Gündem
Emekli Tuğgeneral Mustafa Kemal Tutkun: FETÖ’yle acımasızca mücadele edilmeli
Yeniakit.com.tr’ye konuşan emekli Tuğgeneral Mustafa Kemal Tutkun, “2004 Haziranında Milli Güvenlik Kurulu’nun aldığı tavsiye kararı uygulasaydı belki 15 Temmuz’u yaşamayacaktık. Dünyanın en tehlikeli terör örgütü FETÖ’ye karşı acımasızca mücadele edilmelidir.” dedi.
This browser does not support the video element.
Mehmet Özmen yeniakit.com.tr
Emekli Tuğgeneral Mustafa Kemal Tutkun, Türkiye’nin FETÖ ile mücadelede geldiği noktaya ilişkin yeniakit.com.tr’ye değerlendirmeler yaptı. FETÖ ile mücadelenin önemine dikkat çeken Tutkun, Mehmet Özmen’e dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Kimsenin inancına karışma diye bir durum söz konusu olamaz”
- FETÖ ve Fethullah Gülen denildiğinde ne düşünüyorsunuz?
FETÖ ve Fetullah Gülen denildiğinde aklıma tarikat, tekke ve zafiyelerin kapatılması kanunu geliyor. FETÖ ile mücadeleye ben biraz daha farklı açıdan bakıyorum. Mesele bugün FETÖ olabilir yarın meto olmayacağını kimse garanti edemez. Dolayısıyla soruna köklü çözüm getirmek adına cumhuriyet döneminde, sanırım1925 Kasım’ında çıkmış olan tarikat, tekke ve zaviyelerin kapatılması kanununun işlerlik kazanması gerekir. Büyük Selçuklu İmparatorluğu da, Osmanlı İmparatorluğu’nun da çöküş sebeplerinin içinde o dönemdeki benzeri yapılanmaların etkisi büyüktür. Dolayısıyla cumhuriyeti kuranlar bunun panzehirini bulmuşlar ve bu tip yapılanmalara müsaade etmemişlerdir.Kimsenin inancına karışma diye bir durum söz konusu olamaz. Herkes inandığı doğrultuda dinini yaşamasına hiçbir engel yok. Ancak bunların devlet yönetiminde egemen olma gayretleri bizi çağdaşlıktan uzaklaştırır.
“Başka FETÖ’nün karşımıza çıkmayacağının kimse garantisini veremez”
- FETÖ yapılanmasını en iyi bilen ve tanıyan bir isimsiniz diyebiliriz. Fetullah Gülen, FETÖ ile cemaatleri, tarikatları aynı kefeye koymak doğru olur mu?
Aynı kefe olmasa bile benzer tehditler, eğer bugün FETÖ ile mücadele adına yapılan mücadeleyi, alınan tedbirleri, diğer başka tarikat ve cemaatlere müsaade etmek, onların faaliyetlerini görmemek şeklinde mücadele edersek bunun sonucunda 20 sene sonra, 25 sene sonra başka bir FETÖ’nün karşımıza çıkmayacağının kimse garantisini veremez.
“Gerekirse kapatılsın”
- ‘Tarikatler, cemaatler komple kapatılsın mı’ diyorsunuz?
Kapatılması gerekirse kapatılsın. Ancak bunların insanların kendi kişisel görüşleri olarak vatandaşlar arasında taraftar bulması ve devlet yönetimine katılmalarının kesinlikle önüne geçilmesi lazımdır. Bugün basın-yayın organlarında zaman zaman dile geliyor; ‘şu bakanlık şu cemaatin eline geçti, bu genel müdürlük şu tarikatın eline geçti’ şeklinde. Bunlar son derece tehlikeli yapılanmalardır. Fethullah Gülen örgütünün boşalttığı yerlere cumhuriyetin kuruluş felsefesini benimseyen kişiler yerine a tarikatının, b cemaatinin elemanlarının yerleştirildiği şeklinde kamuoyunda bir kanı var.
“O zaman bir olamayız, iri olamayız, diri olamayız”
- Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın profillerine baktığımız zaman kiminin bir cemaate kiminin feminist gruplara, kiminin Atatürkçü gruplara dahil olduğunu görürüz... Herkes kendi bakış açısıyla ‘onu almayalım, bunu almayalım’ derse ne olur?
O zaman bir olamayız, iri olamayız, diri olamayız. Bunun orta yolu Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini benimsemekten geçer ve o kazanımları yaşatmaktan geçer. Artık kimse ‘ben o cemaattenim, bu tarikattanım’ dememeli, ‘Ben cumhuriyetin kuruluş felsefesini benimsiyorum’ demeli. Yoksa öbür türlü parça parça oluruz. Zaten adamların da istedikleri o. Bu coğrafyada güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, varlığı bütün dünyayı rahatsız ediyor.
“Askeri bürokrasi daha önce FETÖ’nün farkına vardı”
- Geriye doğru baktığınızda FETÖ’ye karşı ‘şurada hata yaptık’ dediğiniz oluyor mu?
Bu yapılanmayı safiyane din duyguları olarak değerlendirdiğimiz zamanlar olmuştur. Ancak bunun sivil bürokrasiden daha önce askeri bürokrasi farkına vardı ve bu konuda zamanında tedbirlerini aldı. 2004 Haziranında Milli Güvenlik Kurulu’nun aldığı karar bunun bir göstergesidir. O tavsiye kararı eğer uygulamaya geçilseydi belki biz 15 Temmuz’u yaşamayacaktık.
“Belki radikal tedbirler zamanında alınabilirdi”
- Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, FETÖ ile mücadeleyi başlattı. Onun yerinde başka bir isim olsaydı - Süleyman Demirel, Bülent Ecevit gibi- böyle bir mücadeleyi başlatma iradesine sahip olabilir miydi?
Benim için isimler önemli değil. Ancak şu kadarını söyleyeyim; eğer şu anki Cumhurbaşkanımızın dışında dışında birisi o koltukta olsaydı belki biraz daha farklı mücadele şekli benimsenebilirdi. Belki daha radikal tedbirler zamanında alınabilirdi diye düşünüyorum. Şuan alınan tedbirler de ‘yetersizdir’ diyemeyeceğim. Bu tedbirlerin hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan uygulanması gerekir.
“FETÖ, dünyanın en tehlikeli terör örgütüdür”
- Sizce nasıl bir tehdit FETÖ?
Fetullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ), halkın din duygularını sömüren ve bundan kendisine bir şekilde maddi kaynak sağlama amacında bulunan bana göre dünyanın en tehlikeli terör örgütüdür. Çünkü halkın dini duygularını sömürüyor. Bizim insanlarımıza din dediğiniz zaman akan sular durur. Ancak bu din duygularını Arap kültürüyle karıştırmamak lazım. Biz Arap kültürü ile müslümanlığı birbirinden ayırmak mecburiyetindeyiz. Müslümanız elhamdülillah. Bundan kimsenin şüphesi olmaması lazım. Fakat Arap kültürünü benimsediğimiz oranda biz müslümanlıktan uzaklaşırız. Müslümanlık da kişi ile Allah arasında olan bir rabıtadır. Buna hiçbir üçüncü şahsın müdahil olmasına asla müsaade etmememiz gerekir. Bunun için bilgili olmak mecburiyetindeyiz.
“TSK’da FETÖ’nün kökünün kazındığına inanmıyorum”
- Kamu kurumlarından FETÖ’cülerin tamamen temizlendiğini düşünüyor musunuz? 30 yıl görev yaptığınız Türk Silahlı Kuvvetleri’nde FETÖ tehlikesi hala mevcut mu?
Her kurumda olduğu gibi silahlı kuvvetlerde de FETÖ’nün kökünün kazındığına inanmıyorum. Bildiğiniz gibi bu 1960’tan yana devam eden bir yapılanmadır. Yani 60 senelik yapılanmayı 1-2 senede kökünü kazımak pek mümkün değildir. Sadece silahlı kuvvetler düşünülmemeli diğer kurum ve kuruluşlarda da bu melanetten kurtulacak tedbirlerin acımasızca alınması gerekir. Tabi alındıktan sonra da o makamlara getirilecek kişilerin de iyi seçilmesi gerekmektedir.
“Yargıya güvenin artırılması gerekiyor”
- FETÖ ile mücadelede eksik gördüğünüz neler var?
Yargının daha serbest hareket etmesi gerekir diye düşünüyorum. Yani yargıya güvenin artırılması gerekiyor. Zaten devletin temeli adalettir. Adalete vatandaşın güvenmesi gerekir. Adalet bu işin kökünü kazır yeter ki kimse bunun bir şekilde önünü kesmesin.