AKİT MENÜ

Gündem

Demirel bizimle hiç ilgilenmedi

TBMM’de idam edilen Menderes ve arkadaşlarına iade-i itibar çalışmaları, Yassıada’nın demokrasi müzesi yapılması gibi projeler gündeme gelince gözler o dönemin mağdur isimlerine çevrildi. Yıllardır acısını yüreğinde saklayan Hasan Polatkan’ın eşi Mutahhar

Güncelleme Tarihi:

İSTANBUL

Kadıköy’de yaşamını sürdüren Polatkan ailesi, evlerinin penceresinden zaman zaman Yassıada’ya bakarak o acılı günleri tekrar yaşıyor ve gözleri doluyor.
Eşinin tutuklanmasına hâlâ bir anlam veremediğini anlatan Mutahhare Polatkan, “Ben ona veda bile edemedim” dedi. Çevresindekilerin idamı kendisinden sakladığını anlatan Polatkan, “Sabah uyandığımda bütün gazeteleri toplamışlar. Bir şey söylemiyorlar, herkesin ağzı kapalı. İnsan inanmak istediği şeye inanır ya, sabah yaşlıca bir kadın geldi ve ‘niye üzülüyorsunuz? Onları bir yere sakladılar, bir gün çıkıp gelecek’ dedi. Ben bu ümitle günlerce yaşadım. Her asansörün gelişinde ‘ah Hasan’ım geldi’ diye içimden geçirdim” diye konuştu.
Yassıada günlerinde eşine çok işkence yapıldığını ifade eden Polatkan, “Ziyaretine gittiğimde yanımızda silahlı askerler vardı. ‘Hasan ne oldu?’ dedim. Nefes alamıyor, bana da söyleyemiyor. ‘Eline ne oldu?’ dedim. ‘Yok bir şey’ dedi. Elinde sigara söndürmüşler. 90 kiloydu, 45 kiloya kadar düşmüştü” ifadelerini kullandı. O dönem basının kendilerine karşı alaycı bir üslup kullandığına dikkat çeken Mutahhare Polatkan, “Basının tavrı en çok bizeydi. Düşükler, kuyruklar, hırsızlar, yolsuzlardan başka kelime duymadık medyadan” dedi.
‘DEMİREL BİZİ HİÇ ARAMADI’
Sıkıntılı süreçte Süleyman Demirel’in kendilerine destek vermediğini de kaydeden Polatkan, “Demirel bizi hiç aramadı. Partiden bir ara ayrılmıştı. Aylar geçmişti. Ben yazlık evimdeydim. Bir gün çay içmeye gelmişti. Bize yardım falan etmedi. ‘Nasılsın hemşehrim’ dese yeterdi” şeklinde konuştu.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kendilerine çok faydasının bulunduğunu vurgulayan Polatkan şunları söyledi: “Rahmetli Özal’a çok teşekkür ederim. Kızıma ‘babanızı getireceğim’ dedi. Gemiyle götürdü. Bir gece kaldık. Mezarlar açıldığı zaman kız kardeşine gösterdiler. Mezarlar açıldı, kefenlendi. Topkapı’daki mezara getirdiler. Özal mükemmel bir insandı. Unutulamaz, yerine kimse geçemez.”
5 yaşında babası idam edilen Nilgün Polatkan ise, ihtilal sabahı evlerinin etrafının askerler tarafından çevrildiğini, silahların ise evlerine çevrildiğini anlattı. Yassıada ziyaretinde de babası ile görüştüğü sırada askerlerin silahları kendilerine doğrulttuğunu belirten Polatkan, ilkokulda yaşadığı bir hatırayı şöyle anlattı: “İlkokulda öğretmenim hastalandığında onun yerine vekalet eden öğretmen, parmağımdaki yüzüğü kimin aldığını sordu. Babamın aldığını söyledim. Babamın nerede olduğunu ve ne iş yaptığını sordu. Soyadımdan dolayı benim kim olduğumu biliyor olması lazımdı. Ama bana böyle baskı yapıyordu.”
‘HİÇ KİMSENİN BENİ BABASIZ
BIRAKMAYA HAKKI YOKTU’
İade-i itibar çalışmalarını olumlu bulduğunu ifade eden Polatkan, “Ben 5 yaşında babamı kaybettim. Beni hiç kimsenin babasız bırakmaya hakkı yoktu. Babamla çok az beraber oldum. Annem, babamla ilgili şeyler anlatırdı” şeklinde konuştu.
 

Yorumlara Git

Başkan Erdoğan'dan 'Süper Kupa' tebriği

Abdurrahman Uzun Fatih Erbakan’a ateş püskürdü: "Siyaset buysa ben bu siyasetin içine tüküreyim!"

Halep’e güle oynaya gelen teröristler sert kayaya çarptı!

ABD uşaklarının hazin sonu: ABD "Ağabeyleri" PKK'yı kapı dışarı etti! Afganistan sahneleri Suriye'de tekrarlanıyor

Şanlıurfa'dan acı haber! Gaz patlaması sonrası ölüler var