Gündem
Siyonistin korkusu ‘Yalnız Kurtlar’ Yeni Akit Rubin’i neden kudurtuyor?
Siyonist köpeği CIA'nın baş raportörü Michael Rubin’in günler önce yaptığı konuşma, Türkiye düşmanlarının, güçlü, birleşmiş ve bilinçli bir Türkiye’den neden korktuklarını bir kez daha gözler önüne serdi. AK Parti’nin 25. Kuruluş yıldönümü kutlamalarında sergilenen güçlü, büyük Türkiye vurgusu, terörsüz Türkiye yasası ile oluşturulan ‘kardeşlik iklimi’ ve savunma sanayisinde yaşanan devasa hamleler, soykırımcılarla iş tutan alçakların Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan korkmakta ne kadar haklı olduğunu belgeledi. Türkiye’nin yetiştirdiği dizginlenemez nesli ‘Yalnız kurtlar’ olarak tanımlayan ABD-İsrail menşeili ihanet odaklarının Yeni Akit ve Yeni Şafak gibi vatansever medya organlarından tedirgin olurken çıkış yolu olarak Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi tutuklu isimleri görmeleri de acziyetlerini tescilledi.
CIA'nın baş raportörü Michael Rubin’in konuşmasındaki Yeni Akit vurgusu dikkat çekti. Rubin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’dan söz ettikten sonra Yeni Akit ve Yeni Şafak gibi gazeteleri okuduğunda kendisini “asıl endişelendiren” unsurun Türkiye’de yetişen ve “Yalnız Kurtlar” olarak nitelendirdiği yeni nesil olduğunu söyledi. Rubin’in sözleri, Türkiye’nin yalnızca siyasi kadrolarından değil, bu kadroları destekleyen toplumsal ve fikrî zeminden de rahatsızlık duyduğunu ortaya koyan bir çıkış olarak değerlendirildi.
RUBIN’İN SÖZLERİNDE DİKKAT ÇEKEN YENİ AKİT AYRINTISI
Türkiye hakkındaki sert değerlendirmeleriyle bilinen Michael Rubin’in konuşmasında kullandığı ifadeler yeniden gündeme geldi.
Rubin’in açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden biri doğrudan Yeni Akit ve Yeni Şafak gazetelerini anması oldu.
Rubin şöyle konuştu:
“Yeni Şafak’ı, Yeni Akit’i, Erdoğan’ın güvendiği diğer gazeteleri okuduğumda beni asıl endişelendiren şu: Artık mesele Erdoğan’ın, İbrahim Kalın ya da Hakan Fidan’ın herhangi bir konu hakkında ne söylediği olmayacak; asıl mesele Türkiye’nin şu anda yaratmakta olduğu ‘Yalnız Kurtlar’ neslinin, o yalnız kurtların ne tür eylemlere girişeceği olacak.”
Bu sözler Rubin’in endişesinin yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’nin üst düzey devlet kadrolarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.
ERDOĞAN’DAN SONRASINI DA DÜŞÜNÜYOR
Rubin’in açıklamasındaki en önemli noktalardan biri, Türkiye meselesini kişiler üzerinden değerlendirmenin ötesine geçmesi.
Rubin açık biçimde “Artık mesele Erdoğan’ın, İbrahim Kalın ya da Hakan Fidan’ın ne söylediği olmayacak” diyerek, kendisini esas endişelendiren konunun Türkiye’de oluştuğunu düşündüğü yeni siyasi ve toplumsal nesil olduğunu söylüyor.
Başka bir ifadeyle Rubin’in sözlerinden, Erdoğan’ın temsil ettiği siyasi çizginin Erdoğan sonrasında da devam edebilme ihtimalinden kaygı duyduğu sonucu çıkıyor.
Üstelik bu değerlendirmeyi yaparken referans verdiği yayın organlarının arasında Yeni Akit’in adını özellikle zikretmesi dikkat çekiyor.
YENİ AKİT NEDEN RUBIN’İ ENDİŞELENDİRİYOR?
Rubin’in Yeni Akit’i okuduğunu söylemesi başlı başına dikkat çekici.
Çünkü Yeni Akit yıllardır Türkiye’nin bağımsız dış politika arayışını, milli savunma sanayisini, terörle mücadeleyi ve Türkiye üzerinde dışarıdan kurulmaya çalışılan siyasi baskılara karşı Ankara’nın attığı adımları güçlü biçimde kamuoyuna taşıyor.
Rubin ise tam da bu yayınları okuduktan sonra “beni asıl endişelendiren” diyerek yeni bir nesilden bahsediyor.
Dolayısıyla tartışmanın merkezinde yalnızca bir gazetenin yayın politikası değil, Türkiye’de dış müdahalelere karşı oluşan siyasi ve toplumsal bilinç bulunuyor.
Rubin’in sözleri bu açıdan değerlendirildiğinde Yeni Akit’in Washington’daki Türkiye tartışmalarında takip edilen yayın organlarından biri olduğunu da ortaya koyuyor.
ABD’DEKİ TÜRKİYE HESAPLARININ ÖTESİNDE BİR ENDİŞE
Michael Rubin uzun yıllardır Türkiye siyasetine ilişkin sert değerlendirmelerde bulunan isimlerden biri.
Ancak bu konuşmayı farklı kılan nokta, tartışmayı yalnızca Erdoğan üzerinden yürütmemesi.
Rubin’in sözlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın isimlerini zikretmesi, ardından da esas endişesini “Yalnız Kurtlar nesli” üzerinden tarif etmesi önemli.
Çünkü bu yaklaşım, Türkiye’deki siyasi dönüşümün birkaç devlet adamının tercihinden ibaret görülmediğini; daha geniş bir toplumsal tabana yayıldığının düşünüldüğünü gösteriyor.
AKİT’İN YAYINLARI WASHINGTON’DA TAKİP EDİLİYOR
Rubin’in sözlerinin Yeni Akit açısından en çarpıcı tarafı ise oldukça açık:
Akit’in Türkiye’de yazdıkları Washington’da okunuyor.
Türkiye’nin milli çıkarlarını savunan yayınlar yalnızca iç kamuoyunda tartışılmıyor; ABD’de Türkiye üzerine çalışan isimler tarafından da yakından takip ediliyor.
Rubin’in “Yeni Akit’i okuduğumda beni asıl endişelendiren...” şeklindeki çıkışı bunun açık örneklerinden biri oldu.
Yeni Akit’in yıllardır savunduğu bağımsız Türkiye perspektifinin ABD’deki Türkiye tartışmalarında rahatsızlık oluşturması ise gazetenin yayın çizgisinin sınırları aşan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
RUBIN’İN KORKUSU ERDOĞAN DEĞİL, ERDOĞAN’DAN SONRASI MI?
Rubin’in açıklamasında belki de en kritik mesaj burada yatıyor.
Erdoğan, Fidan veya Kalın’ın söylediklerinden daha önemli gördüğü bir olgudan söz ediyor ve Türkiye’nin “şu anda yaratmakta olduğu” bir nesli işaret ediyor.
Bu nedenle Rubin’in çıkışı şu soruyu beraberinde getiriyor:
Washington’daki bazı çevreleri asıl endişelendiren Erdoğan mı, yoksa Erdoğan döneminde yetişen ve Türkiye’nin bağımsızlığını savunmaya devam edecek yeni nesiller mi?
Michael Rubin’in Yeni Akit’i ismen zikrederek yaptığı açıklama, bu sorunun önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösteriyor.