaşırtıcı. Ankara Libya iç savaşında çözüme doğru ilerlemeye damga vurma ihtiyacını hesaplıyor olabilir" görüşünü savundu.
Orhan Aysezen yeniakit.com.tr Henri Barkey'in Ekathimerini gazetesine yazdığı makalede dile getirdiği görüşlerin ana hatları şöyle:
"Türkiye ve Libya'nın Akdeniz anlaşması enerji ve Ankara'nın etkisini genişletmesiyle ilgili.
Libya meşru hükümeti ülkenin sadece küçük bir bölümü üzerinde etkiliyken Türklerin neden böyle bir harekete geçtiği merak konusu. Cevaplardan biri Türkiye ve Kıbrıs arasında ada çevresindeki sularla ilgili anlaşmazlıkta yatıyor. Kıbrıs, Mısır ve İsrail karasularında yeni keşfedilen geniş gaz alanları ve bu üç ülkenin bu gazı Avrupa'ya satmak için tomurcuklanan işbirliği Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk liderliğini sinirlendirmişe benziyor.
Türkiye, müteahhitlerinin büyük işler yaptığı Libya'ya silah satıyor, taahhütte bulunuyor. Denizcilik anlaşması, hükümetin Ankara'ya bir geri ödemesi.
Türkiye Güney Kıbrıs'ın çıkaracağı doğalgazı KKTC ortaklığı olmadan satamayacağını savunuyor. Hem ABD hem AB başarısız bir şekilde, Türkleri bu tip faaliyetlerden vazgeçirmek istiyor.
Türk hareketinin daha geniş bir bağlamda görülmesi gerekli. Türk öğretim üyesi Ayhan Aktar, gelişmelerin 'Ege ve Akdeniz'de yeni geniş deniz hüküm alanı' iddidasındaki yeni Mavi Vatan doktrininin sonucu olduğunu söylüyor. Buna göre doktrin, Türkiye'nin Doğu Akdeniz kıta sahanlığının büyük bölümünden, kendi çıkarı için komşularının pahasına istifade etmesini getiriyor. Daha geniş bakıldığında bu Erdoğan'ın Türkiye'yi sonuçta daha geniş bir bölge ve ötesinde öncü ülke değilse, önemli bir ülke yapma emelini yansıtıyor.
Erdoğan, Donald Trump ile halihazırdaki ilişkisindeki avantajı da kullanmak isteyebilir. Erdoğan, şu ana kadar Türkiye'nin, İran yaptırımlarına burun kıvırmaktan, sofistike S-400'leri almaya uzanan bazı hatalı davranışlar dolayısıyla ABD Kongresi'nin getirdiği yaptırım talepleri yanında olmayı reddeden Trump'u başarılı bir şekilde tarafsız hale getirdi.
Türkiye'nin Başkanı, Washington’daki kargaşa ve Trump’ın kendisine karşı olumlu tavrının avantajından daha bağımsız ve yıldırıcı görünen bir dış politikayı dile getirmede de yararlanıyor.
Gerçekte Trablus hükümetiyle bu anlaşma Washington'a Kasım'daki ziyaretin hemen ardından, NATO zirvesi öncesi imzalandı. Aynı şekilde bu ziyaretten döndükten bir gün sonra Erdoğan, ABD seçeneklerine açıkça karşı çıkarak Venezuela'daki Maduro rejimine destek verdi.
Erdoğan’ın, AB’nin Kıbrıs sularındaki keşif hamleleri için Türkiye’ye yaptırımlar uygulamakla tehdit ettiği bir zamanda iki AB üyesine meydan okumasındaki isteklilik şaşırtıcı. Ankara, Libya iç savaşında çözüme doğru ilerlemeye damga vurma ihtiyacını hesaplıyor olabilir.
Türk donanma gemileri bu yeni bölgede keşif çalışmalarına hemen başlasalar bile, anlamlı sonuçlara ulaşmak on yıl olmasa da yıllar alacak. Bu arada, Ankara’nın tek taraflılığı bölgedeki gerilimleri gereksiz yere ağırlaştırıyor ve her zaman olduğu gibi, bunu çözmek Brüksel ve Washington’a kalıyor."
Henri Barkey kim?
Lehigh Üniversitesi "Cohen Uluslararası İlişkiler Profesörü", Dış İlişkiler Konseyi'nde Orta Doğu Araştırmaları kıdemli yardımcı akademi üyesi olan Barkey, daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Grubu üyesi olarak çalıştı. 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi İstanbul Büyükada'da bir otelde, aynı gün giriş yapan, çoğunluğu yabancı 17 kişilik grubun 2 gün boyunca toplantı yaptığı iddia edilmişti. Büyükada'da 1919'daki işgal günlerinde İngiliz Ordu Karargâhı olarak kullanılan otel, 15 Temmuz'da CIA'ya çalışan ABD'li profesör Henri Barkey'in de aralarında olduğu çoğu yabancı 17 ismin gizemli bir toplantısıyla gündeme gelmişti. Barkey ise Amberin Zaman adlı gazeteciye, " Büyükada toplantısının amacı, Obama’nın İran’la imzaladığı nükleer anlaşmasının birinci yıldönümünde Ortadoğu ülkelerinin (Türkiye dahil) reaksiyonlarını anlamak ve Wilson Center için rapor yazmaktı. Bunun kadar basit " diyerek iddiaları reddetmişti.