Siyaset
Terörist ayrı, Kürt ayrı
TBMM Genel Kurulu’nda açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütüne sırtını dayayanların mutlaka hesap vereceğini söyledi. Erdoğan: “Buradan Kürt kardeşlerime özellikle seslenmek isterim: Bizleri birbirimizden koparma çabası, birbirimize düşman etme oyunu, aslında her ikimizi de hedef alıyor. Bunun için diyorum ki, Kürt ayrıdır, terörist ayrıdır.”
MUHAMMET KUTLU / TBMM BÜROSU - 1 Kasım’da gerçekleştirilecek genel seçim nedeniyle en kısa dönemini yaşayan Meclis, 25. Dönem 2. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla toplandı. TBMM Başkanı İsmet Yılmaz’ın başkanlık ettiği birleşime, demokrasiyi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı hazmedemeyen HDP’lilerin küstahlığı damga vurdu. İstiklal Marşı’nın ardından Erdoğan’ın kürsüde konuşma yapacağı sırada HDP’li milletvekilleri salonu terk etti. Bu küstahlığın ardından kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin 25. Dönem 2. Yasama Yılı’nın açılış oturumunda milletvekillerine hitap etti. TBMM Başkanvekili Naci Bostancı’nın eşlik ettiği Erdoğan’ı, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlar, AK Parti milletvekilleri ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ile yüksek yargı organlarının başkanları ayakta alkışlarla karşıladı. CHP milletvekilleri Erdoğan’ın gelişi sırasında ayağa kalkarken, MHP ve HDP Grubu ise sıralarında oturdu.
Erdoğan, terör örgütünün sandıkları tehdit etmesine karşı, siyasi partilerin ortak tavır takınması gerektiği çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin dışında güç odaklarına, özellikle de terör örgütlerine, paralel yapılara sırtlarını dayayanlar, bunlar üzerinden algı operasyonlarına girişenler, millete ve hukuka hesap vermekten kurtulamayacaklardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinin, hiçbir siyasi partinin tek başına iktidarı sağlayamadığı bir tabloyla sonuçlandığına işaret ederek, TBMM’nin 25. Dönemi’nin kısa sürdüğünü hatırlattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşadığımız süreç, demokrasi tarihimizde ilk kez şahit olduğumuz bir süreçtir. Bir hükümet kurulmamış olmasına rağmen Türkiye, anayasasını harfiyen uygulamak suretiyle çok büyük bir demokratik olgunluk sergilemiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi partilerin varoluş gayesinin, siyasal alanı savunmak ve temsil görevlerini en iyi şekilde yerine getirmek olduğunu dile getirdi. Erdoğan, “Siyaset dışı saiklerle bu alanı boşaltan, görev üstlenmekten kaçınan siyasi partiler, kendi varlıklarını inkâr ediyor demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Kasım’da millet iradesinin en sağlıklı şekilde sandığa yansımasının, parlamento içindeki ve dışındaki tüm siyasi partiler için bir namus ve şeref meselesi olduğunu vurguladı. Erdoğan, terörün çirkin yüzünün sandıkları tehdit etmesini engellemek için tüm siyasi partilerin insani ve vicdani bir tavır sergileyeceklerini, kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olacaklarını umduğunu söyledi.
“KOBANİ’DEN KAÇANLARI HÂLÂ MİSAFİR EDİYORUZ”
Bilhassa önceki dönemin son haftalarında görüşülen İç Güvenlik Paketinin, terörle mücadele konusunda güvenlik güçlerine ve adli birimlere çok önemli katkısı olduğuna inandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “Bir siyasi parti başkanının, büyük sorumsuzluk olarak değerlendirdiğim çağrısıyla başlayan 6-8 Ekim olaylarında 50 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bölücü terör örgütü mensupları ve onlarla aynı çizgide hareket eden diğer siyasi parti veya partiler, onların mensupları, ülkeyi ateşe ve kana boğan olayların fitilini ateşlediler. Halbuki, söz konusu bölgedeki çatışmalardan kaçan 220 bin kişiyi biz sınırlarımızı açarak kabul ettik. Bunların önemli bir bölümünü hâlâ misafir ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla, Suriye’den ve Irak’tan Türkiye’ye gelenlere kapıları açtıklarını ve açmaya devam ettiklerini belirtti. Erdoğan, “Bizim kimi Avrupa ülkelerinin yaptığı gibi, bu kardeşlerimizi Akdeniz’de ölüme terk etme, sınır boylarında, tren istasyonlarında zulme maruz bırakma hakkımız asla yoktur. Avrupa ülkeleri birkaç yüz bin mültecinin sınırlarına dayanması karşısında paniğe kapılırken, Türkiye milyonlarca kardeşini yıllardır misafir ediyor” dedi.
Erdoğan, bölgedeki sorunlara çözüm bulunması için mücadele ederken, Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusundaki kararlılığın da sürdüğünü bildirdi. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini, ‘kazan-kazan’ stratejisine dayalı olarak bugünlere getirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı anlayışla da devam ettirmek istediklerine dikkati çekti.
“İSRAİL FEVKALADE YANLIŞ BİR POLİTİKA İZLİYOR”
İsrail’in, Müslümanların ilk kıblesi, Harem-i Şerif’i olan Mescid-i Aksa’nın kudsiyetini sürekli ihlal ederek, fevkalade yanlış bir politika izlediğini belirten Erdoğan, “İsrail’in bu tavrından bir an önce vazgeçmesini, 3 dinin kutsal mekanlarına ev sahipliği yapan Kudüs’te huzurun ve güvenliğin sağlanmasını temenni ediyorum” dedi.
“KÜRT AYRIDIR, TERÖRİST AYRIDIR”
Konuşmasına terörle mücadeleyle ilgili görüşleriyle devam eden Erdoğan şunları söyledi: “Kürt meselesi ile terör aynı şeyler değildir. Bizleri birbirimize düşman etme durumu her ikimize de zarar veriyor. Bu yüzden diyorum ki, Kürt ayrıdır, terörist ayrıdır. Mücadelemiz bir etnik kökenle değil, terörledir, teröristledir. Terörden en çok zararı gören de yine Kürt kardeşlerimizdir. Cansız çocuk bedenleri üzerinden alçakça bir algı operasyonu yürüten bir zihniyetin Kürt kardeşlerimle hiçbir ilgisi olamaz. Dağ taş demeden her alanda operasyonlar her alanda devam edecektir.”
“ÇÖZÜM SÜRECİ SON BİR DENEMEYDİ”
“Çözüm süreci 78 milyonun kardeşliğin tesis etme yolunda son bir denemeydi” diyen Erdoğan, “Bu alanda silahların bırakılması gerekiyordu ama terör örgütü silah bırakmadı, saldırılarına devam etti. Türkiye Cumhuriyeti; terör örgütü hangi dilde konuşuyorsa o dilde konuşmaya devam edecektir. Kimi siyasiler, kimi medya kuruluşları terör örgütünü desteklese de Türkiye istiklal ve istikbal mücadelesinden vazgeçmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin askerini, korucusunu, a şahsının korucusu, memuru gibi göstermek, teröre destek çıkmaktır. Terörden siyasi rant ummak aynı şekilde terörü desteklemektir” dedi.
TBMM Genel Kurulu, 1 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak seçimin kesin sonuçlarının, YSK’ca, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu kanallarında ilamını takip eden 5. gün saat 15.00’te toplanmak üzere kapandı.
LAF ATAN CHP'LİYE ERDOĞAN: “RAHATSIZ MI OLDUN?”
Konuşması sırasında kendisine laf atan bir CHP’li milletvekiline “Rahatsız mı oldun?” diyen Erdoğan, “Buradan terörü ve terör örgütlerine destek veren ülkelere de sesleniyorum. Ne yaptığınızı biliyoruz, sizin elinizi de yakacaktır. Terörün kaderi böyledir akrep gibidir, gün geldiğinde kendisini tutanları da sokar” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması 50 dakika sürdü. Erdoğan, konuşması sırasında kendisine laf atan MHP milletvekillerine de karşılık verdi. Erdoğan konuşmasını bitirip Genel Kurul’dan çıkarken AK Parti ve Bakanlar Kurulu üyeleri tarafından ayakta alkışlarla uğurlanırken, CHP ve MHP milletvekilleri ise yerlerinden kalkmadı.
KILIÇDAROĞLU, BAHÇELİ VE DEMİRTAŞ YOKTU
Yurtdışında bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ birleşimi izlemedi. CHP’den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Özkes, Erdoğan’ın konuşmasını komisyon sıralarında oturarak izledi. Yeni yasama yılı açılışını Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, YSK Başkanı Sadi Güven, eski TBMM başkanları Cemil Çiçek ve Bülent Arınç, yabancı misyon şefleri, bürokratlar, eski milletvekilleri, DSP Genel Başkanı Masum Türker de izledi.