Güncel
Tamar Tanrıyar adliye çıkışı konuştu: Cumhurbaşkanıma canımız feda!
"Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma' suçlarından hakkında soruşturma başlatılan Tamar Tanrıyar, yurt dışından Kuşadası'na gelerek teslim olmasının ardından adli kontrol şartıyla salıverilmişti. Adliye çıkışı yaşananları anlatan Tanrıyar, "Cumhurbaşkanıma canım feda. Bizim için bir tek Tayyip Erdoğan var, gerisi yalan. Ben kendim teslim oldum" dedi.
Sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna açık şekilde içeriği suç teşkil ettiği ileri sürülen paylaşımlar yaptığı gerekçesiyle Tamar Tanrıyar hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından resen başlatılan soruşturma sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan Tanrıyar'ın, yurt dışından Kuşadası'na gelerek teslim oldu.
Kuşadası Adliyesi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile İstanbul Adliyesi'ne bağlanan Tanrıyar'ın ifadesi alındı. Sulh ceza hakimliği, Tanrıyar'ın adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verdi.
Tanrıyar, adliye çıkışında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Tanrıyar, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Cumhurbaşkanıma canım feda. Ben kendim teslim oldum. Aslında buna teslim olmak bile denmez; kendi ayağımla geldim. Hakkımdaki gözaltı kararını öğrendiğim anda daha erken gelmek isterdim ancak maalesef gemideydim. Yüzerek gelme şansım olmadığı için geminin limana yanaşmasını bekledim. Limana ulaşır ulaşmaz emniyete giderek ifade verdim.”
Tanrıyar SEGBİS'Ten alınan ifadesinde ise şunları söyledi: "Söz konusu paylaşımı hatırladığım kadarıyla 2 gün önce yapmıştım. Gemi ile tatil turunda iken bu paylaşımı yaptım. Aslında paylaşımımda birden fazla konuya değindim. Fakat basın sadece bir konu varmış gibi algıladı. Ben zaten burada herhangi bir şahıs veya medya kurucu ismi vermedim. Ben konuşmamda gazete dağıtımından bahsettim fakat bunu kimin dağıttığına ilişkin herhangi bir isim vermedim. Orada da şunu söyledim "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü suçu kapsamında yargılanan bir kişinin sahibi olduğu medyaya ait gazeteyi kimsenin dağıtma zorunluluğu olmadığını düşünüyorum" dedim. Bu bahsettiğim kripto kardeşliği de Tv 100’ün patronu Necat Gülseven ile Sözcü’nün patronu Burak Akbay arasındaki ortaklıktır. Ben buluşmaları biliyorum. Burada bahsettiğim kripto kardeşliği içerisindeki medya ile Turkuaz Medya farklıdır. Bir bağlantısı yoktur. Benim Turkuaz Medyaya ilişkin getirdiğim tek eleştiri Sözcü Gazetesinin dağıtımını yapmalarıdır."
"Bu benim gazetecilik faaliyetlerim içerisinde öğrendiğim bilgilerdir. 15 Temmuz dejavu gibi geliyor söylemim de aslında bir betimlemedir. Olayları okumadır. Ben hiçbir şekilde Cumhurbaşkanına hakaret etmedim. Hatta cumhurbaşkanına ilişkin konularda arkadaşlığımı bile bitirebilirim ve canımı vermeye hazırım."