Gündem
ABD, PYD'ye bakın neden terörist dememiş!
ABD’nin 2014’e kadar Suriye politikasındaki en etkili isimlerinden olan eski Şam Büyükelçisi Robert Ford, Al Jazeera’nin sorularını cevapladı. ABD’nin PYD’ye Kürtleri sevdiği için değil; IŞİD’le savaşacak bir milis grup bulduğu için destek verdiğini söyleyen Ford, PKK ile aynı şey olmadığına dair Amerikan resmi söylemini ise ‘aslında doğru değildir ve herkes de doğru olmadığını bilir’ diye niteledi.
Suriye'de ayaklanmanın başladığı zamanlarda, 2011-2014 yılları arası ABD'nin Suriye Büyükelçisi olarak görev yapan ve ABD'nin o dönemki Suriye politikasında etkili bir isim olan Robert Ford, ABD'nin son dört yıldır Suriye'de sürdürdüğü politikayı ve bu süreçte Türkiye ile ilişkilerin seyrini anlattı.
''ABD KÜRTLERİ SEVDİĞİ İÇİN DESTEK VERMİYOR''
Ford, 'ABD, PYD'ye Kürtleri sevdiği için değil, Amerikan askerinin yerine savaşacak bir milis grup bulduğu için destek veriyor' diyor. ABD'nin PYD'ye destek verirken resmi olarak terör örgütü PKK ile aynı olmadığı söylemini sürdürmesini ise 'safsata' olarak nitelendiriyor.
Ford'a göre Suriye, artık ABD için kendisinden çok uzakta ve acilen adım atılmasına gerek olmayan bir sorun. Yönetimden hiç kimsenin açıkça Esed'in kalmasını desteklemeyeceğini ama bunun için bir şey de yapmayacağı görüşünde. Dört yıldır Esed'e yönelik herhangi bir adım atılmamasındaki tek sebep ise, Irak'ta ölen 6 bin Amerikalı. Türkiye'ye ise şu soruyu soruyor: Meksika'daki sorunu çözmek için Türkiye ne kadar yardımcı olurdu?
Türkiye'nin Suriye politikası için 'iyi bir politika' diyor. Ancak adım atmak için Türkiye'nin artık ABD'nin onayına ihtiyacı olmadığı görüşünde. Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte, Rusya'nın yükselişini durduracak girişimlerde bulunabilir. Ford'a göre Esed görevde kaldığı sürece kimse IŞİD'le ciddi bir şekilde savaşmayacak.
Rusya'nın son adımlarını ise Türkiye ve ABD'ye 'Dur!' demek için ve bölgede güçsüzleşen müttefiki Esed'i korumak için attığını söylüyor, radikal gruplarla mücadele etmek için değil…
İŞTE FORD'UN VERDİĞİ İLGİNÇ CEVAPLAR:
ABD'nin PYD'ye verdiği destek Türkiye ile ilişkilerini olumsuz yönde etkiliyor. Sizce bu bir hata mı? Amerika'nın bölgedeki en güçlü müttefiklerinden Türkiye'nin tavrı karşısında ne yapması gerekirdi?
"Dürüst olmam gerekir. Türkiye IŞİD konusunda yardımcı olabilecek bir rol oynamadı. Amerikalılar PYD'ye Kürtleri sevdiği için ya da PYD'yi sevdiği için yardım etmeye başlamadı. Eminim, sizi temin ederim, Washington'a gidip 'PYD neyin yerini tutuyor?' diye yetkililere sorarsanız, bilmezler. Hiçbir fikirleri yok.
Bildikleri şey; IŞİD'e karşı savaşan bir milis grup var. Böylece Amerikalılar gidip savaşmak durumunda kalmıyor. Suriyeliler savaşıyor, bu olayda Suriyeli Kürtler… Ve yeni bir halifelik kurma çağrısı yapmıyorlar, Nusra gibi gruplarla işbirliği yapmıyorlar. Ahrar-ı Şam gibi gruplar Nusra gibi örgütlerle işbirliğine gittiğinde, Washington'daki yetkililer için bu şeytanla anlaşma yapmak anlamına geliyor. El Kaide Amerikalılar için bir şeytan. Yani, Suriye muhalefetindeki gruplar, PYD değil, Nusra ile bir şekilde işbirliği yapan diğerleri, Amerikalıların gözünde anında şüpheli konumuna düşüyor. PYD'nin böyle bir sorunu hiç olmadı.
''PYD'NİN PKK OLMADIĞI SÖYLEMİ BİR SAFSATA''
PKK ile ilişkisine gelirsek, Amerikalı yetkililer 'PYD, PKK'nın resmen bir parçası değil' diyeceklerdir. Amerikalı yetkililerin PYD'nin PKK olmadığını söylemesi bence bir safsata. Yani bu, ciddi olmadıkları bir sözlü savunma. Söylersiniz ama aslında doğru değildir ve dinleyen herkes bunun doğru olmadığını bilir.
Washington'da bir iş arkadaşım var. Mayıs-Haziran aylarında Kobani ve Kamışlı'ya gitti. Duvarlarda, ofislerde Abdullah Öcalan'ın fotoğrafları olduğunu söyledi… Amerikalı yetkililerin PKK'nin PYD ile bağı olmadığını söylemesi bir safsata.
Amerikalılar için El Kaide ve IŞİD gibi grupların çok yakın tehlike olarak görüldüğünü hatırlayın. New York'tayız, 11 Eylül'deki Dünya Ticaret Merkezi saldırısı hâlâ bizimle. Amerikalı yetkililer buna bakıyor ve 'Bu Kürt savaşçılar, bize 11 Eylül'de bunu yapan insanlarla savaşıyorlar' diyor. Bence bunun Türkiye'de ve Suriye'de sorun yarattığını görüyorlar. Ancak hem Türkiye hem ABD için, herkes için en büyük ve en yakın tehlikenin bombalarıyla Suriye'den çıkan ve İstanbul'a, New York'a binaları patlatmaya gelen radikaller olduğu görüşündeler."
ROBERT FORD KİMDİR?
Robert Ford, ABD'nin 2011-2014 yılları arasında, yani ayaklanmanın başladığı ve iç savaşa doğru evrildiği yıllarda görevde bulunan son Suriye Büyükelçisi. 2014 Şubat ayı sonunda kendi isteğiyle emekli olarak ayrılan Ford, Washington DC'deki düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü'nde çalışmalarına devam ediyor ve Suriye konusunda yazılar yazıyor.
Ford, 2014 yılına kadar ABD'nin Suriye politikasındaki en etkili isimlerden biriydi. Şam'ı terk ettiği Şubat 2012'den bugüne kadar sahadaki gruplarla ve savaşa taraf olan ülkelerin üst düzey isimleriyle ilişkilerini sürdürdü.
Ford, Şam'daki görevinden önce de 2008-2010 arası ABD'nin Irak Büyükelçi yardımcısıydı. Emekliliğini istediği 2014 yılına giden süreçte ABD'nin Suriye politikasından duyduğu rahatsızlığı "Dışişleri'nde Suriye sorunundan genel anlamda hayal kırıklığı duymayan tek kişi bulamazsınız" sözleriyle belirtmişti.
Emekliliğin ardından yazdığı bir makalede "Suriye'deki mevcut ABD stratejisi işlemiyor. ABD Başkanı Barrack Obama yönetimi ya büyük bir hamle yapmalı ya da Suriye'den çekilmeli." diyerek ABD yönetiminin Suriye politikasını eleştirmeye devam etti.