İSLAM
Barıştıran bir Peygamber
Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor; Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız. (Hucurat/10)
Evs kabilesine mensup olan Sa’d b. Muaz, Allah’ın Elçisine, “Ey Allah’ın Resulü! Eşine iftira atarak seni üzen bu adam eğer Evs’ten ise emret boynunu vuralım. Eğer Hazreçli kardeşlerimizin kabilesinden ise, emret, emrini yerine getirelim” deyince, birdenbire tarafgirlik duyguları kabaran Hazreçli Sa’d b. Ubade, “Yalan söylüyorsun, senin kabilenden olsa öldürmezsin” diyerek çıkışmıştır.
Olaylar o kadar büyümüştür ki, Müslümanlar Hz. Peygamberin huzurunda birbirlerini münafıklıkla suçlamışlar ve kabilecilik uğrunda savaşacak noktaya gelmişlerdi. Bu durum karşısında Peygamberimiz konuşmasını kesmiş ve oradakileri sakinleştirmeye çalışmıştır. Ancak Allah’ın Resulü’nün İslam toplumun kenetlemeye yönelik uygulaması asıl bundan sonra başlamıştır. O, Sa’d b. Muaz ile Sa’d b. Ubade arasında çıkan ve bütün bir Ensar’ı içine alarak yeni İslam toplumunun parçalanmasına sebep olabilecek kadar büyüyen tartışmanın izlerini yok etmek için birkaç gün sonra Sa’d b. Muaz’ın elinden tutarak onu Müslümanlardan bir toplulukla birlikte Sa’d b. Ubade’nin evine götürmüştür. Bir müddet konuştuktan sonra Sa’d b. Ubade onlara yemek vermiştir.
Rasulullah birkaç gün bekledikten sonra bu sefer Sa’d b. Ubade’nin elinden tutarak onu bir cemaatle birlikte Sa’d b. Muaz’ın evine götürmüştür. Peygamber Efendimizin bu uygulamasını nakleden el-Vakıdi, “Allah’ın Rasulü bu uygulamayı Sa’d b. Muaz ile Sa’d b. Ubade arasında daha önce meydana gelen tartışmadan dolayı nefislerinde birbirlerine karşı kırgınlık ve nefret duygularını gidermek amacıyla yapmıştır.”