Gündem
Türk yetkiliden canlı yayında flaş açıklamalar! ‘Yunan gölüne çevirmeye çalıştılar’
Türkiye Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler canlı yayında, Libya anlaşmasının ne anlama geldiğini, sahadaki dengeleri, sorunları ve fırsatları, ilerisi için muhtemel senaryolar hakkında konuştu.
Kanal 7'de konuşan Türkiye Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler, Libya ve Türkiye ilişkileri hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.
İşte Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler'den kritik açıklamalar:
"Türkiye olarak biz yıllardır Akdeniz'de adaletli ve insaflı bir paylaşımdan yana olduğumuzu söyledik. Fakat Güney Kıbrıs Rum yönetimi bunun aleyhine davranarak Mısır, Lübnan ve İsrail ile anlaşmalar yaptılar."
Yunan gölüne çevirmeye çalıştılar
"Güney Kıbrıs'ın yaptığı bu anlaşmalarla bu bölgeyi bir Yunan gölüne çevirmeye çalıştılar. Biz en uzun kıyısı olan devlet olarak uluslararası anlaşma ve kanunlara baktığımız zaman bunun adil olmadığını görüyoruz. Bu sebeple bu anlaşmayı yaptık."
Mısır'ın da işine yarıyor
"Biz bütün ülkeler ile görüşmeye hazırız. Güney Kıbrıs Rum yönetimi hariç. Çünkü biz onları tanımıyoruz. Bu sebeple diğer ülkeler ile görüşebiliriz. Biz bu anlaşmayla Mısır'a da fayda sağlıyoruz. Onların da işine yarıyor. Bu anlaşma onların Akdeniz'deki çıkarlarına zarar vermiyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı bu konuda açıklamalarda bulundu. Ne yazık ki Mısır ile bu konuda bir anlaşma yapamadık. 2013'teki darbeden sonra da ilişkiler sıkıntıya girince Mısır-GKRY anlaşması ortaya çıktı. Mısır ile şuan olmasa da gelecekte üst düzey görüşmeler yapabiliriz. "
İtiraz eden vatan hainidir
"Türkiye düşmanlığını körükleyerek Akdeniz'deki haklarımızı gasp etmek istiyorlar. Biz tek başımıza da kalsak bu haklarımızı savunacağız. Libya ile Türkiye arasında yapılan anlaşmaya Türkiye veya Libya içerisinden herhangi biri itiraz ediyorsa vatana ihanet ediyor demektir."
"AB açıklama yapabilir, onların bir etkisi yok burada. Sorunu olan varsa gelsin buyursun, otursun Türkiye ile anlatsın derdini. Biz hepsi bizim olsun, kimseye kaptırmayalım demiyoruz. Uluslararası hukukun bize tanımış olduğu hakları kimseye kaptırmayız. Hem kendi haklarımızı hem de KKTC'nin haklarını koruyoruz. Kimsenin hakkını gasp etmek gibi bir niyetimiz yok."
Asker yollamanın önü açık
"Türkiye uyuyan bir devdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu devi uyandırdı. Milli Savunma Bakanı Akar ile Libya ile bir görüşmemiz oldu 1 yıl kadar önce. 27 Kasım'da bu süreç anlaşma ile sonuçlandı. 2012'de bir anlaşma var, onu geliştirdik. Libya'nın istemesi durumunda anlaşma Türkiye'nin askeri destek yapabileceğini içeriyor. Esas itibariyle Libya hükümetinin bu konuda talebi lazım. Böyle bir talep olduğu takdirde tezkere çıkarılarak asker yollanır."
‘Hafter de Sisi de aynı’
"Kısa vadede çıkarlarımız zarar görse de ilkelerimizden taviz vermeyeceğiz. Biz doğru olanı yapıyoruz, bedeli varsa da ödüyoruz. Diktatörlüğe darbelere karşıyız. Türkiye'nin darbeler konusunda acıları var. Onun için Mısır'daki darbeye karşı çıktık. Onun için Hafter'e karşı çıkıyoruz. Hafter ya da Sisi. Fark etmez. Birbirlerinin uzantıları. Uluslararası finansörlerin desteği olmadan Hafter bir hiçtir. ABD Başkanı neden Hafter'i telefonla arar? Çünkü oradaki petrol bölgesi Hafter kontrolünde."
Türkiye'nin payı büyük
"Türkiye bölgede güçlü bir ülke. Aynı zamanda Libya ile bir kardeşliğimiz, geçmişimiz var. Bugün eğer Trablus düşmediyse elbetteki Türkiye'nin katkısıyla.
Topyekun bir saldırı ile karşı karşıya idiler. Batı tarafında da bizim bildiğimiz gibi bir ordu yok, milis güçler var. Hafter'in de milisleri var. Biz Türkiye olarak bütün aktörlere ve ilgili ülkelere Libya'da askeri çözümün çözüm olmayacağını söyledik. Berlin süreci çok önemli. Önümüzdeki ay 3 toplantı yapılacak; ekonomi, askeri, siyasi alanlarda. Libyalılar ile yapılacak olan bu toplantılar sonrasında bir zirve toplantısı yapılması planlanıyor. Bu konuda Almanya'nın çabası mevcut. Tartışılan konulardan birisi ateşkes."
"Hafter'in Libya'da bir geleceği yok. Libya'da yeni bir Kaddafi daha istenmiyor. Bu sebeple canlarını verirler ama buna müsaade etmezler. Şehirlerini korumak için çarpışan bir millet var. Maneviyatları çok yüksek. İki gün önce Hafter saldıracağını açıkladığı zaman görüştüm fakat bizim kadar bile endişeli değiller."
‘Libya'daki süreci hızlandırır’
"Libya'da elektrik gibi ciddi eksikliklerini giderebilmek için şirketlerimizi gönderdik. Geri dönmeleri söz konusu değil ama önümüzdeki aylarda Libya huzura kavuştuğu takdirde şirketlerimiz tekrar oraya gidecekler. Yaklaşık 1 yıl sonra ben bölgenin sakinleşeceğini düşünüyorum. Suriye'de bir çözüm olursa bu Libya'daki çözümü de hızlandırır. Aşağı yukarı iki krizin sebepleri de birbiriyle örtüşüyor"
Askeri çözümler etkisiz
"Hafter'in giriştiği darbe girişimi sonrasında Libya'daki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak için temsilciler ile görüşmek istedik. Özel Temsilci olarak ilk ziyaretimizi Doğu'ya yaptık, Hafter'in olduğu bölgelere. Türkiye'nin pozisyonunu anlatarak Libya'daki siyasi krizin çözümünün olması gerektiğini ve askeri çözümlerin etkisiz olacağını bildirdik. Arabuluculuk yapabileceğimizi söyledik. Fakat kendileri bunu reddetti. BM girişimi dışında bir yapı istemediklerini bildirdiler.
Biz Türkiye olarak dış müdahalelere karşı olduğumuzu bildirdik. Darbe girişiminde bulunan Hafter'e o dönemde dış destek gelmekteydi. Ertesi gün Trablus'u ziyaret ederek aynı görüşlerimizi ifade ettik."
"Libya Özel Temsilciliğinin önemi nedir? Hafter yanlıları dahi Türkiye olarak bizim kendilerine eşit mesafede olduğumuzu biliyorlar. Libya'ın toprak bütünlüğünden yana olduğumuzu söyledik. Libya'ya baktığımızda orada kardeşlerimiz olduğunu söyledik."
Hafter zincirin bir parçası
"Hafter uzun yıllar ABD'de yaşadıktan sonra devrim ardından Libya'da boy gösterdi. Mısır'daki darbe başarıya ulaştıktan sonra Libya'da ortaya çıkıyor. Bunlar bir zincirin parçaları. Heyetler halinde doğu tarafından gelenler bizimle oturdukları zaman Türkiye'yi eleştirip video çekiyorlardı ama toplantı sonrasında yanımıza gelip böyle konuşmak zorunda olduklarını söylüyorlardı. Bu Hafter'in diktatörlüğünün tezahürü. Libya'da halk Hafter isminden nefret ediyor.
Libya'da güçlü bir ordusu olmayan, kurumların yok olduğu bir ortam ile karşı karşıyayız. Bir yandan çatışmalar sürerken diğer taraftan petrol gelirinden elde edilen para ile tüm devlet memurlarının geçimi sağlanıyor."
Hafter neden ilerleyemiyor?
"Sahada Hafter'in Libya'yı ele geçirme durumu söz konusu değil. 4 Ekim'de Trablus'u ele geçirmek için bir hareket başlattıysa da bir milim ilerleyemedi. Hafter'in çetesi büyük çoğunluğu Libyalılardan değil Çad'dan gelen paralı askerlerden oluşuyor. Rus özel paralı askerleri de mevcut. BAE'nin silah ve SİHA desteği var. Çok ciddi bir destek almasına rağmen ilerleyemiyor. Bir tarafta para kazanmak için savaşan birileri, diğer tarafta ise şehrini, namusunu savunan gönüllü mücahitler var. Bu sebeple ilerleyemiyor. 8-9 aydır Hafter Trablus'un 30-40 km uzaklığında konuşlanmış durumda fakat ilerleyemiyor."
"Önce Roma toplantısı oldu, 2015 sonunda Libya siyasi anlaşması imzalandı. Hafter ile ilgili hiçbir madde yok. Herhangi bir yetkisi olmayan, elinde silah bulunduran, bölgesel ve dış kuvvetlerden destek alan bir kuvvet. Silah ambargosu varken bütün dünya biliyor ki Hafter yıllardır silah alıyor. Fayiz es-Serrac'ı meşru kabul etmemizin sebebi BM'nin tanıdığı Başkanlık Konseyi'nin başında olması."
En büyük gücü meşruiyeti
"Serrac'ın arkasındaki en büyük güç meşruiyeti. Bütün ülkelere gidip görüşebiliyor, gidebiliyor. Çünkü Libya'nın meşru hükümetinin başkanı. Bir çarpıklık söz konusu. Arap Baharı sonrasında şiddetli bir kış ile karşı karşıyayız. Esas bahar bundan sonra gelecek. Bunun ilk emaresini Tunus'ta yapılan başkanlık seçimlerinde gördük."