Okur Postası

15 Temmuz FETÖ hainliğinin devlete ve İslam inancına vurduğu darbe

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "15 Temmuz FETÖ hainliğinin devlete ve İslam inancına vurduğu darbe" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

15 Temmuz FETÖ hainliğinin devlete ve İslam inancına vurduğu darbe
-

Ali Lale

FETÖ Hareketi; Batının derin yapılanmasının yarım asırlık bir organizasyonuydu. Hazırlanan plan ve program çerçevesinde başarıya ulaşacağına kesin gözle bakıyorlardı. Çünkü bütün kurumlarda hâkimiyetlerini ilan etmişlerdi. İstediğini mahkûm ediyorlar veya berat ettiriyorlardı. Kendilerine karşı çıkan bir din adamı ya da başka bir cemaat liderini rahatlıkla emniyette veya mahkemede gerekli gözdağı verebiliyorlardı.

İş adamı ondan sonra para vermemezlik edemiyordu. Din adamı da; onların İslam’a uymayan davranışlarını halka anlatmaktan kendisini menediyordu. O gün devlet demek FETÖ demekti. Onları şikâyet edenler, şikâyet ettiği yerden darbeyi yiyordu. Onun için hiç kimse onlar hakkında bildiklerini söyleme cesaretini gösteremiyordu. Gösterse de pek bir şeyi ifade etmiyordu. Çünkü tüm kurumlar onlar tarafından işgal edilmişti.

Onlar gibi düşünmeyen yani Amerikanvari ılıman İslam düşüncesine sahip olmayan, kurumlarda kişilere bir sürü iftiralarla ya görevden alırlar, ya cezaevine gönderirler ya da istifaya zorlarlardı. Halkımız böyle çıkmaz bir dünyada bir süre yaşadı. Zalimin zulmü varsa Allah’ın da kahır ismi vardır. 

Türkiye halkı devlet içinde paralel bir devletin yaşantısını da çekti. Hepimiz o günü gördük. Bürokraside üst kademelere atanmak için, onların referansları yeterliydi. Yeter ki onlardan referans al. Elbette ki onlar; sıradan herkese referans olmuyordu. Onların emrinden çıkmayan,  devletten önce onlara itaat edenlere referans oluyordu. FETÖ’ye itaat etmek demek onlar açısında Allah’a itaat etmek demekti. Çatıda yer alanlar faaliyetlerini din maskesi altında bu şekilde yürütüyorlardı. Halkın çoğunun onlara bakışı, dini bir cemaat şeklindeydi.

Dini gerçekten silah gibi kötüye kullanırsan çok ağır bedelleri olur. Türkiye halkı bunu da yaşadı ve yaşamaktadır. Bu yüzden millet bu FETÖ belasından dolayı ağır bedeller ödedi.

Aslına bakarsanız FETÖ, devletin tüm kurum ve kuruluşlarına sahip olmuştu. Fakat Yüce Allah’ın planından hiç kimsenin haberi ve bilgisi yoktu. FETÖ bununla kanaat etmedi. Artık efendilerinin kararı mıydı yoksa kendisinin kararıydı onu bilemiyoruz.

15 Temmuz 2016’da Türkiye’yi; efendileri adına işgal girişimine başladı. Dedim ya Allah’ın da bir planı vardı. İnsanlarımızı bir korku ve endişe aldı. Onlar vücudunu ve yüreğini ortaya koyarak, silahlara ve tanklara doğru canlarını siper ettiler. Ülkeyi o badireden daha doğrusu o işgalden kurtardılar. Bu Allah’ın yardımıyla oldu. O’nun yardımı olmamış olsaydı, insanlar silahsız olarak kendilerini tankların ve silahların önüne atamayacaklardı.

FETÖ öncesi ve FETÖ sonrası devlet birçok bedeller ödedi. Bunu bir fıkrayla pekiştirelim. Zamanın birinde çölde yol alan bir bedevinin yanına birisi yanaşarak, “Ben susuzum bana su verebilir misin?” der. Adam da devesinden inerek, suyu çıkartmaya çalışırken, hırsız da yavaşça devenin yanına süzülerek deveye biner ve kaçırır. Bedevi neye uğradığını şaşırır. “Ben buna insanlık yaptım o ise devemi kaçırdı” der. Arkasından bağırarak “Bu olayı kimseye anlatma“ der. Hırsız; onun bu söyleminden bir şey anlamaz, hayretle geri döner. “Kimselere neden söylemeyeyim” der. Bedevi “Çünkü bunu insanlar duyarsa bir daha insanlar gerçekten susuzluktan ölürse bile kimseciklere o korku nedeniyle su vermeyecektir. Onun için kimse bu olayı öğrenmesin” der.

FETÖ meselesi de böyle bir etki yaptı. Halk ona karşı dini cemaattir diye imkanlarını sundu. Devlet ona katkı sundu. Tüm bunlara rağmen efendilerine yaranmak ve emirlerini yerine getirmek amacıyla böyle bir altyapı oluşturma uğraşı içinde olduğunu hiç kimseler bilmiyordu. 15 Temmuz işgali başarılı olmuş olsaydı. Bugünkü Suriye’den hiç farkımız olmayacaktı. Suriye’den daha da kötü olacaktı. Milyonlarca insan ölecekti. Türkiye’nin bir daha kendine gelmemesi için başı; ABD ve İsrail’e bağlı kent devletleri kurulacaktı. Dedim ya Rabbimin de bir planı vardı. O plandan hiç kimsenin haberi yoktu. O da, Müslümanlara ve insanlarımıza acıdı. Onların planı değil de Allah’ın planı gerçekleşti. Bugün 15 Temmuz’a tiyatro diyenler; ya etraflı bir okuma yapamamışlar ya da FETÖ’nün başka bir versiyonudur. Bugün FETÖ bu ülkeye yaptığı kötülüğü hiç kimse yapamamıştır. Çünkü devlet kurumlarını hallaç pamuğu gibi savurmasına sebebiyet verdiği gibi kimsenin kimseye güveni ve itimadını bırakmamıştır. Şikayetler, iftiralar, karalamalar havada uçuşuyordu. Müslümanın Müslümana güveni kalmadı. Aslında batı ve FETÖ’nün istekleri çoğu da gerçekleşti. İslam’a böyle bir darbe vurdu. Devleti de kuralsız hale getirmeye çalıştı. Çünkü devlet gerçek FETÖ’cülerin peşinde koşarken diğer taraftan FETÖ’cülerde mağdur yaratma ve gerçekleri karartma yönünde aktif çalışma yapıyorlardı. Asıl FETÖ’cüler gezerken, FETÖ’cü olmayan insanların da FETÖ muamelesi görmesini sağlıyordu. Böylece bir taraftan insanlar devlette küstürülürken diğer taraftan Müslümanın, Müslümana güvenini sıfırlamıştı.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.