AKİT MENÜ

Gündem

Özel’in medya sorumlusundan gazetecilik dersleri! Eczacı Bulut gazeteciyi mümessile benzetti

2026-06-08 17:19:19

Burhanettin Bulut’la ilişkili gazetecilerin tartışma konusu olması üzerine Özgür Özel’in medyadan sorumlu yardımcısı Bulut’un yerel basın buluşmaları yeniden gündem oldu.

Özgür Özel döneminde CHP’nin Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığını yapan Burhanettin Bulut’un, mesleği eczacılık olmasına rağmen “yerel medya buluşmaları” adıyla düzenlenen toplantılarda katılımcılara bol bol gazetecilik dersi verdiği ortaya çıktı.

2026’nın ilk aylarında düzenlenen toplantılarda gazetecilere bol bol eczacılardan örneklerden veren Eczacı Burhanettin Bulut’un Batı Akdeniz Yerel Medya buluşmasında gazetecilik mesleğini mümessilliği benzetmesi dikkat çekti.

YEREL BASIN ULUSAL BASIN AYRIMI OLMAZ

Özgür Özel’in medya sorumlusu yardımcısı Burhanettin Bulut’un bir toplantıda yerel basınla ulusal basın ayrımı olmadığını öne sürmesi gazetecileri şaşkına çevirdi.  Bulut, “Yerel gazeteci, ulusal da gazeteci, dijital gazeteci diye bir ayrım olmaz. Gazeteci gazetecidir” dedi. TANITIM MÜMESSİLİĞİ

Aynı buluşmada gazeteciliği mümessilliğe benzeten Bulut şöyle konuştu: “Bugün gazeteciliği konuştuğumuzda o gazeteci, bu gazeteci ayırmıyorsak bu taraflılık açısından da ayırmamak gerekiyor. Çünkü bir tarafta bir güç oluşunca diğer tarafta da aynı şekilde karşıt bir güç oluşuyor. O güç birbirine suçlayabiliyor ama sonuçta yaptıkları iş birbirinden farklı olmuyor. O açıdan bir tanıtım mümessilliğine dönmüş durumda olan bir alan da var. Ona da gazetecilik denebiliyor.” Bulut gazetecilere örnek olarak da CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ı göstererek, “Türkiye’de gazetecilik ve televizyonculuk anlamında üç beş isim sayın deseniz bir tanesi Tuncay Özkan’dır” diye konuştu.

ECZACILIKTAN ÖRNEKLER

Bulut, Batı Karadeniz Yerel Medya Buluşması’ndaki konuşmasında da basın mensuplarına eczacılıktan örnek verdi: “Ben de eczacılık mesleğinden geliyorum. Eczacı örgütlerinde çalıştım. Biz de kendi sorunumuzu kendimiz tartıştık. 10 sene bir konuyu tartışarak kendi yasamızı tartışarak onuncu sene sonunda yasalaşmasını sağladık. Ama o sorunu biz biliyoruz. Onu dışarıdan müdahalele çok farklı bir hale gelebilir. Ne olacak eczacılık yapılıyor. Bunun sahibinin kim olduğu önemli değil denilen noktadan kamucu eczacılığa döndük. Sağlık hizmeti açısından çok kıymetli olduğu için. Burada aynı şekilde basının en önemli sorunu ekonomik özgürlük.” İMAMOĞLU HESABI TAKİPÇİ ALMIYOR

Dijitalde, YouTube’da gazetecilik yapmanın çok zor olduğunu öne süren Bulut, “Orada da bir teknoloji lazım. Ekonomik imkan lazım. Sizin bantınızın daratılmaması gerekiyor. Sansüre uğramamanız gerekiyor. Çok somut bir örnek örneğin Ekrem İmamoğlu hesabı kapatılabiliyor ya da var olan hesabı daraltmaya uğruyor, bir türlü takipçi almıyor” sözleri dikkat çekti.

EN İYİ GAZETECİ BİLİR DEDİ GÖREVİ KENDİ ÜSTLENDİ

Batı Akdeniz buluşmasında Bulut, gazetecilerin kendi meslek alanındaki sorunları en iyi bilen kişiler olduğunu söyledi. Ancak CHP’de gazeteci kökenli milletvekilleri bulunmasına karşın iletişim sorumluluğunun kendisinde olması dikkat çekti. Bulut’un açıklamaları, “Madem gazeteciler bu işi en iyi biliyor, CHP’de bu görev neden gazeteci kökenli isimlere bırakılmadı?” sorusunu akıllara getirdi.

Eczacı Bulut, toplantılarla sıkça gazetecilerin kendi meslek alanındaki sorunları bildiğini söyledi fakat parti çalışmalarında gazeteci kökenli milletvekilleri olmasına rağmen iletişim sorumluluğunu onlara bırakmadı. Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşmasında konuşma yapan Bulut, "Çünkü gazeteciler kendi meslek alanında ne sorun yaşanıyor en iyi bilendir. Bir denetim mekanizması oluşması gerekiyorsa onu da en iyi gazeteciler yapar. Bir ekonomik özgürlük oluşması gerekiyorsa onu en iyi gazeteciler belirler” diye konuşmuştu. YOLSUZLUKLARI HABER YAPANA TEPKİ GÖSTERDİLER

CHP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Eczacı Bulut, Marmara Medya Buluşmasında basın özgürlüğü üzerinden yaptığı açıklamada “gazetecilik yoksa yolsuzluk artar” diyerek dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.

Ancak Bulut’un bu sözleri, CHP’li belediyeler ve parti çevresinde gündeme gelen yolsuzluk iddialarını haberleştiren medya kuruluşlarına yönelik CHP’lilerin sert tepkilerini yeniden akıllara getirdi. Bir yandan basını “dördüncü kuvvet” olarak tanımlayan Bulut’un, diğer yandan CHP’ye yönelik iddiaları gündeme taşıyan kanalların hedef gösterilmesine sessiz kalması çelişki olarak değerlendirildi. Kamuoyunda, “Basın sadece CHP’nin işine geldiğinde mi özgür olmalı?” sorusunu akıllara getirdi. GÜÇLÜ BASIN DEDİĞİ KENDİ MEDYASI

Burhanettin Bulut, aynı toplantıda basın özgürlüğü üzerinden de mesaj verdi. CHP’ye yakın isimlerin katıldığı toplantı da konuşan Bulut’un, gazeteciliği güçlendirmenin siyasilerin de meselesi olduğunu söylemesi dikkat çekti. “Güçlü basın” vurgusu yapan Bulut’un sözleri, kamuoyunda CHP’nin yerel medya üzerinde kendi çizgisine yakın bir yapı oluşturma arayışı olarak yorumlandı. Bulut’un basın özgürlüğü söylemi altında aslında partiye yakın bir medya ağı kurmak için çabalamasının ipuçlarını verdi. DEVLET KURUMLARINI HEDEF GÖSTERDİ

Bulut, Ege Yerel Medya Buluşmasında da gazeteciler, TRT ve Basın İlan Kurumu üzerinden gazetecilik dersi vermeye kalktı.

Televizyon ekranlarında bazı isimlerin gazetecilik faaliyeti yürütmediğini savunan Bulut, Ege Yerel Medya Buluşması programında yaptığı açıklamada TRT’nin yayın politikalarını hedef aldı ve TRT’nin tarafsız habercilik yapmadığını öne sürdü. Basın İlan Kurumu’nun da yerel gazeteler üzerindeki uygulamalarını eleştiren Bulut, kurumun oto sansürün bir parçası haline geldiğini iddia etti. Gazetecilik mesleği dışından gelen Bulut’un medya ve basın etiği üzerine yaptığı bu çıkış, “eczacı kimliğiyle gazetecilik konusunda ahkâm kesiyor” yorumlarına neden oldu.

Eczacı olmasına rağmen Türkiye’nin demokrasi ve basın açısından “en karanlık dönemini yaşadığını” iddia eden Bulut, medya üzerindeki baskılardan söz ederken CHP’nin kendilerine yakın gazetecilerle yaptıkları buluşmalarını “basını güçlendirme” faaliyeti olarak sundu.

Eczacı Bulut’un buluşmalara sadece kendisine yakın belirli isimleri dahil etmesi dikkat çekmişti. Medya buluşmalarının finansmanı için parti kanallarından herhangi bir açıklama bulunmuyor. “Sarı zarf” iddiaları ise gazeteciler arasında etik tartışmalara sebep oluyor.

Yorumlara Git