AKİT MENÜ

Dünya

yeniakit.com.tr o savaşın raporunu açıklıyor! "Ağır silahları yenebilecek tek şey..."

Irak-İran savaşının bitişinin 30. yıldönümü. Isınan Körfez'de savaş gemileri yine Basra Körfezi'nde Hürmüz Boğazı'na yollanıyorlar. Irak-İran savaşı 10 yıl sürdü, savaşın 8'inci yılında askeri uzmanlar Irak-İran savaşını didik didik etti ve raporlaştırdı. Uzmanlar "En güçlü silahları yenebilecek şey, tüfekle savaşsalar bile bir hedef uğruna hayatlarını verebilecek orduların varlığıdır." değerlendirmesini yaptı.

Orhan AYSEZEN  yeniakit.com.tr

AB'nin soğuk savaş dönemi boyunca faaliyet gösteren güvenlik ve silahlanma alanındaki sivil toplum kuruluşu SIPRI (Stockholm Uluslarararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) 1968 yılından itibaren topladığı istihbari bilgilerle çeşitli uzmanların askeri değerlendirmelerini kamuoyuna açtı.

Bunlar arasında 1979'da başlayıp 1989'da, yani Sovyetler Birliği'nin çöktüğü yıl biten Irak-İran savaşına ilişkin sırlar da vardı. Savaşın 8'inci yılında -yani bitmeden iki yıl önce- Avrupalı askeri uzmanlar "Irak-İran savaşından alınan dersler" başlıklı, ilginç bilgiler içeren ve ibret verici satırlar kaleme aldılar. Uzmanların İran-Irak savaşından derledikleri dersler şöyle:

Hiçbir gelişmiş silah...

"Irak-İran savaşı; Falkland Adaları, Lübnan ya da Grenada savaşlarının aksine, askeri ders açısından büyük bir profesyonel literatür üretmedi. Bunun nedeni tarafların silah sistemlerinin performansı konusundaki yetersiz bilgidir. Savaşta alışılmadık taktikler de kullanıldı, havadan havaya savaş ya da deniz savaşı neredeyse hiç olmadı.

Bazı askeri uzmanlar kombine silahların hatalı kullanımına, piyade desteği bulunmadan tank kullanımına, ağır silahların ve batarya savunmasının yetersizliğine ve manevraları destekleyecek yetersiz ateş gücüne dikkat çekerek 'her iki tarafta da amatör ordular bulunduğunu' belirtti.

Analizcilerin Irak-İran savaşından çıkardığı ana dersler, savunma pozisyonlarının avantajı, savaş mühendisliğinin önemi ve rezerv, gönüllü yerel güçlerin oynayabileceği önemli rol oldu.

Savaşla ilgili diğer ana gözlem ise savaşın alabileceği en gelişmiş silahların; tüfek ve makinalı silahlarla donanmış, amaçları uğruna can verecek onbinlerce askerin etkisine sahip olmadığı.

F-14 ve MiG-25'ler gibi 'süper silahlar' nadiren kullanıldı. Yüksek oranda sofistike veya çok sayıda kuvvet, şayet ordular silahların kullanımı ve tamiri konusunda yeterli şekilde eğitilmemişse ve zayıf bir komuta kontrol, hatalı taktik ve stratejik planlama varsa düşük değerdedir.

Irak-İran savaşı, kolay ve hızlı kazanç beklentisiyle bir savaşı başlatmanın ne kadar kolay olduğunu ve onu durdurmanın veya sınırlamanın ne kadar zor olduğunu gösterdi.

Şattülarab su yolu üzerindeki anlaşmazlığın tarihi de 'eğer anlaşmalar sürecekse zorla kabul ettirilmemeli veya değişen güç denklemlerine dayandırılmamalı. Ancak her iki tarafın karşılıklı çıkarlarını yansıtmalıdır' dersini verdi.

Irak-İran çatışması açıkça gösterdi ki süper güçler savaşları kontrol etmiyor ve savaşların kökenlerinin süper güçlerle ilgisi yok. Bu savaş aynı zamanda silah ihraç eden bir ülkenin, o silahların nasıl veya sonunda kime karşı kullanılacağı konusunda denetimi olmadığını hatırlatıyor.

Savaş 1970'lerde Irak ve İran'taki gibi büyük silah satın alma 'çılgınlıklarının' istikrarsızlaştırıcı doğasının da bir kanıtı."

Yorumlara Git

'Sağcılar ahlaksızdır, sağcılık suçtur’ diyen Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapis istendi

Ukrayna Avrupa’ya karşı her kozunu kullanıyor Petrol baskısı ve şantaj

İçişleri Bakanı Çiftçi açıkladı! Kaç Suriyeli ülkesine döndü?

Clinton, ABD Başkanını belgeleri "örtbas etmekle" suçladı Trump Epstein’in üstünü örtüyor

Ukrayna’dan askerlere ilginç talep! Nüfus krizine sperm dondurma çözümü