15 Temmuz

15 Temmuz’a, 3. yıldönümünde S-400’lü cevap

Gazetemizin güçlü kalemi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3. yıl dönümüne ilişkin bir yazı kaleme aldı.

15 Temmuz’a, 3. yıldönümünde S-400’lü cevap
-

15 Temmuz gecesi, TSK’ya sızan bir avuç hainin darbe yaptığı, yönetime el koymak istediği bilgisi gelince..

Minarelerden selalar okunmaya başlayınca..

Kimi ilçelerde camiler basıldı.. Müezzinler tehdit edildi.. Okunanın ne olduğundan habersiz bir avuç laikçi azınlık, “Bu saatte niye ezan okuyorsunuz” diyerek, rahatsız olduklarını söylerken..

Büyük çoğunluğu ile, hemen her yerde ise, halk sokağa döküldü.. Darbecilere direndi..

Kimi yerlerde, mesela İstanbul Bostancı’da, sokağa çıkan tankları alkışlayanları da gördük.. Kadıköy’de “Yaşa, varol” sesleri duyduk.

İzmir’de, darbecilere “İşte bu” desteklerine şahit olduk..

Kimi yerlerde, mesela havalimanı önünde, mesela büyükşehir belediyesi önünde, mesela Ankara’nın merkezinde, tankların önüne yatanları da gördük.. Mesela 15 Temmuz Köprüsü üzerinde, kurşunların üzerine koşarak gidenleri gördük..

15 Temmuz’a giden yolda, Akit dik duruşunu, taa 3 yıl öncesinden göstermişti..

Dershane tartışmaları başladığında, FETÖ’nün tezgahını deşifre etmiş, 17-25 Aralık’taki emniyet darbesinde, bu ülkenin ilk İmam Hatip’li Başbakan’ını devirmek isteyenlerin algı operasyonlarına set çekmişti..

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, birçok kesim tarafından abartılı bulduğu “haşhaşi” tanımlamasına destek vererek, 15 Temmuz hain darbe girişimine adım adım gidildiği gerçeğini halkın dikkatine sunmuştu..

O tarihlerde, yüzlerce soruşturma, yüzlerce tazminat ve ceza davasına muhatap olduk..

Kendilerini dini bir grup gibi gösteren, gerçekte ise CIA emrindeki bir kukla oldukları, 15 Temmuz’da hain darbe girişiminde artık tüm netliği ile karşımıza çıkan bu derin yapının elemanlarının açtıkları davalarda, yine o yapının yargıdaki 4.500 hakim-savcısının sorgulamalarına muhatap olduk..

Akit Medya Grubu olarak dik durduk..

Dershane tartışmalarında FETÖ’nün değil, siyasi iktidarın yanında olduk..

17-25 Aralık dış kaynaklı operasyonlarda, sahneye konulmak istenilen oyunu deşifre ettik..

30 Mart 2014 mahalli seçimlerinde, FETÖ’nün takıyyesini, o güne kadar din karşıtı olarak tanımladığı partilere, kirli emelleri uğruna nasıl destek verdiklerini somut örnekleri ile halkın önüne koyduk.

Akit’in bu dik duruşu, 28 Şubat sürecinde Kemalist yasakçı darbecilerin açtıkları davalardan çok daha fazlası ile devrilmeye çalışıldı..

Taa ki, maskeler inene kadar, Akit ve takıyyeci derin yapının mücadelesi sürdü..

TSK’daki yapılanmasına güvenerek, Akit’e tehditler savuran FETÖ’cü gazetecilerin, FETÖ’cü emniyet mensuplarının, FETÖ’cü hakim-savcıların maskesi, 15 Temmuz ile birlikte indi..

Kamuoyunda, “TSK’da bir tane bile talebemiz yok” diyen FETÖ’cülerin, kuvvet komutanlarının, genelkurmay başkanının, cumhurbaşkanının yaverliklerine kadar nasıl sızdıkları ortaya çıktı..

Kendilerine çok güveniyorlardı..

Onun için, 17-25 hain emniyet darbesine rağmen, o karanlık operasyonları yapanların büyük çoğunluğu yurtdışına bile çıkmamıştı..

Bekliyorlardı..

TSK’daki uzantılarının, son nokta atışına hazırlık yapıyorlardı..

Allah, onlara bu fırsatı vermedi..

En çok güvendikleri, TSK’daki adamları, 1960’da başardıklarını, 1980’de başardıklarını, hatta 28 Şubat’ta başardıkları darbeyi, 2016’da başaramadılar..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dik duruşu ile..

Akit ve benzeri bir avuç medya organının cesaretli yayınları ile..

Halk darbe girişiminde duracağı yeri çok iyi biliyordu..

Adnan Menderes’e 1960’da sahip çıkamamıştı, halk 60 yıldır onun ezikliğini yaşıyordu..

Necmeddin Erbakan’a 1997’de sahip çıkılamamıştı, halk 19 yıldır onun üzüntüsünü yaşıyordu..

Bu sefer, halk kararlı idi..

Peygamber ocağı olarak gördüğü TSK’ya sızan hainlere direnecekti..

Kendilerine emanet edilen “savaş uçakları”yla, halkın üzerine bomba yağdıran hainlere, ayaklarından çıkardıkları terlikleri fırlatarak da olsa, karşı çıkacaklardı..

Hz. İbrahim için yakılan ateşi söndürmek için, yardıma koşan karıncanın taşıdığı su misali..

Allah, bu milletin yüzüne baktı..

Savaş uçağı ile halkın üzerine bomba yağdıranlara karşı, savaş uçağına terlik fırlatanları galip kıldı..

Arabaları teneke kutu gibi ezen tanklar mağlup oldu, o tanklara karşı göğsünü siper ederek canını ortaya koyanlar galip geldi..

“Karıncayı bile ezmeyiz” algısı ile, inançlı insanları aldatmak isteyen takıyyeci haşhaşilerin, kendi ülkesinin insanlarının üzerine nasıl acımasızca bomba yağdırdığını, 251 insanımızı nasıl şehid ettiklerini gördük..

Şimdi hesap vakti..

FETÖ’ye karşı dururken, Ergenekon’a karşı duruşundan asla vazgeçmeyen Akit’in dik duruşu sayesinde, tüm darbecilerin planlarından haberdar olduk..

CIA’den emir alan kuklalara itiraz ederken, Kemalist yasakçılara karşı direnişinden de asla vazgeçmeyen Akit’in yayın hayatına ilk çıktığı günden bu yana uyarıcı haberleri sayesinde..

Başörtüye “furuat” diyerek İslam’ı sulandıranları öğrendik..

İsrail’e “otorite” diyerek, Siyonistlere yalakalık edenleri tanıdık..

Hoşgörü adı altında, Müslümanlara göstermedikleri şefkati, ateistlere gösterenlerin gerçek yüzlerini gördük..

CIA’nin menfaatleri için, TSK’ya sızanlara şahit olduk..

Şimdi onların hesap verme vakti..

“Yargının üçte biri bizden, Yargıtay’ın üçte ikisi bizden. Darbe de yapsak, yargılayacak olanlar bizden” diyenlerin planları boşa çıktı..

Kendileri ile birlikte, yargıdaki adamları de şimdi hesap veriyor..

En tepedeki orgeneralinden..

En alttaki hainlerine kadar. Darbeye karışan herkes, bu ülke insanlarına yaptıklarının bedellerini ödüyorlar..

Ödeyecekler..

ABD, 17-25 Aralık’tan bu yana 5,5 yıl geçmiş olmasına rağmen, ilk 5-6 aylık süreçteki “Dosyaları inceliyoruz” açıklamalarının bir nokta ilerisine geçmemiş ise..

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra dahi, ülkesinde sığıntı konumundaki Pensilvanya’da ikamet eden kişiyi Türkiye’ye iade etmiyorsa..

Kimlerin, kimin adamı olduğu da ispatlanmış demektir..

15 Temmuz hain darbe girişiminin üçüncü yılında, S-400’ler tam da o darbe girişiminin merkezi olan askeri havaalanına getiriliyorsa..

Sadece Türkiye’de değil.. Dünyada da bazı şeylerin değiştiğini söyleyebiliriz..

Artık ABD’den talimat gelip, anında uygulayan uydu devletler değil..

Başkaldıran, itiraz eden, hakkını arayan, hakkını söke söke alan bir Türkiye var..

Dünyayı Pentagon’dan idare etmek isteyenlerin planlarını afişe eden, ezilen ülkelerin sesi ve örnek aldığı Türkiye var..

15 Temmuz hain darbe girişimine direnirken can veren şehidlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık temennilerimle..

Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.