AKİT MENÜ

Gündem

Altan Tan’dan Kırmızı Masa’da Gündem bomba gibi düşen açıklamalar! "Yeni Bir Paradigmanın Eşiğindeyiz"

2026-05-10 11:52:00

Akit TV ekranlarında yayınlanan, Muharrem Coşkun’un sunduğu Kırmızı Masa programına konuk olan eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Türkiye’nin gündemindeki “Terörsüz Türkiye” süreci, Kürt meselesi, anayasa tartışmaları, Suriye’deki son gelişmeler ve terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tan, sürecin kontrollü ancak kararlı şekilde ilerlediğini savunurken, önümüzdeki dönemde hem demokratikleşme adımlarının hem de yeni anayasa tartışmalarının hız kazanacağını söyledi.

Programda ilk olarak Kürt meselesinin tarihsel arka planına değinen Altan Tan, meselenin yeni bir sorun olmadığını vurgulayarak, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden itibaren Kürt kimliğinin inkar edildiğini savundu. Kürtlerin tarihsel, kültürel ve coğrafi bir gerçeklik olduğunu belirten Tan, yaşanan sorunun temelinde uzun yıllar süren inkar politikalarının bulunduğunu ifade etti. Tan, bugün gelinen noktada Kürtlerin varlığının artık tartışılmadığını ancak bundan sonraki sürecin sosyal, kültürel ve siyasi hakların nasıl şekilleneceği üzerinden ilerleyeceğini dile getirdi.

PKK’nın ortaya çıkışına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tan, örgütün özellikle 12 Eylül sonrasında yaşanan ağır baskı ortamının bir sonucu olarak ortaya çıktığını savundu. Silahlı mücadelenin artık sona ermesi gerektiğini ifade eden Tan, mevcut süreçte asıl önceliğin terörün tamamen bitirilmesi olduğunu kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu konuda yeni bir stratejik karar aldığını öne süren Tan, bölgesel ve küresel dengelerin değişmesiyle birlikte Ankara’nın yeni bir paradigma inşa etmeye çalıştığını söyledi. 

“Türkiye yeni bir bölgesel güç olma yolunda ilerliyor” diyen Tan, Kürt meselesinin çözümünün sadece iç politik bir mesele olmadığını, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu’yu kapsayan daha geniş bir stratejik çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği Türk-Kürt-Arap ittifakı söylemine de değinen Tan, bunun yeni dönemin en önemli siyasal projelerinden biri olabileceğini belirtti.

Sürecin bugüne kadarki seyrini değerlendiren Tan, gelişmelerin beklediği şekilde ilerlediğini ifade ederek, “Ağır aksak ama kontrollü bir süreç yaşanıyor. Türkiye’nin siyasi dengeleri gözetilerek ilerleniyor. Seçimlere yaklaştıkça bu süreç hızlanacaktır” dedi. Özellikle cezaevindeki siyasi isimlerle ilgili bazı düzenlemelerin seçim sürecine doğru gündeme gelebileceğini öne süren Tan, yargı süreçlerinde de iyileştirme beklentisi olduğunu söyledi.

"AK Parti, MHP ve DEM Parti Süreci Birlikte Yürütüyor" 

Siyasal gelişmelere dair öngörülerini paylaşan Tan, mevcut sürecin AK Parti, MHP ve DEM Parti tarafından birlikte yürütüldüğünü, bu durumun CHP-DEM ittifakını bozduğunu ileri sürdü. Seçimlere doğru sürecin hızlanacağını tahmin eden Tan, Selahattin Demirtaş dahil cezaevindekilerin tahliye edilebileceği ve yasal iyileştirmelerin yapılabileceği bir dönemin beklentisi içinde olduğunu dile getirdi.

Yeni anayasa tartışmalarına da geniş yer ayıran Tan, mevcut anayasanın özellikle ilk dört maddesine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Değiştirilemez maddeler kavramının demokratik anayasa anlayışıyla çeliştiğini savunan Tan, vatandaşlık tanımı, ana dilde eğitim ve yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması gibi başlıklarda reform yapılması gerektiğini ifade etti. Tan, anayasanın toplumun tüm kesimlerini kapsayan çoğulcu bir anlayışla yeniden ele alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Programda Suriye izlenimlerini de paylaşan Tan, kısa süre önce gerçekleştirdiği Suriye ziyaretinde farklı etnik ve mezhepsel gruplarla görüştüğünü anlattı. Halep, Şam, Hama, Humus, Lazkiye ve Afrin gibi birçok bölgeyi ziyaret ettiğini belirten Tan, Suriye’de etnik ve mezhepsel çeşitliliğin bir arada yaşamaya mecbur olduğunu söyledi. Türkiye’nin Suriye politikasının da bu gerçeklik çerçevesinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı.

İran-İsrail-Amerika gerilimi ve bunun bölgedeki Kürt yapıları üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tan, Kürt siyasi hareketlerinin dış güçlerle kurulan ilişkiler konusunda tarihsel tecrübelerden ders çıkardığını ifade etti. Kürtlerin sorunlarını bölge halklarıyla birlikte çözmesi gerektiğini savunan Tan, dış müdahalelerin geçmişte olduğu gibi yeni hayal kırıklıkları doğurabileceğini söyledi.

Terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve fesih süreciyle ilgili de konuşan Tan, “Büyük fotoğrafa bakıldığında bu iş bitmiştir” değerlendirmesinde bulundu. Sürecin geri döndürülemez bir noktaya geldiğini savunan Tan, bundan sonra atılması gereken adımın demokratikleşme alanında somut düzenlemeler yapılması olduğunu dile getirdi.

Programın dikkat çeken başlıklarından biri de terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili “statü” tartışmaları oldu. Tan, burada kastedilenin siyasi ya da resmi bir makam değil, yürütülen süreçteki rol ve pozisyonun netleştirilmesi olduğunu söyledi. Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisinin sürdüğünü savunan Tan, sürecin sağlıklı ilerlemesi için bu pozisyonun tanımlanmasının gerektiğini ifade etti.

ÖCALAN VE DEMİRTAŞ’IN POZİSYONU 

Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan ile ilgili çıkışlarını "statü ve pozisyon belirleme" çabası olarak nitelendiren Tan, bu hamlenin sürecin koordinasyonu için yapıldığını savundu. Ayrıca Selahattin Demirtaş’ın da süreçle çatışmadığını ve Öcalan ile bir yarış içinde olmadığını belirterek, Demirtaş’ın süreci destekleyen açıklamalarının önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlara Git